16 NİSAN 2017 REFERANDUMUNDA SERGİLENEN TUTUMA İSYAN
FETÖ'nün düzenlediği 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devlet yönetiminde devlet temayüllerinin dışına çıkmada ısrar etmesi üzerine, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "fiili durumu, hukuksal duruma çevirme" teklifi sonrası Türkiye'nin girdiği referandum atmosferinde BBP Genel Başkanı Mustafa Destici
, "referandumla alakalı kararımızı yetkili kurullarımızda istişare ettikten sonra açıklayacağız" açıklamasını yapmıştı. Ancak BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve Başkanlık Divanında görevli bir kaç parti yöneticisi bu durumu Ak Parti iktidarına karşı pazarlık mevzuu yaparak milletvekili olma hayallerine girdiler. Mustafa Destici, BBP Başkanlık Divanından aldığı bu yetkiyi kullanırken Cumhurbaşkanı ile görüşmeleri hep tek başına yaptı. Bu duruma itiraz edenlere de; "yalnız görüşmeyi Sayın Cumhurbaşkanı istiyor" diye açıklama yaptı. Yapılan bu pazarlıklar ve görüşmeler neticesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Birlik Partililerin çoğunun referandumda "HAYIR" oyu vereceğini bilmesine rağmen, sırf Şehit Muhsin Yazıcıoğlu'nun manevi mirasının yanında olduğunu kamuoyuna gösterebilmek için, kapalı kapılar ardında Destici'ye bir milletvekilliği sözü vererek onu yanına çekti. Cumhurbaşkanından bir milletvekilliği sözü alan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de, BBP'nin bütün Kurullarından ağırlıklı olarak "HAYIR" kararı çıkmasına rağmen, 10 Mart 2017 tarihinde yaptığı Basın Açıklamasında "Partimizin yetkili kurulları yaptığı istişareler sonucunda 16 Nisan 2017 tarihinde ki referandumda "EVET" denilmesi yönünde karar almıştır" diye yalan bir açıklama yaparak, oturacağı bir milletvekilliği koltuğu için bu kararda yanında olmayan "HAYIR"cı partililere ihanet ettiği gibi, yanında olup "EVET"çi tutum sergileyen partili arkadaşlarına da ihanet etmiştir. MİLLİ YOL PARTİSİNİN KURULUŞ AMACI
Büyük Birlik Partisi'nin yönetiminden ve Cumhur İttifakı'nı desteklemesinden ve Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici'nin; 25 Mart 2009 tarihinde bir merkez tarafından partinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun bindiği helikopterin teknik bir suikastle düşürülmesi sonucu şehit olmasının akabinde, bu olaya "ben kaza demedim, suikastte demedim" şeklinde yorum yaparak konuyu hafife alarak, "bir Allah dostu ile görüştüm, bu olayın kaza olduğunu, fazla kurcalamamamız gerektiği tavsiyesinde bulundu" diyerek olayın üstünü örtmek istemesinden memnun olmayan ve helikopterin düşürüldüğünü ve olayın bir suikast olduğunu savunan parti içerisinde bir grup Büyük Birlik Partisi'nden ayrıldı ve 191 kurucu üyeyle Milli Yol Partisi'ni kurdu