Serik Ziraat Odası

Serik Ziraat Odası Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Serik Ziraat Odası, Public Service, Serik.

30/03/2026
Odamız toplantı salonunda Genel Tarım Sayımı kapsamında idari kayıtlarda yer almayan tarım arazilerinin kullanıcaları mu...
16/10/2025

Odamız toplantı salonunda Genel Tarım Sayımı kapsamında idari kayıtlarda yer almayan tarım arazilerinin kullanıcaları muhtarlıklarla tespit edilmesi hakkında ve son günlerde çok sıkıntı yaşanılan yevmiye fiyatları ve çözümü hakkında ilçe tarım müdürü ,muhtarlarımız,üreticileriler ile toplantı gerçekleştirildi.

Elinin değdiği her şeyi güzelleştiren,Emeğini üretime geçiren çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun.Serik Zir...
14/05/2025

Elinin değdiği her şeyi güzelleştiren,
Emeğini üretime geçiren çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun.

Serik Ziraat Odası Başkanı
MUSTAFA YAVUZ

14/05/2025

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü

-“Bu yıl sektörde yaşanan doğal afetler nedeniyle 14 Mayıs Dünya Çiftçiler gününü buruk kutluyoruz. Alın teriyle üretimini sürdüren tüm üreticilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü kutluyor, şükranlarımı sunuyorum.”

ANKARA- 14.05.2025- Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu (IFAP) tarafından alınan kararla 1984 yılından bu yana her yıl tüm dünyada kutlanan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı.
Türk çiftçisinin tüm zorlu koşullara rağmen üretmeye devam ettiğine dikkat çeken Bayraktar, “Bu çabanın kıymetini bilmek, sadece üreticiye değil, ülkemizin de geleceğine sahip çıkmaktır” dedi.
Bayraktar, açıklamasına şöyle sürdürdü;

“Yelkenleri tarıma çevirmeliyiz”
“Günümüzde dünya genelinde iklim krizinin etkileri daha da belirginleşiyor; kuraklık, ani hava olayları ve tarımsal üretimdeki dalgalanmalar, hem üreticiyi hem de tüketiciyi derinden etkiliyor.
Küresel fiyat dalgalanmaları, enerji maliyetlerindeki artış ve bölgesel jeopolitik gelişmeler, gıda tedarik zincirlerini zorlaması tarımın ne kadar stratejik bir konumda olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Bu zorlu koşullara rağmen, Türk çiftçisi 2025 yılında da tarlasını terk etmeyerek gıda arzını sağlamak adına insanüstü bir çaba gösteriyor. Bu çabanın kıymetini bilmek, sadece üreticiye değil, ülkemizin de geleceğine sahip çıkmaktır.
Tarım Sektörü Gayrisafi Yurt içi Hasılanın yüzde 5,6’sını, istihdamın ise yüzde 14,8’ini sağlıyor.
Ülkemiz birçok tarımsal ürünün üretiminde ve ihracatında ön sıralarda bulunuyor. Fındık, kuru üzüm, ayva, kuru kayısı ve kuru incir ihracatında dünyada lider konumdayız.
Bunların hepsi, her türlü zorluğa rağmen üretmekten vazgeçmeyen çiftçimizin emekleri sayesindedir. Son yıllarda üreticilerimizin en çok zorlayan durumlardan biri de doğal afetler oldu.
Don, dolu, kuraklık gibi tabii afetler üretimi sekteye uğratıyor, bazı bölgelerde halen kuraklık devam ediyor ve bu durum gıda güvenliğini sağlama konusunda bizi zorlayarak üreticilerimizin tarımdan uzaklaşmasına neden oluyor. Çiftçilerimizi tarımda tutabilmek için, yelkenleri tarıma çevirmeliyiz.”

“2025 yılı tarım sektörü için afet yılı haline geldi”
“Henüz Mayıs ayında olmamıza rağmen 2025 yılı tarım sektörü için şimdiden afet yılı haline geldi.
Şubat ayında Mersin, Adana ve Hatay başta olmak üzere birçok ilde zirai don afeti yaşandı, ardından Nisan ayında 65 ilde etkili olan bir don afeti daha meydana geldi ve tarım ürünlerine ciddi zararlar verdi.
Yaşanan zirai don hadiselerinde başta fındık, kayısı, üzüm gibi ihraç ürünlerimiz olmak üzere ekili ve dikili tüm ürünlerimiz zarar gördü.
Akdeniz havzasında olması nedeniyle, iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri de Türkiye’dir. Ülkemizde, 2011 yılında 324 olan doğal afet sayısı yaklaşık 4 kat artarak 2024 yılında 1.257’ye ulaştı.
Çiftçilerimizin doğal afetlerle mücadelesi zirai donla da sınırlı kalmadı. Zirai don hadiselerinin ardından 3-4 Mayıs’ta Kahramanmaraş, Adıyaman, Şanlıurfa, Niğde ve Gaziantep illerimizde dolu afeti meydana geldi ve bu da tarımsal üretime ciddi zararlar verdi.
Ziraat Odaları olarak her doğal afette olduğu gibi bu zorlu süreçte de sahada çalışmalara katıldık ve çiftçilerimizin yanında olduk. 20’den fazla ilde yaptığım incelemeler neticesinde üreticilerimizin durumunu bizzat görmüş oldum.
Üreticilerimizin kayıpları belirlenirken mağdur edilmemesi, hızlı hareket edilmesi ve ihtiyaç duyduğu desteğe geciktirilmeden bir an önce kavuşması en büyük temennimizdir.”

“Çiftçilerimiz borçlanarak üretiyor”
“Çiftçilerimiz, bunca zorluğun yanı sıra, bir de pahalı girdilerle borçlanarak üretim yapıyor. Gübre, mazot, yem, zirai ilaç, elektrik, sulama, tohum ve işçilik maliyeti sürekli artıyor.
Yüksek maliyetle üretim yapan çiftçilerimizin borçları da günden güne katlanıyor. 2025 yılının Mart ayında çiftçilerimizin bankalara olan borçları bir önceki yıla göre yüzde 50 oranında artarak 996 milyar 177 milyon liraya yükseldi.
Çukurova’da buğday ve arpa hasadı başladı. Bu sezon küresel ısınmanın etkisiyle kış aylarında beklenen kar yağışlarının yetersiz olması, yağışların zamanında gerçekleşmemesi ve yaşanan doğal afetler buğdayda kaliteyi ve özellikle kıraç alanlarda verimi düşürdü.
Sulama imkânı olan arazilerde ise başta sulama ve enerji olmak üzere çiftçinin yüksek olan maliyetini daha da artırdı.
Buğday üreticilerimiz, üretimde yaptığı masrafların, verdiği emeğin ve döktüğü alın terinin karşılığını almak istiyor. Müdahale alım fiyatındaki artışın enflasyon oranının altında kalmaması ve ödemelerin gecikmemesi gerekiyor.
2025 yılı müdahale alım fiyatının maliyet ve refah payı gözetilerek hasat öncesi piyasa da oluşan fiyatların üzerinde açıklanmasını bekliyoruz.”

“Tarım sektöründe nüfus yaşlanıyor”
“Tarımda nüfus yaşlanıyor, kırsalda yaş ortalaması 59u buldu. Geçlerimizi kırsalda tutmanın yollarını bulmalıyız, aksi takdirde gıda güvenliğini sağlayamayız.
Gençlerimizi kırsalda tutmanın önündeki en büyük engel, üreticilerimizin gelecek kaygısıdır. Tarımda kayıtlı genç çiftçi oranı yüzde 5’in altına düştü, diğer taraftan SGK’ya kayıtlı çiftçi sayısı 2021 yılında 1 milyon iken, 2024 yılı sonunda 419 bine geriledi. 1,1 milyon çiftçi ise muafiyet belgesi alarak sistemin dışına çıktı.
Tarımın sürdürülebilirliği ve kırsalda yaşamın devamı için çiftçilerimizin sosyal güvenlik sistemine dâhil edilmesi zorunludur. Bu nedenle: Tarım BAĞ-KUR primleri düşürülmeli, genç ve kadın çiftçilerimize yönelik özel sosyal güvenlik destekleri sağlanmalıdır.”

“Hayvancılıkta var olan potansiyelimizi tam anlamıyla kullanamıyoruz”
“Ülkemiz, üzerinde bulunduğu coğrafya sayesinde hayvansal üretimde büyük bir potansiyele sahip. Üreticilerimiz, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinden kanatlı yetiştiriciliğine, arıcılıktan ipekböceği yetiştiriciliğine kadar ülkemizin hayvansal gıda arzını sağlamak için birçok alanda üretmeye devam ediyor.
Ancak yem başta olmak üzere birçok maliyet her geçen gün artarken bunun yanında düşük kalan üretici fiyatları hayvancılıkta var olan potansiyelimizin tam anlamıyla kullanılmasına engel oluyor. Hayvancılığın ayakta kalabilmesi, hayvansal gıda arzında sıkıntı yaşanmaması, ancak üretilen ürünlerin yeterli ve güvenceli bir pazara sahip olmasıyla mümkün.
Özellikle sektörde rekabet etme şansı bulunmayan küçük aile işletmelerinin yeterli geliri elde etmesi sağlanmalı, üretimi bırakarak kırsaldan göç etmesinin de önüne geçilmeli.”

“Biz üretmezsek Türkiye aç kalır”
“Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak her zaman söylediğimiz gibi: “Biz üretmezsek Türkiye aç kalır”
Bu bilinçle, üreticilerimizin yanında olmaya, onların sesi olmaya ve toprağa emek veren herkesin hak ettiği değeri görmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Tüm çiftçilerimize doğal afetlerden uzak, bereketli bir hasat dönemi diliyor; 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü yürekten kutluyorum.”

Bakan yardımcısı Prof.Dr.Ahmet Gümen ve beraberindeki heyet ile birlikte sel ve fırtınadan zarar gören tarım alanlarında...
25/11/2024

Bakan yardımcısı Prof.Dr.Ahmet Gümen ve beraberindeki heyet ile birlikte sel ve fırtınadan zarar gören tarım alanlarında incelemelerde bulundu.Zarar gören çiftçilerle görüşen sn. Gömen ne yapılması gerekiyorsa yapılacağını söyleyerek zarar gören vatandaşlarımıza geçmiş olsun dedi.

İşçi Yevmiyeleri ile ilgili toplantı Ziraat odası ev sahipliğinde, Ziraat odası ve Antbirlik Başkanı Mustafa YAVUZ, İlçe...
19/08/2024

İşçi Yevmiyeleri ile ilgili toplantı Ziraat odası ev sahipliğinde, Ziraat odası ve Antbirlik Başkanı Mustafa YAVUZ, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa ÇÖMEZOĞLU, çok sayıda Mahalle muhtarları ve üreticilerimizin katılımıyla gerçekleşmiştir. Toplantıda alınan kararlar gereği;
1- 8 Saat işçilik karşılığı 800 TL ödenmesine,
2- İşveren işçiyi kendi evinde ikamet ettiriyorsa 700 TL ödenmesine,
3- Budama işçiliği (8 Saat ) 1000 TL ödenmesine,
4- Fazla çalıştırılacak her saat için 150 TL ödenmesine,
5- Günlük çalışma saatinin 8 saat olmasına , öğleden önce 15 dakika ve öğleden sonra 15 dakika olmak üzere, toplamda 30 dakika istirahat verilmesine. Net 7,5 saat çalıştırılmasına, götürüp -getirmenin karşılıklı anlaşmaya bağlı olmasına karar verilmiştir.
Alınan bu kararların hem üreticilerimiz hem de işçi kardeşlerimize hayırlı olmasını dileriz.

BİLDİRİ30 HAZİRAN 2024 TARİHİNDE KAYSERİ İLİNDE SURİYE UYRUKLU BİR ŞAHISIN YİNE SURİYE UYRUKLU BİR KIZ ÇOCUĞUNU TACİZ ET...
02/07/2024

BİLDİRİ

30 HAZİRAN 2024 TARİHİNDE KAYSERİ İLİNDE SURİYE UYRUKLU BİR ŞAHISIN YİNE SURİYE UYRUKLU BİR KIZ ÇOCUĞUNU TACİZ ETMESİ ÜZERİNE ŞÜPHELİ ŞAHIS GÜVENLİK GÜÇLERİNCE YAKALANARAK HAKKINDA ADLİ İŞLEM BAŞLATILMIŞTIR.

01 TEMMUZ 2024 TARİHİNDE İLÇEMİZDE BU OLAYI VE BAYRAĞIMIZA YAPILAN ÇİRKİN SALDIRIYI PROTESTO ETMEK MAKSADIYLA ÇEŞİTLİ GRUPLAR BİRARAYA GELEREK TEPKİLERİNİ GÖSTERMİŞ, YİNE SUÇ İŞLEYEN ŞAHISLAR HAKKINDA GEREKLİ YASAL İŞLEMLER BAŞLATILMIŞTIR.

İLÇEMİZ GENELİNDE 02 TEMMUZ 2024 TARİHİNDE SERİK KAYMAKAMIMIZ BAŞKANLIĞINDA TÜM KAMU KURUM VE KURULUŞLARI, SİYASİ PARTİ TEMSİLCİLERİ ve SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ile YAPILAN TOPLANTI SONUCUNDA ORTAK İRADE İLE;

İLÇEMİZDE DÜN GECE SAATLERİNDE YAŞADIĞIMIZ BU OLAYIN DEVAMI NİTELİĞİNDE PROVAKATİF HALE DÖNÜŞEBİLECEK OLAYLARI ENGELLEMEK MAKSADIYLA, TÜM VATANDAŞLARIMIZI SAĞDUYU İLE HAREKET ETMEYE, KIŞKIRTICI EYLEM VE DAVRANIŞLARDAN UZAK DURMAYA, İLÇEMİZİN HUZURU İÇİN MÜCADELE EDEN GÜVENLİK GÜÇLERİMİZE DESTEK OLMAYA DAVET EDİYORUZ. İLÇEMİZİN HUZURUNU, ASAYİŞ VE KAMU DÜZENİNİ HİÇ BİR KİMSENİN BOZMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİMİZİN TÜM VATANDAŞLARIMIZ TARAFINDAN BİLİNMESİNİ İSTİYORUZ.

YUKARIDA ALINAN KARARLARIN AŞAĞIDA İSMİ YAZILI KURUM AMİRLERİ, SİYASİ PARTİ TEMSİLCİLERİ, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI TARAFINDAN ORTAK İRADEYLE ALINDĞINI KAMUOYUNA SAYGIYLA BİLDİRİRİZ..

Serik Kaymakamı Dr. Cemal ŞAHİN
Serik Belediye Başkanı Opr. Dr. Kadir KUMBUL
Serik Cumhuriyet Başsavcısı Burak ERDOĞAN
Serik İlçe Emniyet Müdürü Cengiz USTA
Serik İlçe Jandarma Komutanı Ayhan AKTÜRK
AK Parti İlçe Başkan Yrd. Ümit ÜNAL ve Ali AY
CHP İlçe Başkanı F. Şeref ÇİMEN
MHP İlçe Başkanı Osman ÜSTÜNMERT
İYİ Parti İlçe Başkanı Erhan UZUN
Serik Ziraat Odası Başkanı Mustafa YAVUZ
Serik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Umut GÜZEL
Serik Semt Pazarcılar ve Tuhafiyeciler Başkanı Mevlüt AKILLI
SS. Serik ve Çevresi Esnaf ve Kefalet Koop. Başkanı Ali GÜLAYDIN
Serik Ulaştırma Hizmetleri Başkanı Sedat KARAGÖ

Serik Ziraat Odası Olarak Dünyamızın En Güçlü Varlıkları Olan Çiftçi Üretici Kadınlarımız Başta Olmak Üzere Tüm Kadınlar...
08/03/2022

Serik Ziraat Odası Olarak Dünyamızın En Güçlü Varlıkları Olan Çiftçi Üretici Kadınlarımız Başta Olmak Üzere Tüm Kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü Kutlarız.

Mustafa YAVUZ
Ziraat Odası Başkanı

30 Ağustos, Bir Ulusun Bağımsızlığı İçin, Ölüme Meydan Okuyarak Adını Tarihe Altın Harflerle Yazmasının Yıldönümüdür!Ulu...
30/08/2021

30 Ağustos,
Bir Ulusun Bağımsızlığı İçin,
Ölüme Meydan Okuyarak Adını Tarihe Altın Harflerle Yazmasının Yıldönümüdür!
Ulusumuza Kutlu Olsun!

Ziraat Odası Başkanı
Mustafa YAVUZ

02/08/2021

Türkiye’de Yaşanan Yangın Felaketleri Ciğerlerimizi Yaktı
Temmuz Ayı Üretici Market Fiyatları
Temmuz Ayı Kuraklık Değerlendirmesi
Girdilerdeki Fiyat Artışları

TZOB Genel Başkanı Bayraktar:

-“Orman yangınlarında ciğerlerimiz yandı. Telafisi zor olsa da el birliğiyle güçlü bir Türkiye olarak yaralarımızı saracağız. Allah ülkemizi her türlü felaketten korusun”
-“Desteklerle yaraların en kısa sürede sarılacağına inanıyoruz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak da bizde bu konuda gerekli yardımları yapacağız”
-“Türkiye'nin dört bir yanındaki Ziraat Odalarımız, yangından etkilenen bölgelerimizdeki Ziraat Odalarımız vasıtasıyla, afetten zarar gören çiftçilerimizin acil ihtiyaçlarını gidermek üzere seferber oldular”
-“Çiftçilerimizin temel ihtiyaçları ile birlikte özellikle hayvancılık yapan çiftçilerimizin hayvanları için gerekli olan yem saman ve ot gibi ihtiyaçlarını da karşılıyorlar. Her zaman olduğu gibi bu dayanışma ruhunu gösteren Oda Başkanlarımızı ve çiftçilerimizi tebrik ediyorum”
-“Temmuz ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı 4 kata yaklaştı”
-“Temmuz ayında markette 26, üreticide 17 üründe fiyat artışı; markette 9, üreticide 9 üründe fiyat düşüşü; markette ve üreticide 7 üründe fiyat değişmedi.
-“Hasat edilen ürün miktarındaki artışlar fiyatların düşmesine neden oldu”
-“Birliğimizin kuraklıkla ilgili bütün tahminleri doğru çıkıyor”
-“Kuraklığa karşı ciddi önlemler alınmazsa etkileri yıllarca sürer”
-“Üreticilerimiz kazanırsa, ülkemiz kazanır, toplum kazanır”
-“Basınçlı sulamanın yaygınlaşması için bütün imkânlar seferber edilmeli”
-“Kredi borçlarının yapılandırılması sahadaki gerçeklerle örtüşmeli”
-“Girdilerdeki fiyat artışları rekor seviyeleri gördü”
-“Elektrik kesintisi üretimi kesintiye uğratır”

Ankara- 02.08.2021-Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, temmuz ayı üretici market fiyatları, kuraklık ve girdi fiyatları konusunda yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yaptı.
Bayraktar açıklamasına Türkiye’de son günlerde yaşanan yangınlar için geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı:
“Türkiye birbiri ardına çıkan orman yangınlarıyla sarsıldı. Ülkemizin çeşitli yerlerinde 28 Temmuz tarihinde başlayan yangınlarda ciğerlerimiz yandı. Bugüne kadar çıkan yangınların bir kısmı kontrol altına alınırken, bir kısmı ise maalesef halen devam ediyor.
Yangının çıktığı ilk andan itibaren hem devlet yetkililerimiz hem görevli personellerimiz hem de yangın bölgesinde yaşayan vatandaşlar var gücüyle yangınlara müdahale ediyor.
Yangınlarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve baş sağlığı diliyorum. Yangından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Orman yangınlarında ciğerlerimiz yandı. Telafisi zor olsa da el birliğiyle güçlü bir Türkiye olarak yaralarımızı saracağız. Allah ülkemizi her türlü felaketten korusun.
Yangından etkilenen bölgeler hükümetimizce afet bölgesi ilan edildi. Afet bölgesi ilan edilen bölgelere yapılacak olan destekler zarar gören vatandaşlarımızın hayata tutunması için önemli adımlardır. Desteklerle yaraların en kısa sürede sarılacağına inanıyoruz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak da bizde bu konuda gerekli yardımları yapacağız.
Türkiye'nin dört bir yanındaki Ziraat Odalarımız, yangından etkilenen bölgelerimizdeki Ziraat Odalarımız vasıtasıyla, afetten zarar gören çiftçilerimizin acil ihtiyaçlarını gidermek üzere seferber oldular.
Çiftçilerimizin temel ihtiyaçları ile birlikte özellikle hayvancılık yapan çiftçilerimizin hayvanları için gerekli olan yem saman ve ot gibi ihtiyaçlarını da karşılıyorlar. Her zaman olduğu gibi bu dayanışma ruhunu gösteren Oda Başkanlarımızı ve çiftçilerimizi tebrik ediyorum.”

Bayraktar, temmuz ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının 4 kata yaklaştığını belirterek şöyle devam etti:
“Patlıcan 3,6 kat, salatalık 3,2 kat, kabak 3,1 kat, nohut ve maydanoz 3 kat fazlaya tüketiciye satılmaktadır.”
Üreticide 1 lira 22 kuruş olan patlıcan markette 4 lira 38 kuruşa, 1 lira 40 kuruş olan salatalık 4 lira 43 kuruşa, 1 lira 41 kuruş olan kabak 4 lira 31 kuruşa, 4 lira 35 kuruş olan nohut 13 lira 7 kuruşa ve 60 kuruş olan maydanoz 1 lira 80 kuruşa satılmaktadır.
Üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 259,02 ile patlıcanda görülmektedir. Patlıcanı, yüzde 216,43 ile salatalık, yüzde 205,67 ile kabak, yüzde 200,46 ile nohut ve yüzde 200 maydanoz ile takip etmektedir.
Temmuz ayında markette 26, üreticide 17 üründe fiyat artışı; markette 9, üreticide 9 üründe fiyat düşüşü; markette ve üreticide 7 üründe fiyat değişmedi.
Fiyatı en fazla artan ürün markette karpuz, üreticide kuru soğan; fiyatı en fazla düşen ürün markette çilek ve üreticide patates oldu.”

“Markette en fazla fiyat artışı karpuzda, en fazla fiyat düşüşü ise çilekte görüldü”
Temmuz ayında markette en fazla fiyat artışının yüzde 57,33 ile karpuzda görüldüğünü bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Karpuzdaki fiyat artışını yüzde 46,63 ile kuru soğan, yüzde 26,57 ile salatalık, yüzde 20,76 ile taze fasulye, yüzde 20,34 ile şeftali, yüzde 16,41 ile domates, yüzde 15,87 ile nohut, yüzde 15,73 ile kırmızı mercimek, yüzde 14,68 ile patates takip etti.
Temmuz ayında markette kuru kayısı, kuru incir, kuru üzüm, fındık içi, Antep fıstığı, yumurta ve toz şeker fiyatında bir değişim meydana gelmedi.
Markette en fazla fiyat düşüşü yüzde 16,61 ile çilekte yaşandı. Çilekteki fiyat düşüşünü yüzde 16,37 ile kiraz, yüzde 8,33 ile marul, yüzde 3,52 ile patlıcan, yüzde 2,60 ile yeşil soğan, yüzde 2,45 ile pirinç, yüzde 2,05 ile zeytinyağı izledi.”

“Üreticide en fazla fiyat düşüşü patateste, en fazla fiyat artışı ise kuru soğanda oldu”
Temmuz ayında üreticide fiyatı en fazla düşen ürünün yüzde 32,90 oranında patateste olduğunu söyleyen Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Patatesteki fiyat düşüşünü yüzde 11,76 ile maydanoz, yüzde 7,14 ile şeftali, yüzde 6,67 ile kuru kayısı, yüzde 3,57 ile havuç ve yumurta, yüzde 1,61 ile patlıcan izledi.
Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 290,24 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 150 ile karpuz, yüzde 40,69 ile nohut, yüzde 35,78 ile limon, yüzde 35,90 ile yeşil mercimek, yüzde 35,06 ile sivri biber, yüzde 31,71 ile ıspanak, yüzde 27,55 taze soğan, yüzde 22,81 ile salatalık, yüzde 18,75 ile çilek, yüzde 13,81 ile Antep fıstığı ve 9,81 ile domates takip etti.
Temmuz ayında üreticide, elma, pirinç, kuru fasulye, kuru üzüm, kuru incir fındık içi ve zeytinyağında fiyatında bir değişim meydana gelmedi.

“Hasat edilen ürün miktarındaki artışlar fiyatların düşmesine neden oldu”
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar fiyat değişimlerinin gerekçelerini ise şöyle açıkladı:
“Patates, maydanoz, şeftalide fiyat düşüşünün nedeni hasadın yoğunlaşmasından kaynaklanıyor.
Temmuz ayında fiyatı en fazla artan ürün kuru soğandır. Kuru soğanda fiyat yeni sezona ait olup, fiyat artışı sezon sonu olmasından kuraklıktan dolayı yeterli ürün olmaması ve talepteki artıştan kaynaklanmaktadır.
Karpuzda ise Adana ve bazı bölgelerde hasadın bitmesi nedeniyle arzdaki yavaşlama ve yaz aylarındaki talep artışı etkili olmuştur.
Limonda ihracattaki artış ve depolardaki ürünün azalması fiyat artışına yol açtı.
Sivri biber, taze soğan, salatalık, çilek ve domateste fiyat artışı ihracat ve yurtiçi talep artışından meydana geldi.
Kırmızı mercimek ve yeşil mercimekte kuraklıktan dolayı ürün arzının düşmesi fiyat artışında rol oynadı.”

“Birliğimizin kuraklıkla ilgili bütün tahminleri doğru çıkıyor”
Bayraktar, yıllardır ülkemizi etkisi altına alan kuraklığın 2021 yılında gündemin birinci maddesi olduğunu belirterek, bu afetin daha uzun bir süre de önemini artırarak yerini koruyacağının altını çizdi ve şöyle devam etti:
“Sadece birkaç bölgeyi değil neredeyse bütün ülkeyi etkisi altına alan kuraklıkla beraber birçok ilimizde görülen don, dolu, fırtına, sel, heyelan, tropikal rüzgâr gibi sıra dışı meteorolojik olayların tarımsal üretimde meydana getirdiği ürün kayıpları tahminlerin oldukça üstünde seyretmektedir. Tarımsal ürün kaybının gıda sektörünün tedarik zincirinde oluşturduğu aksaklıklar ise hızlı fiyat artışlarına neden olmakta, böylece fırsatçılara da gün doğmaktadır.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak 10 Aralık 2020 tarihinde yaptığımız basın açıklamasında; 2021 yılının 2020 yılından daha riskli olduğunu ifade etmiş ve bu riski kuraklığın oluşturduğunu net olarak kamuoyuna duyurmuştuk. Ayrıca aynı açıklamada, Aralık 2020 ortalarına kadar yağış alamazsak, riskin daha çok artacağını da vurgulamıştık.
Kuraklık felaketiyle ilgili olarak 2021 yılının nisan, mayıs ve haziran aylarında yaptığımız kapsamlı açıklamalarda ve kamuoyuyla paylaştığımız “TZOB 2020-2021 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporu”nda da ayrıntılı şekilde öngörü ve taleplerimizi açıkladık.
Ülkemizdeki kuraklığın tarımsal üretimi ne denli olumsuz etkilediğini en yakından müşahede eden toplum kesimi üreticilerimizdir. Gıda arzımızın yegâne güvencesi olan üreticilerin sesine mutlaka kulak verilmesi gerekir.
Yayınladığımız raporlardaki öngörülerimizin maalesef tamamı doğru çıktı. Bu nedenle, kuraklığın yakıcı etkilerini en aza indirmek amacıyla hazırladığımız ve kamuoyuyla, ilgili kurum ve kuruluşlarla sürekli paylaştığımız taleplerimizin bir an önce gerçekleştirilmesini beklemekteyiz.”

“Kuraklığa karşı ciddi önlemler alınmazsa etkileri yıllarca sürer”
Dünyada ve ülkemizde kuraklık riskine karşı bilimsel, ciddi ve kalıcı önlemleri şimdiden almazsak ve yeterli üretimi sağlayamazsak kısa zamanda gıda güvencesinden de bahsedemez bir duruma geleceğimizin vurgusunu yapan TZOB Genel Başkanı Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Üretici ülkelerden ucuz buğday, et, süt ve diğer ürünleri temin etme imkânımız bir süre sonra ya kalmayacak ya da yüksek maliyetlere almak zorunda kalacağız. Bu ülkelerden alım yaptığımızda sadece ürün ithalatı yapmış olmayacağız, ‘gıda enflasyonu’ da ithal etmiş olacağız.
Gerçekleşme ihtimali çok fazla olan bu durum ülkemizdeki birçok insanımızın gıdaya ulaşamaması demektir. Kaldı ki, paramız olsa da bazı ürünlerin ithalatı maalesef mümkün olmayacaktır.
Gündemin ilk sırasına oturan kuraklık bize asla unutmamamız gereken bir gerçeği öğretti; ‘Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz’.
Devam eden pandemi riski sürecine bir de kuraklık riskini eklediğimizde; gelecek yıllarda gıda riskinin çok daha büyük boyutlarda olacağını söyleyebiliriz. Gerekli tedbirleri zamanında almayan ülkeleri önümüzde yıllarda zor günler bekliyor.
Ülkemizde daha önceki yıllarda duyduğumuz “kıtlık” ve “erzak karnesi” gibi kelimeleri kesinlikle unutmamalıyız ve kuraklık yüzünden bunlarla karşılaşmamak için en köklü tedbirleri almakta da asla gecikmemeliyiz.
Pandemi sürecini yaşamaya başladığımız 2020 yılından bu yana, gıda güvenliği endişesi, iklim değişikliği gibi nedenlerle ithalatçı ülkelerin fazla alım yapmaları, ihracatçı ülkelerin ise ihracatlarını kısıtlamaları, durdurmaları veya stoklarını artırmak istemeleri gibi nedenlerle talep yönünde sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu durum dünya fiyatlarında yukarı yönlü bir hareketlenmeye sebep olmuş, olmaya da devam etmektedir.
Diğer yandan buğday, kırmızı mercimek, ayçiçeği, soya, mısır gibi ithal etmek zorunda kaldığımız birçok ürün dikkate alındığında uluslararası piyasalarda yaşanan fiyat hareketlerinin ülkemiz piyasalarını doğrudan etkilediğini söyleyebiliriz. Buna kurdaki olası hareketlenme de eklenince ithal ettiğimiz ürünlerin maliyetleri tüketici fiyatlarını artıracaktır ve yüksek gıda enflasyonu riski devam edecektir.
Şurası da bir gerçektir ki, artan fiyatlardan çoğu zaman yararlanamayan üreticiler aşırı fiyat dalgalanmalarından da olumsuz etkilenecektir. Kuraklığın giderek büyük kayıplara neden olduğu tarımsal üretimde ülkemizin kendi potansiyeline odaklanarak kuraklık riskini avantaja dönüştürme imkânı vardır.”

“Üreticilerimiz kazanırsa, ülkemiz kazanır, toplum kazanır”
“Tarafsız ve uzman bir kuruluş tarafından ülkesel ölçekte yapılacak olan bir çalışmayla tarım ürünleri ithalatına harcanan parayla tarımsal üretimimizi daha fazla desteklemenin sağlayacağı üretim artışının kazancı karşılaştırıldığında, elde edilecek sonuçlar tarım ürünleri tedarikinde izlenmesi gereken yolu gösterecektir” bilgisini paylaşan Bayraktar, önemli olanın yabancı ülkelerin üreticileri ile ithalatçı tüccarların gözetilmesi değil ülkemizin fedakâr üreticilerinin gerçekten desteklenmesidir” diyerek sözlerini şöyle devam ettirdi:
“Üreticilerimiz kazanırsa, ülkemiz kazanır ve toplumumuz makul fiyatlarla satılan gıda ürünlerine her zaman kolayca erişebilir. Kuraklıktan fazlasıyla olumsuz etkilenen tarımsal üretimin daha çok desteklenmesinden sağlanacak ülkesel kazanç, ithalata dayalı tedarikten sağlanacak olan ve belli bir kesime yönelik kazançtan daha hakkaniyetli olacaktır. Kuraklık riskinin neredeyse kesintisiz bir doğal afete dönüştüğüne dair bütün işaretleri aldığımız bir dönemde tarımsal üretimi artırmak için acil olarak tedbirler almalıyız.”

“Basınçlı sulamanın yaygınlaşması için bütün imkânlar seferber edilmeli”
Kuraklık sebebiyle yaşanan su sorunlarına dikkat çeken Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sulanmayan alanların sulamaya açılması başta olmak üzere yapısal sorunlara odaklanmalı, eskiyen sulama kanalları yenilenmeli, basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı, kuraklığa dayanıklı tür ve çeşitler desteklenerek bölgelere göre ürün desenleri oluşturulmalıdır.
Ayrıca üreticilerimizin bu dönemde zaten yüksek olan elektrik ve su maliyetleri daha da artacağı için ivedi olarak elektrik ve sulama ücretlerinde indirime gidilmeli, üreticilerimize de verilen destekler artırılmalıdır.
Bu tedbirler sayesinde ülkemizi başkalarına muhtaç etmeyen üreticilerimizin, toprağı terk etmelerinin önüne geçmeliyiz.
Kuraklığa bağlı yaşanan su kıtlığı sonucunda ihtiyaçlarımızı karşılamayan üretimle karşı karşıya kalırız. Bu yüzden suyu tarımda en tasarruflu şekilde kullanmanın yollarından biri olan modern sulama sistemlerine üreticilerimiz daha fazla teşvik edilmelidir.
Sulama sistemi kamu kesimi tarafından kurulup üreticinin kullanımına verilerek kredi borçlanması yapılabilir ve belli bir süreden sonra makul taksitlerle tesisin geri ödemesi başlatılabilir.
Devletimiz kuraklığın olumsuzluklarını azaltacak olan böyle yatırımları üreticinin yapmasını beklemeden yapabilecek güçtedir. Aksi halde, çiftçilerimiz sulama sistemi pazarlayan şirketlerin ve buna kredi sağlayan kurumların pek çok şartını kabul etmek durumunda kalmakta ve kısa vadeli aşırı borçlanmaya katlanamayacaklarını görünce de bu sulama sistemlerini kurmaktan vazgeçmektedir.
Tarımsal üretim için kullanılan kredi borçlarını, kuraklıktan dolayı mahsul alamadıkları için ödeyemeyen üreticilerin de mağduriyetleri giderilmelidir.”

“Kredi borçlarının yapılandırılması sahadaki gerçeklerle örtüşmeli”
Doğal afetler nedeniyle kredi borçlarının ertelenmesi ve yapılandırılmaları 03 Ocak 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2015 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Karar) hükümlerine göre yürütüldüğünü hatırlatan Bayraktar, konuya ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kuraklıktan dolayı zaten önemli verim kayıpları nedeniyle büyük zararlarla sezonu sonlandırmış olan üreticilerimize bu mevzuat ile sağlanan borç yapılandırmasına yönelik sağlanan ‘kolaylıklar’ maalesef yeterince yardımcı olmamaktadır. Dolayısıyla, bu kararın yeniden düzenlenmesi ve kuraklıktan etkilenen üreticilerimize yardımcı olacak finansal kolaylıklar yapılarak bir süre de olsa sıkıntılarının giderilmesi sağlanmalıdır.”

“Girdilerdeki fiyat artışları rekor seviyeleri gördü”
Geçtiğimiz hasat döneminde üreticilerimizi en çok zorlayan konuların başında gelen girdi fiyatlarına ilişkin, “Büyük ölçüde dışa bağımlı olduğumuz mazot, gübre, tohum, yem hammaddesi ve bitki koruma ürünleri fiyatları dünya fiyatları ve döviz kurlarının artmasıyla rekor seviyelere yükseldi” bilgisini paylaşan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Girdi kullanımında düşüşe sebep olacak bu durum tarımsal üretimde azalmayı beraberinde getirecek, ülkemiz gıda güvencesini olumsuz etkileyecektir. Son bir yılda, üretici maliyetlerinde önemli ağırlığı olan üre gübresi yüzde 123, DAP gübresi yüzde 158, bazı tarımsal ilaçlar yüzde 75, besi yemi yüzde 60, süt yemi yüzde 63, elektrik fiyatları ise yüzde 56 artmıştır.
Üreticileri üretime küstürmemek için tarımsal girdi fiyatlarını düşürecek tedbirler alınması, devletimizin yapması gereken en önemli konuların başında gelmektedir.
Gübrede verilen destekleri artırarak mazotta olduğu gibi gübre fiyatının yüzde 50’si destek olarak verilmeli, destek verilmeyen karma yem ve bitki koruma ürünlerine destek getirilmeli, tarımsal sulamada kullanılan elektrikte vergi ve fonlar kaldırılmalı fiyatta düşüş sağlanmalıdır.”

“Elektrik kesintisi üretimi kesintiye uğratır”
Son günlerde Güneydoğu Anadolu Bölgesinde gündeme gelen elektrik kesintisi uygulaması konusuna da değinen Bayraktar, şu açıklamayı yaptı:
“Elektrik kesintileri bölgedeki üreticilerimizi zor durumda bırakmıştır. Karşılaşılan bu yanlış uygulamayla ilgili olarak Şanlıurfa Ziraat Odaları Başkanları ortak bir basın açıklamasıyla mağduriyetlerini kamuoyuna duyurdular. Kesintilerin devam etmesi durumunda hem Şanlıurfa ekonomisi hem de kuraklıktan daha sırtını doğrultamayan çiftçi büyük bir darbe alacaktır diyen Oda Başkanları, ‘DEPSAŞ elektrik şirketinin yaşanan kuraklıktan dolayı enerji sarfiyatının artacağını bilmesi gerekirdi ve planlamasını ona göre yapmalıydı’ diyerek şikâyetlerini dile getirmişlerdir.
Konuyla ilgili olarak Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanlarımız tarafından Birliğimize gönderilen açıklamada da; çiftçilerimizin sağlıklı elektrik alacakları şekilde ekim planlamalarını yaptıklarını belirtilerek, elektrik kurumunun bu kesintilere derhal son vermesi ve çiftçilerimize sağlıklı elektrik vermesi gerektiği vurgulanmıştır. Aksi halde üreticilerimizin zarar edeceği ifade edilmiştir.”

Tarihi şanlı destanlarla dolu Türk Milleti; demokrasiye olan inancını ve Türk Bayrağına olan sevgisini 15 Temmuz gecesi ...
14/07/2021

Tarihi şanlı destanlarla dolu Türk Milleti; demokrasiye olan inancını ve Türk Bayrağına olan sevgisini 15 Temmuz gecesi tüm dünyaya bir daha göstermiştir.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günümüzde; aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Mustafa YAVUZ
Ziraat Odası Başkanı






Hayatın Yükünü Omuzlayıp,Hayatımıza ve Kalbimize Merhem Olan Tüm Babalarımızın Babalar Günü Kutlu Olsun.. Ziraat Odası B...
20/06/2021

Hayatın Yükünü Omuzlayıp,
Hayatımıza ve Kalbimize Merhem Olan Tüm Babalarımızın Babalar Günü Kutlu Olsun..

Ziraat Odası Başkanı
Mustafa YAVUZ

Address

Serik
07500

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00
Sunday 09:00 - 17:00

Telephone

+902427221537

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Serik Ziraat Odası posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category