30/03/2025
Bayramımızz mübarek olsun 🕌
Paşaköy, Çanakkale ilinin Ayvacık ilçesine bağlı bir köydür. Oğuz boylarının bir kısmı 9. Yerleşik düzene geçerek hayvancılığa ve çiftçiliğe başladılar. Sultan 2.
Çanakkale/Ayvacık/Paşaköy
Pasakoy
17862
Be the first to know and let us send you an email when Paşaköy Köyü posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.
Ege ve Marmara yöresinin asırlar boyu hareketliliğine karşılık Ayvacık ve yöresi az sayıda akına ve göç hareketlerine sahne olmuştur. Oğuz boylarının bir kısmı 9. asır sonlarında Selçuk Bey'in rehberliğinde Orta Asya'dan çıkarak Maveraünnehir'e yrleşip Horasan şehrini kurdular Araplarla komşu olup önceki dinleriŞamanizm'i bırakarak Müslümanlığı kabul ettiler. Oğuzlar, Selçuk Bey'in oğulları Tuğrul ve Çakır Beyler Horasan'dan Anadolu ya kadar olan yerleri idaresi altına aldı. Büyük Selçuk Sultanı Alparslan'ın 26 Ağustos 1071'de Bizans İmparatoru Diyojen'e karşı kazandığı Malazgirt muharebesinden sonra Anadolu'nun her köşesi Oğuz Türkleri tarafından istilaya başlandı. Batı Anadolu'ya gelen Oğuzların Kayı boyunun bir kolundan olan Çaka Bey kızını Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan'a vererek onun kayınpederi oldu.Çaka Bey yaptığı savaşlarla önce İzmir'i ele geçirdi. Bir donanama kurmak için harekete geçen büyük denizci yaptığı hazırlılardan sonra bütün Ege kıyılarını Midilli, Sakız ve Sisam adalarını;fethetti. Bugünkü Ayvacık yöresinde çok az sayıda Türk nüfus olduğunu gören Çaka Bey Oğuzların Kayı boyunun bir kolu olan halkı gemilerle eski adı Kayılar olan zamanla söylemi değişen bugünkü Kayalar Köyü'nün olduğu sahilden gemilerle bu Horasanlı aşiretlerini keçileri koyunları ve ve büyük baş hayvanları ile birlikte karaya çıkardı. Aşiretler burada 3 kola ayrılarak (Dağ Kolu, Yalı Kolu ve Kıran Kolu olarak) yöreye yayıldılar. Yalı Koluna gidenler bugünkü sazlı civarında Küplüoba'yı; Kıran koluna gienler Kuruoba, Bergaz, Eskiköy, Menteşe ve Ahmetobası'nı kurdular. Yerleşik düzene geçerek hayvancılığa ve çiftçiliğe başladılar. Osmanoğulları Orta Asya'dan geldikleri Söğüt'te güçlenerek Bizans'ın elindeki kaleleri ve şahirleri birer birer zapt ederek imparatorluğun temelini attılar. 1354 yılında Orhan Gazi Gelibolu'yu fethetti. 1378 yılında Murat Hüdayendigar Balkanları aldıktan sonra yöredeki Osmanlı hakimiyeti iyice güçlendi. Takriben 1600'lü yılların başlarında Kıran kolunda bulunan Koruoba Köyü'nden gelen İbrahim Efendi bugünkü Paşaköy'ün olduğu yere gelerek yerleşti ve tekke kurdu. Şeyh İbrahim Efendi'nin dini ve manevi şahsiyeti sebebiyle burada bir cazibe merkezi oluştu. Menteşe Köyü'nden katılmalar Eskiköy ve Ahmet Obası tamamen boşaltılarak yeni bir yerleşim meydana getirdiler. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa o zamanda Venediklilere ait olan Bozcaada'yı fethetmek üzere karargahını adanın karşısına bugünkü Geyikli İskelesi'ne kurmuştu. 5000 sipahi yeniçeri ve cebeciden meydana gelen ordu Kaptan'ı Derya Kurtpaşa Komutasında gemilerle adaya hücum etmiş. 17 Temmuz 1957 yılında başlayan muhaberede ilk hücumda başarı sağlanamaması üzerine Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa Kaptan'ı Derya Kurtpaşa'yı çağırarak onu teşvik bahanesiyle kürkten yapılmış bir hilat giydirerek 1000 altın ihsan etmiş kendiside civarda metini duyduğu Şeyh İbrahim Efendi'nin yanına gelerek savaşta zafer kazanmak için dualarını almıştır. Bir süe bu yörede konaklamış ve Bozcaada'yı 30 Ağustos 1661 yılında fethetmiştir. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa'nın ziyareti sebebiyle bu yerleşim yeri Paşaköy aını almıştır. Şeyh İbrahim Efendi'nin tekkesi yüzyıllar boyunca civardaki yapılarla bir sağlık merkezi olarak ruh ve sinir hastalıklarına şifa dağıtmış yıllarca çevreden buraya gelerek iyileşerek dönmüşlerdir. Bu büyük din adamı her dönemde büyük rağbet görmüş ve sayılmış. Sultan 2. Abdilhamit tarafından Ayvalık civarındaki binlerce dönüm zeytinin geliri tekkeye verilerek zeytinlerin iradı hastaların bakımına ve tedavisine kullanılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra çıkarılan "Tekkeler ve Zaviyeler Kanunun" ile bu şifahane kaptılarak zeytinlikler vakıflara intikal etmiştir. Paşaköy'de Selçuklu Mimarisi tarzında granitten altıgen formunda Şeyh İbrahim Efendi'nin türbesinde sinir hastalarını zapt etmek amacıyla kulanılan zincirler, kalabentler, kılıçve mızrak bulunuyormuş. Fakat bugün bu değerli eşyaların nerede olduğu bilinmemektedir.