Turgay AYDIN - Köy Muhtarı
Esenyurt Köyü Tarihi
“Esenyurt köyü 60’ların sonunda Karakiraz köyünün Endelek mahellesi ve birlikte birkaç mahalle birleşmesiyle oluşan bir köydür. Köyün 3000 dönüm kültür arazisi mevcut olup; bunun büyük bir kısmı fındık bahçeleriyle ve az bir miktarı da mısır tarlalarıyla kaplıdır. işyerleri bulunmaktadır. Esenyurt yıllar öncesinde bir orman kenarı köyü durumunda g
örülmekte isede çevresindeki korular ve ormanlar yıllar geçtikçe daralarak yerlerini fındık bahçelerine bırakmıştır. Bu nedenle orman köyü vasfını tamamen kaybetmiş bulunmaktadır. Esenyurt köyünde içme suyu çeşme ve kaynaklardan sağlanır. Köy topraklarında çinko-kurşun karışımı maden cevherlerine rastlanmaktadır.” ¹
Esenyurt köyü Endelek mevkii, Değirmen mevkii, Köseoğlu mevkii, Irmak mevkii ve merkez mevkii olmak üzere 5 alandan oluşmaktadır. En son muhtar beyanına göre 90 hane 340 nüfus bulunmaktadır. Karakiraz köyünden tam olarak ayrılma tarihi resmi verilere göre 21.11.1969 tarihidir. Köyün mevcut muhtarı Hüseyin Çekiç’tir. Esenyurt köyü Ordu il merkezine 16 km uzaklıktadır. Ordu’nun fındık yöresi olması sebebiyle yaz aylarında artan köy nüfusu kış aylarında ise şehir merkezine ve diğer illere göç sebebiyle boş kalmaktadır. Esenyurt köyünde geçmiş yıllarda aktif olarak çalışan bir tavuk çiftliği ve halen işletilmekte olan kivi bahçeleri bulunmaktadır. Bayramlı köyü ile Esenyurt köyünü ayıran derenin üzerinde geçmiş zamanlarda bir adette su değirmeni vardır, fakat eskimesi ve artık rağbetin olmaması sebebiyle geçmiş yıllarda yıkılmıştır. Köyün merkezinde bulunan caminin yapılış yılı ise 1972’dir.
¹ Sıtkı Çebi – Kabadüz
EFSANELER
Kerameddin (Endelek) Camii Efsanesi
Kerameddin cami bugün Esenyurt ile Sağırlı köyü topraklan arasında bir yerde bulunmaktadır. Karakiraz deresinin kenarındadır. Eskiden bu caminin olduğu yerde ahşap bir cami varmış. Günümüzde ki bu caminin yapılışı da bir efsaneye dayanmaktadır. Evveli bu köyde şimdiki caminin bulunduğu yerde ahşap küçük bir camii varmış. Bu caminin yanındaki Karakiraz deresi de bazen fazla kabarırmış. Aradan zamanlar geçmiş. Yağmurlu bir havada camiye Rumlar saklanmışlar. Yağmur şiddetini giderek arttırırmış. İşte bu sırada Karakiraz deresi kabarmış ve içindeki Alacun Rumlarıyla birlikte bu camiyi alıp gitmiş. Artık derenin kabarması içindeki Rumlardan mıdır bilinmez. Ama sel suları hepsini alıp Melet ırmağına karıştırmış. Bu olaydan sonra köylü camisiz kalmış. Ne yapalım derken yeni bir camii yapmaya karar vermişler. (Caminin yapılacağı yerde eski mezarlık varmış. Her bir taşın büyüklüğü kapı şeklinde. Uzunluğu var belki 3m. Taşların arasında var belki 4m. mesafe. Kalınlığı var 15-20 cm). İşte açıklandığı gibi eski mezarlığın bulunduğu yere yapalım camiyi demişler. Bu şekilde köylü caminin yerine belirledikten sonra caminin malzemesini hazırlamaya başlamış. Oraya ağaç, taş biriktirmişler, sabahleyin eski mescidin bulunduğu yere inmiş. (Önceden köylüler aralarında sel felaketinden ders alınması gerektiği için mescidin eski yerine yapılmaması yönünde karar almışlar). Köylü bu malzemeyi buruya kim taşıdır diye düşünürmüş. Keresteyi yine geri götürmüşler. Kereste yine geri gelmiş. Bu böyle bir iki devam etmiş. Kadının biri bir sabah namaza kalktığında dışarıdan sesler duymuş. Pencereye eğilip baktığında bir büyük geyik görmüş. Geyikler büyük boynuzlarım kerestelerin altına sokup onları kaldırırlarmış. Daha sonra bunları eski caminin bulunduğu yere taşırlarmış. Kadın bunları bir süre böyle izlemiş. Sabah ağarmaya başladığında geyikler bu kadını fark etmişler. Ormana doğru bir koşu başlamış. Ancak büyük geyik yavaş yürürmüş. Daha sonra boynuzları düşmüş. Sabah olunca köylü bu boynuzlan bulmuş. Kadında olayı anlatınca camiyi eski yerine yapmaya karar vermişler, bu işte bir hikmet var diye. Ondan sonra bu caminin adı Kerameddin Cami olarak kalmış. Halk arasında Endelek Cami diyenlerde vardır. Kerameddin Camii Efsanesi, Kabadüz'ün Esenyurt köyünde oturmakta olan Nazmiye Şener'den 4 Eylül 2002 tarihinde tarafımızdan derlenmiştir.
● Esenyurt Köyü (Endelek) EfsanesiKerameddin değirmeni bugün Kabadüz'e bağlı Esenyurt köyü topraklan içindedir. Şimdi kullanılmamaktadır. Bu değirmen için anlatılan efsanede şöyledir. Bu değirmende zahraya gül dökülürmüş. Senede bir hızırın buraya uğrayıp zahraya gül döktüğüne inanılır. Unda bir şey yokmuş ancak ekmek olarak pişirildiğinde ekmeğin içinde aynen gül gibi kırmızı bir boya belirirmiş. Cenab-ı Allah tarafından Hızır uğrarmış buraya. Değirmen bu yüzden Kerameddin Değirmeni diye anılmaya başlanmış. Burayı çalıştıran ailede bu sayede çok para kazanmaya başlamış. Köyde Mehmet isminde biri beklermiş bu değirmeni. Yağmurlu bir gün alttan yukarı çarıklı bir adam gelmiş. Değirmenin önünde de bir iğde ağacı varmış. Adam bu iğde ağacının dibinde: "Allahu ekber" demiş, namaza başlamış. Bu burada namaz kılarken Mehmet bunu fark etmiş. Mehmet sen burada değirmende niye namaz kılmıyorsun da yağmurun altında namaz kılıyorsun diye adama kızmış. Adamı dövmeye çıkmış. Adam bu kızınca bir anda ortadan kaybolmuş. Bu olaydan sonra daha ekmeğe gül dökülmez olmuş. Daha önce zengin olan o ailede oldukça fakir bir hale geldi. En ufak bir şeye bile muhtaç hale gelmiş. Kerameddin Değirmeni, Kabadüz'ün Esenyurt köyünde oturmakta olan Nazmiye Şener'den 4 Eylül 2002 tarihinde tarafımızdan derlenmiştir.
● Kerameddin Değirmeni
Bugün Kabadüz'e bağlı Esenyurt köyüne eskiden Endelek derlermiş. Endelek denmesi de şu olaydan dolayıymış. Eskiden davun senesi diye bir sene varmış. O sene davun gelmiş herkesi kırmış geçirmiş. Allah tarafından mı yoksa kul tarafından mı bilinmiyor. Bu davunun elinde bir tömbelek varmış. Bu tömbeleğin sesini duyan ölürmüş. Elinde tömbelek gezermiş. Bugünkü Bayadı Köyü topraklan içindeki Kurul dibinde Musuoğulları varmış. Musuoğullarından bir kadın börülce tefesinin içine saklanmış güya davundan kurtulacakmış. Davun kadının ağzına bir vurmuş kadının ağzı eğilmiş daha konuşamaz hale gelmiş. O köy öyle öyle kırılıp gitmiş. Davun bu şekilde bütün köyleri kırıp geçirmiş. Köylerde yaşayan insan hiç kalmamış. Kalanlarda birbirlerine gelip sorarlarmış. Sen sormuşsun nerde ne kaldı. Umar köyünde Umar isminde bir adam, "ben kaldım" demiş oranın adı Umar köyü kalmış. Hacıoğlu köyünde bir sarı kız kalmış oranın adı kalmış Sarı Kız, bugünkü Köseli' de, bir köse kalmış oranın adı Köseli, Sağırlıda da bir sağır kız kaldığı için oranın adıda Sağırlı kalmış. Bugünkü Esenyurt'ta da gelip sorduklarında adam "elden direk bir ben kaldım", demiş. O günden sonra buranın adı Endelek kalmış. Daha sonradan Esenyurt adını almış. Esenyurt Köyü Efsanesi, Kabadüz'ün Esenyurt köyünde oturmakta olan Nazmiye Şener'den 4 Eylül 2002 tarihinde tarafımızdan derlenmiştir.