Taşlıoluk Köyü, Kırşehir İli Çiçekdağı İlçesine bağlı iken, sonradan 1990 yılında ilçe olan Akçakent’e (Sıtma-Çerkez) bağlanmıştır. Köy yerleşim bakımından "aşağı mahalle (aşağı bölük)- yukarı mahalle (Seydiler) ve orta mahalle (gümüşömerler)" olarak adlandırılmıştır.
16.Yüzyılda Sis/Kozan (Adana’nın İlçesi) Sancağında Kayı Oymağı olan Hacılu-Savcı Obaları içinde yer alan Sarı Süleyman
ve Obası’nın Çiçekdağı’nın Hacıfakılı (Kilise) köyüne Hanifi Uşağı ve Mevlüt Uşağı ile birlikte 16. Hacıfakılı köyündeki nüfusun dağılmasıyla Taşlıoluk, Derefakılı, Tepefakılı, Kösefakılı, Polatlı, Homurlu, Pekmezci, Köşker, Deveci, Eldelekli, Abduuşağı, Solakuşağı köyleri kurulur. Sarı Süleyman’ın torunları olan Taşlıoluk Köyünde Seydiler, Körübüler, Küştaaliler, Gürüşömerler, Hanzadeler, Durankalar, C**alar sülalesi sayılabilir. Hicri 1290 yılında (1870) kıtlık zamanı Seydi Hoca, Körübü İbrahim, C**a İsmail, Hacı Mevlüt, aileleri ile birlikte Kozan’a (Adana’nın İlçesi) göç ederler. Bostan ekerler, çeltik dikerler, Seydi Hoca karpuz satar, oğlu Abdurrahman Kozan’da dünyaya gelir. 3 yıl kaldıktan sonra sıcağa dayanamayıp, sivrisinekle baş edemeyince Taşlıoluk’a geri dönerler. Halen Kozan ve Adana’da akrabalarımızın olduğu bilinmektedir. Aşağı Bölük (Yunus Uşağı) Dereköy’den, Culhalar ve Cıbır Mehmetler Hacıfakılı’dan, Haytalar Polatlı’dan, Üçgüller Daşkovan ve Sallıobası’ndan sonradan gelip köye yerleşmişlerdir. Aynı yörede bir başka yerleşim Veletli’dir. 18.Yüzyılda Çapanoğlu (Yozgat) ile Oba Beyi (Kırıkkale-Kenanbey) arasında Sekili civarında sınır kavgası vardır. O yöreye doğru gelen Göçerler (Köçekliler) Çapanoğlu tarafında yer alırlar ve Obabeyi yenilir. Çapanoğlu’da göçerlerin Veletli Köyüne yerleşmelerine izin verir. Veletli Köyündeki nüfusun dağılmasıyla Hamzabey, Güllühüyük, Gorgorlu, Zalimali, Hasanali, Veletli, Halaçlı ve Yetikli köyleri kurulur. Akçakent (Çerkez-Sıtma) 93 harbi (1877-1878) sırasında Kafkasya’dan gelip yerleşmişlerdir. Avanoğlu (Kürtler) ile anlaşmazlığa düşen Hamza Bey, kendisine arka olacakları düşüncesiyle yaylasını Çerkezlere yurt olarak vermiştir. Bugün saydığımız bu köylerde doğanlar, yaşayanlar, göç edenler Dünya’da eşi benzeri bulunmayan bir coğrafya üzerinde bulunan Vatanımızın bölünmez bütünlüğünün bilincinde olduklarını, yüzyıllarca birlik beraberlik ve barış içinde yaşayarak, yaşamaya devam ederek göstermektedirler.