Genç Sosyalistler Birliği - İzmir

Genç Sosyalistler Birliği - İzmir Genç Sosyalistler Birliği'nin resmi İzmir sayfasıdır.

Genç Sosyalistler Birliği, işçi sınıfının devrimci yolundan şaşmayan, gençliği sınıf mücadelesinin içine çekmek isteyen ve gençlik içerisinde sınıfsal ayrışmayı derinleştirmeyi amaç edinen, devrimci bir gençlik örgütüdür.

Gençlik Hareketinde Devrimci Eylem Hattını Kuralım    Geçtiğimiz 6 Kasım'da İzmir'de gerçekleşen; Kızıl Gençlik, Yeni De...
16/11/2025

Gençlik Hareketinde Devrimci Eylem Hattını Kuralım

Geçtiğimiz 6 Kasım'da İzmir'de gerçekleşen; Kızıl Gençlik, Yeni Demokrat Gençlik, Devrimci Gençlik Birliği, Gençlik Devirecek, Özgürlükçü Gençlik, Devrimci Öğrenci Birliği, Öğrenci Kolektifleri, EHP Gençliği ve Marksist Fikir Topluluklarının katılımını görebildiğimiz YÖK eylemi Türkiye'de sol-sosyalist hareketin eylem biçimlerine dair tabloyu net bir biçimde ortaya koyuyor. Eylemi kimin örgütlediğini çözemediğimiz için eylemde bulunan örgütleri saymakla yetiniyoruz. İmza ''üniversite öğrencileri'' olduğu için sanıyoruz ki kimse de anlayamayacak.

Eylem için belirlenen saatin gelmesine birkaç dakika kala yürüyüş güzergâhı belirlenmiş, açıkça görüldüğü üzere gençlik örgütlerinin bulunduğu ve her örgütün kendi dar çevresini dahil ettiği bir eylemde ''üniversite öğrencileri'' imzasıyla çıkılmış, ajitasyon ve sloganlarda YÖK nadiren öne çıkmış, YÖK'ün ideolojik-politik işlevine dair esaslı söz söylenmemiş ve kollukla karşı karşıya gelindiğinde son derece gereksiz müzakere süreci yaşanmıştır. Ayrıca, polisle karşı karşıya gelindiği zaman sanki eylemde örgütsüz kitleler varmışçasına ''Bu polisler neden burada biliyor musunuz?'' gibi ya da ''Bu barikatı da aşarız!'' benzeri yapılan ajitasyonlar bizce ya katılan kitleyi tanımayan ya da yalnızca rekabetçi bir aklın ürünü. Birkaç bildiri dağıtımı ve sosyal medya paylaşımları dışında işçi-öğrenci kitlelere yönelik bir çalışma örülmediği de açıkça görülüyor. Bu tablo hemen hemen bütün eylemler için geçerli.

Eylemlerin örgütlenmesi basit bir iş bölümüne indirgenirken neyin hedeflendiği esaslı şekilde tartışılmıyor bile. Bunun bir sonucu olarak eylemde YÖK'ün 12 Eylül sonrası üniversitelerden devrimci siyaseti silmek için kurulmuş bir kurum olduğunun üstünde durulmadan, sıradan öğrencilere karşı ''faşizmin'' bir hamlesi olarak yorumlanıyor. Ajitasyon ve sloganlarda ise zaten öğrencilerin yaşayarak gördüğü açığa ve yoksulluğa dikkat çekiliyor. Öğrencilere devrimci siyaset götürmek yerine öğrenci siyaseti öne çıkıyor. Bildiğimiz kadarıyla eylemlerden sonra değerlendirme dahi yapılmıyor.

İzmir'de gerçekleşen YÖK eyleminin üzerinde bu kadar durmamızın nedeni bahsettiğimiz eylem hattı hakkında çok net fikirler vermesidir.

Eylemlerin örgütlenme tarzı, kitlelerle ilişkisi ve içeriği konusunda; uzunca zamandır denenen ve daha fazla sürdürülmemesi gereken bir eylem hattıyla karşı karşıyayız.

19 Mart isyanı ile birlikte ivme kazanan öğrenci hareketi, yıllardır üstünde bulunan ölü toprağını attı. Üniversitelere boykot gündemi tekrar girdi, on binler sokaklara döküldü. 19 Mart ya da geçmişte yaşanan benzer süreçlerden geçilmesine ve olumsuz sonuçlar alınmasına rağmen aynı eylem hattı sürdürülüyor. Neden böyle olduğu sorulduğunda; faşizm, devlet baskısı vb. tespitlerle birlikte solun zayıf olduğu ve bu nedenlerle işçi-emekçi kitlelerin eylemlerden uzak durduğu söyleniyor. Aslında bakılırsa geniş kesimler siyasete ve eylemlere uzak değil. Biraz geriye gidelim; Gezi, Metal Fırtına, Boğaziçi süreci vb. gibi örnekler geniş kitlelerin siyasete ve eylemlere ilgili olduğunu söylüyor.

Peki üzerinde durduğumuz YÖK eylemi ve benzer eylemler, onları eylemlere katılmaya ya da politik süreçlere dahil olmaya teşvik ediyor mu? Benimsenen eylem hattı farklı sonuçlar vermediğine göre cevap: Hayır.

Ne yapılacağını polisin dahi ezberlediği sembolik eylemler yerine devrimci eylemli bir hat öne çıkmalı.

''Basına ve kamuoyuna'' diye başlayan, bırakalım muhataplarının orada bulunmasını çoğu zaman açıklamayı deklare edenlerin bile gereksiz bulduğu, açıklama yerinin genellikle değişmediği bu eylemler devrimci-reformist ayrımını bulanıklaşıyor. Bu eylemlerde ''militanca tavırların'' sergilenmesi ve polise kafa tutmak devrimciliğin ölçütü sayılıyor. Militanlıktan kaçınılmadığı takdirde eylemlerin başarıyla ulaşacağı söyleniyor. Doğru fakat esas soru militanlıktan ne anlaşıldığıdır. Militanlık ancak eylemin içeriği ve sürekliliği ile açıklanabilir. Yaygın anlayış bunu kollukla karşı karşıya gelindiğinde takınılan tavırla açıklıyor ancak bu tek başına son derece yetersiz bir ölçüttür. Eğer militanlık esas amaç olarak ''güç kanıtlamaya'' hizmet ediyorsa bu rekabet odaklı davranışlara yol açar, devrimci hedef ile reformist şov arasındaki ayrım bulanıklaşır. Çağrısını yapanların bile çoğu zaman gereksiz gördüğü bu eylemlerde hedeflenen şey şu gibi görünüyor: kameralı propaganda. Yani öncü savaş siyasetinin bir karikatürü.

Organik bağ kurulmadan, planlı bir yaklaşım geliştirilmeden "öncü" mantığı ile sonuç beklenen ve devrimciliğin birtakım rutinlerin (gözaltına alınmak dahi) toplamından ibaret bir feda süreci olarak tariflendiği biçimin yaygınlaşması mücadeleyi karikatürize etmektedir. Üstelik sınıfın bu "öncü" anlayışın arkasından gelmesi gibi bilimsellikten uzak bir "beklenti" şurada dursun, her geçen gün işçiler emekçiler ile devrimciler arasındaki bağların inceldiği bir politik ama en çok da ideolojik atmosfere yapı taşlarını döşeyen bu yaklaşımın kendisidir. Bunun yayınlanması devletin baskısının, devrimcilerin ise direnişçi tavırlarının belgesi olduğu düşünülüyor. Aslen bu yöntemin kitlelerde solun güçsüz ve mağdur taraf olduğu düşüncesini yaydığı görülmüyor. Kitleler süreç ve eylemlerin dışına itiliyor, seyirci haline getiriliyor.

Tüm bu tablonun yanı sıra devrimci eylem hattının öne çıkmasından yana olanlar da var.

Böyle bir eylem hattının öne çıkarılması, sivil toplumculuktan çıkıp devrim iddiası ve onun gerekliliklerini yerine getirmeyi gerektirecek; bundan kaçınanlarla aramıza kesin ayrımlar koyacaktır.

Nedir bu bahsettiğimiz devrimci eylem hattı? Öncelikle meseleyi muhataplarına, yani işçi-emekçi kitlelere götürmek gerekli. Bu, bayrak kapıp gidilen adeta ibadet haline gelen pasifist eylemlerden ve amentü haline gelen sözleri söylemekten kopmayı, emekçi mahallelerini; yoksul semtleri ve kampüsleri karış karış dolaşmayı belirli konfor alanlarından çıkmayı gerektirir.

Süreçler ve eylemler örgütlenirken apolitik-ekonomist söylemlerden çıkılmalıdır. Son dönemde yaygın olan bu anlayış, faşistler kampüslerde devrimcilere saldırdığında ya da Ege Üniversitesinde gençlik örgütleri stant açtıkları için kolluk terörüyle karşı karşıya kaldıklarında, kitlelere devrimcileri ''yemekhane-barınma vb. sorunları dile getiren gençler'' olarak lanse ediyor. Devlet; devrimci olduğumuz için saldırırken politik kimliklerin bir kenara bırakılmasının, mağdur rolünün oynanmasının devrimci iddialara tezat oluşturduğu açıktır.

Varlığı dahi tartışma götürecek mevcut mevzilerin korunması bize bir şey kazandırmıyor. Hatta bu direnişçi çizginin yaygınlaşması, ileriye atılmanın önünü kapatıyor. Pratikte ve söylemlerde direniş hattından ziyade savaşıma hazırlanılmalı. Mücadeleyi zafere ulaştırmak savaşmakla mümkündür. Direnerek korunur, savaşarak kazanılır.

Gündemimize aldığımız her şey işçi-emekçi kitlelerin de gündemidir. Akademik ve ekonomik (beslenme, barınma, ulaşım vb.) gündemler üzerinden yapılan programların yüzü -yetersiz olmakla birlikte- görece biraz daha kitlelere dönükken örneğin; Suruç, Kızıldere, 6 Mayıs ya da 18 Mayıs gündemleri gençlik örgütleri kadrolarına havale ediliyor ve kurgu polisle karşı karşıya gelmek üzerine kuruluyor. Genel varsayım bu ve benzeri gündemlerin ilgililerinin az sayıdaki devrimciler olduğudur. Son derece yanlış bu anlayıştan da sıyrılmak gereklidir.

Genç Sosyalistler Birliği, gençleri işçi sınıfı siyasetinin taşıyıcısı ve biricik öznesi olan devrimci partiye örgütlemeyi ve kazandırmayı amaçlayan bir gençlik örgütü olarak kuruldu. Akademik, ekonomik hak mücadeleleri, öğrencileri devletle karşı karşıya getiren mücadelelerdir. Biz bu mücadeleleri yürütmenin önemini kavradığımız gibi bu mücadelelerin yetersiz olduğu bilincindeyiz. O yüzden hak ve özgürlükler mücadelesini ancak devrimci hedeflerle, sömürü ve baskının ortadan kaldırılması hedefine bağladığımızda sonuç alabileceğimiz bilinciyle hareket ediyoruz. Biz, reformistler gibi demokrasi aşığı değiliz çünkü her demokrasinin bir sınıf diktatörlüğü olduğunu biliyoruz. Biz işçi sınıfı demokrasisinden yanayız, reformizme karşıtlığımızın temelini de bu oluşturuyor.

Genç Sosyalistler Birliği olarak bu bilinçle hareket etmeye devam edeceğiz. Devrimci eylem hattını örgütlemeye dar grupçu-pasifist çizgiye karşı herkesi birlikte hareket etmeye, örgütlenmeye çağırıyoruz. Çıkış metnimizde belirttiğimiz üzere: ''Genç Sosyalistler Birliği tüm gençliği örgütlenmeye çağırıyor. Her genç bugün kendisinde en yakın gördüğü bayrağın altına girmeli, o bayrağı taşımalı, o bayrak altında savaşmalıdır. Bu savaşta kızıl bayrağımız ile biz de varız.''

📍İzmir15-16 Haziran Ayaklanmasının 55. yıl dönümünde eylemdeydik.Yolumuz işçi sınıfının devrim yoludur!
15/06/2025

📍İzmir

15-16 Haziran Ayaklanmasının 55. yıl dönümünde eylemdeydik.

Yolumuz işçi sınıfının devrim yoludur!

İzmir Büyükşehir Belediyesi İşçilerinin yanındayız!Günlerdir grevde olan işçiler belediye bürokratları tarafından hedef ...
03/06/2025

İzmir Büyükşehir Belediyesi İşçilerinin yanındayız!

Günlerdir grevde olan işçiler belediye bürokratları tarafından hedef gösteriliyor. Patron Tugay dün grev kırıcılığa bizzat kendisi dahil olmuştu. Grev kırıcıların karşısında, grevci işçilerin yanındayız!

📍İzmirBaskılarla, Gözaltılarla, Tutuklamalarla Yenemeyeceksiniz!Tutuklu yoldaşlarımızla dayanışmak için buluşuyoruz.12 O...
08/01/2025

📍İzmir

Baskılarla, Gözaltılarla, Tutuklamalarla Yenemeyeceksiniz!

Tutuklu yoldaşlarımızla dayanışmak için buluşuyoruz.

12 Ocak Pazar / 14.00
Tepekule Kongre Merkezi

📍İzmir6 Aralık Cuma saat 19.00'da "Devrimciler Susmadı Susmayacak!" şiarıyla devletin baskı politikalarına karşı ses yük...
05/12/2024

📍İzmir
6 Aralık Cuma saat 19.00'da "Devrimciler Susmadı Susmayacak!" şiarıyla devletin baskı politikalarına karşı ses yükseltmek için buluşuyoruz!

06/11/2024

12 Eylül darbesinin ürünü olan YÖK'ün kuruluş gününde Bornova'da eylemdeydik.

Burjuva devletin üniversiteleri denetleme organı YÖK'e karşı mücadeleye!

Bilimsel, parasız ana dilde eğitim için mücadeleye!

📍 İzmir "Küresel İntifada Gençlik Ayakta" şiarıyla bir araya geliyor, Filistin için yürüyoruz!20 Mayıs Pazartesi 18.00Bo...
20/05/2024

📍 İzmir
"Küresel İntifada Gençlik Ayakta" şiarıyla bir araya geliyor, Filistin için yürüyoruz!
20 Mayıs Pazartesi 18.00
Bornova Colin's önü

📍 İzmirGözaltılar tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz! 1 Mayıs'a katıldığı için tutuklanan arkadaşlarımız serbest bıra...
07/05/2024

📍 İzmir

Gözaltılar tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz!

1 Mayıs'a katıldığı için tutuklanan arkadaşlarımız serbest bırakılsın!

7 Mayıs Salı 19.00
Alsancak TSKM Önü

📍 İzmirKomünist öğrenci Ali Serkan Eroğlu'nun adını Gençlik Örgütleri olarak Ege Üniversitesi kampüsüne taşıdık. Ali Ser...
25/12/2023

📍 İzmir
Komünist öğrenci Ali Serkan Eroğlu'nun adını Gençlik Örgütleri olarak Ege Üniversitesi kampüsüne taşıdık.

Ali Serkan Eroğlu Kavgamızda Yaşıyor!

📍İzmir24 Aralık 1997'de katledilen komünist öğrenci Ali Serkan Eroğlu'nun adını mücadelemizde yaşatmak için saat 17.00'd...
24/12/2023

📍İzmir

24 Aralık 1997'de katledilen komünist öğrenci Ali Serkan Eroğlu'nun adını mücadelemizde yaşatmak için saat 17.00'de Bornova Küçükpark'ta Gençlik Örgütleri olarak bir araya geliyoruz.

📍 İzmir DÖB'e yönelik gözaltılara karşı Gençlik örgütleri olarak "Baskılar, Gözaltılar, Tutuklamalar Bizi Yıldıramaz" şi...
22/12/2023

📍 İzmir
DÖB'e yönelik gözaltılara karşı Gençlik örgütleri olarak "Baskılar, Gözaltılar, Tutuklamalar Bizi Yıldıramaz" şiarıyla Alsancak sokaklarındaydık.

Yaşasın devrimci dayanışma!
Yaşasın devrimci mücadelemiz!

📍İzmirİzmir Devrimci Öğrenci Birliği'ne yönelik gözaltılar nezdinde, ülke genelindeki devrimci gençlik örgütlerine yönel...
21/12/2023

📍İzmir
İzmir Devrimci Öğrenci Birliği'ne yönelik gözaltılar nezdinde, ülke genelindeki devrimci gençlik örgütlerine yönelik baskılara, gözaltılara ve tutuklamalara karşı bir araya geliyoruz.

22 Aralık Cuma
18:30
Alsancak TSKM

Address

Izmir

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Genç Sosyalistler Birliği - İzmir posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Genç Sosyalistler Birliği - İzmir:

Share