07/06/2026
ÖTÜKEN YAYINEVİ VE RAHMİ KOÇ ÖRNEĞİ ÜZERİNE
Değerli Arkadaşlar,
Yaşadığımız ülke,farklı olanı yok etmek ve aşağılamak üzerine inşa edilmiş bir rejimdir.Yüz yıldır varlığı kabul edilmemiş Kürtler,Çerkesler,Lazlar,Pomaklar,Ermeniler vd.bir aşağılama objesi haline getirilerek kimliklerinden utanmaları ve vazgeçmeleri siyasi ve bilinçli bir hedef olarak gündemdeki yerini korumaya devam etmektedir.
Avrupa Birliği normlarına uymak için Kürtçe devlet televizyonu açılmış olması,Üniversitelerde Çerkes Dili Edebiyatı,Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinin açılması,Etnik dillerin okullarda seçmeli ders olması hiç bir şeyi değiştirmemiştir.
2012 yılının şubat ayında Kocaeli Derbent’te gerçekleştirdiğimiz “Çerkes Çalıştayı”ndan sonra,Tanzer Ünal isminde bir gazeteci “Yeni bir ihanet şebekesi,hainler işbaşında” diyerek bizlere saldırmıştı.Bizde bu ırkçı halk düşmanı şahsa dava açmıştık.Ancak mahkeme şahsın yazısının fikir özgürlüğü kapsamına girdiği gerekçesiyle beraat kararı vermişti.Bu ülkede Türkler dışında herkese hakaret ve aşağılama ve yapılmasının serbest olduğunu ispatlamıştı yüce Türk Mahkemesi.
Şimdi iki ırkçı saldırıyı bir arada yaşıyoruz.Rahmi Koç’un Kürt Kadınını aşağılaması ve Ötüken Yayınevinden çıkan bir kitapta Çerkes Kadınının aşağılanması.
Peki Rahmi Koç özür dilemesine dava açılırken,neden Ötüken Yayınevi ve yazar kılını kıpırdatmıyor ?
Çünkü Çerkeslerin vereceği tepkiyi önemsiz görüyor ve korkmuyorlar.Çünkü Çerkeslerin ülke genelinde siyasi bir karşılığı yok.Çünkü Çerkesler kendi siyasi partilerine sahip çıkabilme bilincine sahip değiller.Çünkü Çerkes Meselesini görünür kılma ve sokağa çıkma konusunda korkak ve tırsık kurumlarımız var.
Halk Tv’de çocuk istismarı konusunda bir katılımcının yaptığı laflar yüzünden,Halk TV’nin önünde 15 kişiyle yaptığımız basın açıklaması onları defalarca özür dilemeye sevketmişti.
Defalarca Çerkeslerin meselelerindeki protestolarda önderlik yapmış ve konuşmacı olmuş bir kişi olarak söylüyorum; laf salatası yapmak yerine yirmi otuz kişi örgütlenin ve Ötüken yayınevi önüne gidin ve protesto edin.İnanın hemen geri adım atıp özür dileyecekler ve böyle eserleri basmayacakları gibi başka yayınevleri de böyle eserleri basmaya cesaret edemeyeceklerdir.
Ben bu dediğimi yaparım.Ama toplumun damgalı eşeği gibi bütün toplumsal protestoların önünde yürümekten yoruldum.Yeni genç aktivistlerin önünü açmak için bu protestoyu yapmayacağım.Kurum yöneticilerimiz böyle bir protestoyu yapar mı ?
Hiç zannetmiyorum.
Onlar sezon finali ve festival hazırlıklarından başlarını kaldırıp böyle riskli işlerle uğraşmazlar.
Umudum gençlerdedir.Ne olur beni utandırmayın.
Çerkes kadınına dil uzatan Ötüken Yayınevi ve aşağılık yazarı ile birlikte Rahmi Koç’uda kınıyorum.Farklılıklara tahammülü olmayan bu antidemokratik rejimin geriletilmesi ve birbirlerine saygı duyan bir ülke yaratabilmek için sesimizi yükseltmemiz gerekiyor.
MURAT ÖZDEN
ÇERKES TARİHİNİ ARAŞTIRMA
ENSTİTÜSÜ VAKFI BAŞKANI
MALTEPE ÇERKES DERNEĞİ
BAŞKANI