10/04/2026
TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DEĞERLİDİR
Dönemin rantcıları, talancıları, köstebekleri nereden ne kapabilirim derdinde gider ayak. Yerel yönetimlerin de desteği ile 3-5 mütahitle talan ettiler en kıymetli hazinemiz doğayı,Irmağımızı, yollarımızı. İkizce gibi küçük bir ilçede doğayı da katletme pahasına yapılan talanı, rant kapma yarışını gördüğümüzde, ülke genelindeki talanın boyutunu tasavvur bile edemiyorum.
Bu ülkede hiç bir dönem böyle bir talan yaşanmadı. Biz bu gidişe dur demezsek ne diyeceğiz, nasıl hesap vereceğiz çocuklarımıza, torunlarımıza. "Dede, evinizin karşısını, evinizin önünü, dağları, delik deşik ederken, ormanları, fındıkları keserken, ırmakları, yaylaları, içtiğiniz suyun kaynaklarını siyanürle, kimyasallarla kirletirlerken siz ne yapıyordunuz?" diye sorduklarında biz ne cevap vereceğiz? Bu ülke çocuklarımızın bize emaneti. Bu emaneti; her tarafı delik deşik edilmiş adeta köstebek yuvasına dönmüş, ırmağına yolun hafriyatı dökülmüş, gölleri hafriyat dökülerek kapatılmış, iş makinaları ile balık yuvaları bozulmuş, şehrin kanalizasyonu ırmağa akıtılmış, ırmağın ortasından beton dökülerek yol geçirilmiş, müteahite ırmağın çakılını, taşını kırması için çakıl ocağı izni verilmiş, bütün BELEDİYE BİNALARI, DİĞER BAKANLIKLARIN HİZMET BİNALARI IRMAK YATAĞINA YAPILMIŞ bir vaziyette mi teslim edeceğiz çocuklarımıza.
Tüm bu olumsuzluklar yetmiyormuş gibi şimdi de köstebekleri saldılar üzerimize.
Evet şimdi sıra bize de geldi. Hani televizyon ekranlarında izliyorduk ya; "falan bölgede falanca dağa, falanca zeytinliklere, filanca yaylaya maden arama ruhsatı verilmiş, zeytin ağaçları, ormamlar kesilmeye başlanmış,vatandaşlar toprağın üstü "altından" değerlidir bilinciyle direniyor, zeytinine, ormanına,doğasına sahip çıkıyor, gece gündüz nöbet tutuyor." şeklindeki haberleri. Görünen o ki aynı süreci biz de yaşıyacağız. Ordu'nun % 74'üne maden ruhsatı verildiğine göre sahip olduğumuz yerlerin 26'sı bizim 74'ü köstebeklerin. Ormanlarımız, fındık baçelerimiz, meyve ağaçlarımız kesilecek. Belki evlerimizden çıkaracaklar bizleri. Gidecek yerimiz de olmadığına göre denize mi dökecekler bizi?
Maden sahasına açılan bu yerlerin ihalesini alan köstebekler kazmadık, eşelemedik yer bırakmayacaklar. Sonra da kazandıkları paralarla çekip gidecekler. Bize de eşeledikleri yerlerin kalıntılarını, döktükleri betonları, suyumuzu, toprağımızı kirlettikleri siyanürü ya da başka kimyasalları ve çöplerini bırakıp s.... olup gidecekler.
Değerli dostlar onların çocukları bizim topraklarımızdan kazandıkları paralarla çocuklarını yurt dışında okutuyorlar, orada yaşatıyorlar. Belki bu ülkeye bir daha geri dönmeyecekler. Bizim çocuklarımız bu gün gurbette okuyor ya da çalışıyor olabilirler. Ama yarın bu topraklara geri dönecekler. Gidecek başka yerleri yok. Dedemizden, babamızdan kalan bu topraklarımıza sahip çıkmaz, çocuklarımızın emanetini hak ettikleri gibi teslim etmezsek onların yüzüne nasıl bakarız.
Neden bölgenin çöp tesisini yapmak için doğanın kalbi, içme su yataklarının hemen üzeri, Çaybaşı/İlküvez'in Göksu semtini seçtiler? "Oranın halkı karşı çıkmaz, henüz onlarda çevre bilinci oluşmamıştır" düşüncesiyle.
Ve aynı nedenle Karadeniz bölgesinde
Gümüşhane % 93
Giresun % 85
Rize % 82
Trabzon % 77
Ordu %74
maden ruhsatı verilmiştir.
Ben de merak ediyorum ve hep beraber göreceğiz ; BİZDE ÇEVRE BİLİNCİ OLUŞMUŞ MU, OLUŞMAMIŞ MI?
Sevgiyle kalın, dirençle kalın.