03/11/2025
Bir takipçimizden gelen yazıyı olduğu gibi yayınlıyoruz. 🧭🔑
-----------------------------------------------------------
Belediye Başkanımız Ali Kaim Öğretmenim,
Bu pazaryeri konusu ile ilgili Kapalı Pazar yeri projenizin duyurusunu bir kaç defa gördüm. Naçizane pazar yeri ile ilgili görüşlerimi bildirmek isterim.
Hacıbektaş'ın kalbinde, hepimizin ortak bir tecrübesi var: Yıllardır yazın kavurucu güneşinin altında, kışın yağmurunda ve çamurunda alışveriş yapmaya çalışmak. Bu durum, sadece konforumuzu değil, esnafımızın emeğini, ürünlerimizin bereketini de etkiliyor. Peki, bu ortak soruna üreteceğimiz çözüm, sadece bir "çatı"dan ibaret mi olmalı?
Biz, Hacıbektaş için bundan çok daha fazlasını hayal ediyoruz. Bizim önerimiz, sıradan bir pazar yeri değil; 7 gün 24 saat yaşayan, kendi enerjisini üreten, ilçeye gelir getiren ve en önemlisi insanları birleştiren bir "Yaşam Alanı" yaratmak.
Gözlerinizi kapatın ve hayal edin: Öyle bir yapı düşünün ki, çatısı sadece yağmurdan korumakla kalmıyor, üzerindeki güneş panelleriyle ilçemizin tüm aydınlatma giderine katkı sağlıyor, hatta fazlasını satarak belediyemize sürekli bir gelir kapısı açıyor. Topladığı her damla yağmur suyunu biriktirip, pazarın temizliğinde ve çevre düzenlemesinde kullanarak doğaya olan saygısını gösteriyor. Pazar bittiğinde ortaya çıkan tonlarca organik atığı, değerli bir komposta dönüştürerek toprağımıza geri veriyor. Bu, sadece bir yapı değil, kendi kendini idame ettiren, akıllı ve ekolojik bir sistem.
Bu merkez, sadece pazar kurulduğu gün değil, haftanın her günü yaşayan bir kalbe dönüşecek. Pazarın olmadığı günlerde, ilçemizin en büyük ihtiyaçlarından biri olan modern bir otopark olarak hizmet verecek. Akşamları ise gençlerimizin mutluluğuna, düğünlerine, kına gecelerine ev sahipliği yapacak.
Ve hepsinden önemlisi, her Ağustos ayında Hacıbektaş'ın yaşadığı o manevi yoğunlukta, bu alan kent meydanına nefes aldıracak alternatif, modern bir anma ve buluşma merkezi olacak. Burası; el sanatlarının, en iyi yerel kuru gıdaların, kadın kooperatiflerinin ve tüm yerel değerlerimizin sergilendiği, çeşit çeşit stantlarla dolu, yaşayan ve muhteşem bir pazar yerine dönüşecek. Esnafımızın ve üreticimizin emeğinin, binlerce ziyaretçi önünde gerçek değerini bulduğu bir kültür ve ticaret alanı olacak.
Dahası, bu yapı Hacıbektaş'ın sosyal dokusunu kalıcı olarak güçlendirecek. İçinde, sadece etkinlikten etkinliğe değil, yıl boyunca kadın kooperatiflerimizin ve yerel üreticilerimizin daimi satış yapabileceği, el emeğini ve yerel lezzetleri doğrudan misafirlerle buluşturacağı şık bir köşe olacak. Burası, bir çay ocağında oturup soluklanacağımız, dostlarımızla buluşacağımız, hemşerinin ve turistin bir araya geleceği yeni kent meydanımız olacak.
Böyle bir projeyi hayata geçirmek, tek başına bir belediye bütçesinin yükü olmak zorunda değil. Bu bir vizyon ve bu vizyon, Hacıbektaş'ı seven herkesin ortak paydasıdır. Kalkınma ajanslarından kültür ve çevre fonlarına, Hacıbektaş sevdalısı hayırseverlerden esnafımızın kendisine kadar uzanan geniş bir iş birliğiyle bu hayali gerçeğe dönüştürebiliriz.
Artık ihtiyacımız olan şey, beton bir yüzeyin üstünü kapatmak değil; Hacıbektaş'a yakışan, gelecek nesillere miras bırakacağımız, akıllı, çevreci, gelir üreten ve sosyal bağlarımızı güçlendiren bir "yaşam alanı" inşa etmektir. Bu, Hacıbektaş'ın potansiyeline olan inancımızın bir sembolü olacaktır.
Proje görseli değildir. Video temsilidir.