Hacıbektaş Belediyesi ; talep ve görüşler

Hacıbektaş Belediyesi ; talep ve görüşler Hünkar Hacı Bektaş-I Veli
"İlimden gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır"
HACIBEKTAŞ İLÇESİ (SULUCAKARAHÖYÜK) Hacıbektaş, Nevşehir İline bağlı bir ilçedir.

Kapadokya'nın önemli merkezlerinden biridir. Doğuda Avanos, batıda Mucur, güneyde Gülşehir, kuzeyde Kozaklı ilçeleriyle çevrilidir.
13. yüzyılda Türk düşünürü Hacı Bektaş-i Veli'nin Horasan'ın Nişabur kentinden Anadolu'ya gelmesi ve Suluca Karahöyük'e yerleşmesinden sonra yedi hanelik Hacım Köyü'nün çehresi değişti. Hacı Bektaş-i Velî, burada bir ilim yuvası kurarak düşüncelerini yaymış; ölümünden sonra da köyün ismi, adına ve anısına izafeten Hacıbektaş olarak değiştirilmiştir.

Hacıbektaş’ın Yarınlarını Satanlara Çağrı ;Sayfamızı bir ay boyunca kararttıranlar şunu iyi bilsin!Susturmaya çalıştığın...
21/04/2026

Hacıbektaş’ın Yarınlarını Satanlara Çağrı ;

Sayfamızı bir ay boyunca kararttıranlar şunu iyi bilsin!
Susturmaya çalıştığınız şey sadece bir paylaşım değil, Hacıbektaş üzerine kurduğunuz kirli pazarlıkların ifşasıdır.

Kimin kime hizmet ettiğini, hangi meçhul şahısların kimlerin gölgesinde iş tuttuğunu tek tek biliyoruz.
Meselenin sadece bir konu değil, sistematik bir yozlaşma olduğunun farkındayız.

Günlük menfaatleriniz için bu şehrin değerlerini yem etmeyin. Bugün gizlediğiniz bu ihanetlerden çocuklarınızın haberi olmayabilir; ancak yarın onların yüzüne bakarken utanmamak için kendinize çeki düzen vermenizi tavsiye ederiz.

Biz susmadık, sadece daha derinden izlemeye başladık.
Gerçeklerin gün yüzüne çıkma gibi bir huyu vardır!

Hacıbektaş 'lı bir Can'dan gelen aşağıdaki çağrıyı olduğu gibi yayınlıyoruz.  📢 🧭🔑 Sayın Ali Kaim’e Açık Çağrı: Hacıbekt...
18/03/2026

Hacıbektaş 'lı bir Can'dan gelen aşağıdaki çağrıyı
olduğu gibi yayınlıyoruz. 📢 🧭🔑

Sayın Ali Kaim’e Açık Çağrı: Hacıbektaş’ın Ruhu "Can"dan Vazgeçmez!

Hacıbektaş, sadece bir ilçe değil; sevginin, merhametin ve yaşam hakkının kutsal sayıldığı bir yoldur. Bizler, gönüllüler ve hayvanseverler olarak bugüne kadar elimizi taşın altına koyduk; beslemeden bakıma, tedaviden rehabilitasyona kadar süreci neredeyse tamamen üstlendik. Amacımız sadece Hacıbektaş Belediyesi ile omuz omuza verip, bu sessiz canların Nevşehir’deki imkanları kısıtlı ve kontrol ve bilgimizin dışındaki bir alana transfer edilmesini engellemekti.

Ancak bugün geldiğimiz noktada büyük bir vebalin eşiğindeyiz. Daha önce belediye ve gönüllülerin ortak protokolüyle açılan "Geçici Hayvan Beslenme ve Barınma Noktası", sanki bugün bizzat belediye eliyle gözden çıkarılmış gibi görünüyor. 🐾
Neden mi Böyle Düşünüyoruz?

Son günlerde her hafta "Doğa Koruma" ekiplerinin kapıya dayanması, barınağı kapatma tehditleri ve kesilecek ceza ihbarları ile muhatap oluyoruz. Bu baskılar bize tek bir şeyi düşündürüyor: Hacıbektaş Belediyesi burayı savunmaktan vazgeçti. 🏛️⚠️

Hacıbektaş gibi "İncinsen de incitme" diyen bir felsefenin merkezinde; hayvanların birer "çöp" veya "fazlalık" gibi görülmesi, itlafa varan ihmallere göz yumulması tarif edilemez bir utançtır. Bu, Hacıbektaş’ın kimliğine vurulan en ağır darbedir. 💔
Sayın Başkanım, Size Sesleniyoruz;

Sizi; bu ilçenin felsefesine uygun, çalışkan, eğitimci ve toprağın dilinden anlayan bir çiftçi kimliğinizle tanıyıp destekleyen gençler olarak, bugün sergilenen bu ilgisizliği anlayamıyoruz. Seçim meydanlarında verilen sözlerin, o kucaklayıcı tavrın bugün bu dilsiz canlardan esirgenmesi bizleri derinden yaralıyor. 🛡️🌱

Lütfen;

Her canlının en temel hakkı olan yaşam hakkını savunun.

Onları korumaya çalışan gönüllülerin önüne bürokratik engeller çıkarmayın, aksine yollarını açın. 🤝

İtlafları ve "sürgün"leri elinizden geldiğince durdurun; kısırlaştırma ve tedavi seferberliğine sahip çıkın. 🩺🐕

Unutmayalım ki; hepimiz bir gün toprak olacağız. 🌍
Gelin, bu güzelim canları bile isteye toprağa gömmeyelim. Gelin, Hacıbektaş’ın asırlık merhamet mirasını bu ilgisizliğe kurban etmeyelim.

Hacıbektaş’ın vicdanı, sizden çözüm bekliyor! 🙏✨

























Hacıbektaşlı  genç bir takipçimizden gelen metni, olduğu gibi yayınlıyoruz. Kendisine teşekkür ederiz 📢 🧭🔑"Vizyonumuz bu...
14/03/2026

Hacıbektaşlı genç bir takipçimizden gelen metni, olduğu gibi yayınlıyoruz. Kendisine teşekkür ederiz 📢 🧭🔑

"Vizyonumuz bu kadar küçük ve ilçeyi bu kadar mı seviyoruz?" 📉🤔

Merhabalar, ilçemiz hakkında birkaç düşüncemi bu sayfanın takipçileriyle paylaşmak istiyorum. 🗣️✍️

Küçüklüğümüzden itibaren Aleviliğimizle, Bektaşiliğimizle, Atatürkçü kimliğimizle ve Hacıbektaşlı olmamızla hep gurur duyduk; böyle büyütüldük. 🕊️🇹🇷 Büyüklerimizden ve çevremizden aldığımız telkinlerle; tutuculuğun ve belirli siyasi kalıpların topluma fayda sağlamadığını adeta zihnimize kazıdık. 🧠💡

Bugün ülkemiz birçok sorunla boğuşuyor. Toplum için ama topluma rağmen, itirazlara kulak tıkamış ve halkla bağını koparmış bir yönetim modeli uzun süredir hüküm sürüyor. 🚫🔗 Bu durum haklı itirazlar doğursa da süreç dönüp dolaşıp iktidarın beslendiği kutuplaşma iklimine evriliyor. 🌪️❌

Ancak ilçemize döndüğümüzde durum farklılaşıyor. 📍
Hacıbektaş Belediyesi ve yerel kurumlar; her uygulama, girişim ve geleceğe dokunacak iyi bir adım için "sosyal onayı" en kolay alabilecek konumdalar. ✅ Çünkü bu, ilçenin köklü kültürel yapısına ve genetiğine uygun. Buna rağmen, ne yazık ki her gelen yönetim, birçok uygulamasıyla gideni aratır hale geliyor. 📉 Genel tabloya baktığımızda; yapılan yatırımların ve kalıcı işlerin birbirleriyle uyumu olmadığı gibi, yaşamsal ve ekonomik sürdürülebilirliği de bulunmuyor. 🏗️🍂

İlçemizin ihtiyaçları bellidir. 📌
Tüm detayları, ana hatları ve yan çıktılarıyla 50 yıllık bir vizyon planı hazırlasak ve her gelen yönetim bu "güzel geleceğin" bir parçasını inşa etmek üzere bayrağı devralsa ne güzel olurdu. 🏁🏃‍♂️ Üretim dinamiklerimize uygun modern bir pazar yeri; eğitim ve kültür seviyemize yakışır yaşayan bir kültür merkezi; geleceğimizi şekillendirecek eğitim kurumları ile eş güdümlü çalışan bir sivil toplum ve belediye yapısı maalesef bugün mevcut değil. 🏛️🥀

Bütün bunları bir dantel gibi titizlikle işlemek bu kadar zor mu? 🧶🪡
Beğenmediğimiz o tutucu yapılardan farkımız nerede kalıyor? ❓

Kendimizi diğerlerinden ayrıştırıp yüceltirken; neden yaptıklarımızla, bugünümüzle ve inşa edemediğimiz geleceğimizle onlardan ayrışamıyoruz? 🤔💬

Vizyonumuz bu kadar küçük ve ilçeyi bu kadar mı seviyoruz? 💔👣

Bir Üniversite Öğrencisi takipçimizden  gelenmetni, olduğu gibi yayınlıyoruz.  📢 🧭🔑 Bir Lisansüstü Öğrencisinin Gözünden...
12/01/2026

Bir Üniversite Öğrencisi takipçimizden gelen
metni, olduğu gibi yayınlıyoruz. 📢 🧭🔑

Bir Lisansüstü Öğrencisinin Gözünden ;
Hacıbektaş Belediyesi üzerine notlar

Nevşehir Üniversitesi'nde İşletme yüksek lisansı yapan ve geçmişinde Yerel Yönetimler eğitimi bulunan bir araştırmacı olarak, gönül bağı kurduğum Hacıbektaş’taki hizmet süreçlerini yakından gözlemleme fırsatı buldum.
Eğitim hayatımın ilk yıllarında bu ilçede hizmet sektöründe çalışmış olmam, bölgenin dinamiklerini anlamamda bana büyük bir tecrübe kazandırdı.
Ancak son dönemde belediye yönetiminde gözlemlediğim "kriz" seviyesindeki aksaklıklar, beni bu tespitleri paylaşmaya sevk etti.

Farklı kamu kurumlarında yaptığım incelemelerle kıyasladığımda, buradaki temel sorunun kısmen bilgi eksikliği değil , tutum ve zihniyet sorunu olduğunu gördüm.
Yetkililer sorulara yanıt veriyor gibi görünse de, konuşma ilerledikçe kamu kaynağının değeri ve hizmet alan vatandaşın önemi bir kenara itiliyor.
Kurumsal bir çözüm üretmek yerine, "şahsi bir işletme" mantığıyla, sadece kuralların arkasına saklanarak çözüm yolları tıkanıyor. Personelin "olmaz", "değişmez" şeklindeki tutucu tavrı, halkın taleplerini sabote ederken; kamu kaynaklarının ve zamanın boşa harcanmasına neden oluyor.
Daha da önemlisi, bu direncin belediye başkanının varsaydığımız vizyonunu kısıtladığını ve personelin çözüm alternatiflerini gizleyerek süreci bilerek yavaşlattığını gözlemledim.
Bu tablonun, kurumsallıktan uzaklaşmış ve içten içe eriyen bir yapının somut örneği olduğu çok açık.

Tespitlerin özetini aşağıda okuyabilirisiniz.

1. Operasyonel Eylemsizlik ve Statükoculuk Personelin yeniliğe ve çözüme karşı geliştirdiği "muhafazakar" direnç, kamu kurumlarında statükonun korunması içgüdüsüyle hareket edildiğini gösterir. Bu durum, hizmetin hızını ve niteliğini doğrudan düşürmektedir.

2. Liyakat Eksikliği ve Keyfi Yönetim ise hizmet süreçlerinin kurumsal standartlar yerine personelin kişisel inisiyatifine veya keyfiyetine bırakılması, liyakat prensibinin ihlal edildiğini kanıtlamaktadır. Sorunların çözümsüzlüğe sürüklenmesi, profesyonellikten uzak bir çalışma kültürünün göstergesidir.

3. Bürokratik Sabotaj ve Bilgi Asimetrisi Personelin, alternatif çözüm yollarını üst yönetime ve Belediye Başkanına sunmayarak süreci çıkmaza sokması, literatürde "bürokratik sabotaj" olarak tanımlanır. Bu durum, siyasi vizyonun sahaya yansımasını engelleyen en büyük bariyerdir.

4. Kurumsal Kimlik Kaybı ve Verimsizlik Uzun süreli aynı görevde kalmanın getirdiği "yüz-göz olma" durumu, kurum içindeki disiplini ve ciddiyeti aşındırmıştır. Kamu maliyetine karşılık üretilen hizmetin verimsizliği, kurumun kurumsal imajını zedelemektedir.

Süreçteki aksaklıkların giderilmesi adına pek çok yapısal çözüm yolu bulunmakla birlikte; özellikle personelde gözlemlenen mesleki deformasyonun önüne geçilmesi kritik bir önem arz etmektedir.
Bu bağlamda; güncel eğitim programları, amaç birliği (ortak vizyon) ve kapsamlı oryantasyon süreçleri gibi stratejik hamlelerle personelin yetkinliklerine uygun şekilde yeniden konumlandırılması, hizmet kalitesinin sürdürülebilirliği açısından yerinde bir adım olacaktır.

Herşeyin daha iyi olacağını umarak kolaylıklar ve iyi günler dilerim.

Deniz İnal

Bir Hacıbektaş sakini takipçimizden  gelenmetni, olduğu gibi yayınlıyoruz.  📢 🧭🔑 _______________________________________...
24/11/2025

Bir Hacıbektaş sakini takipçimizden gelen
metni, olduğu gibi yayınlıyoruz. 📢 🧭🔑
_____________________________________________________________

Hemşerilerim selamlar.

Burada hep eleştiri yapılıyor, hiç Başkanımızın yaptıkları yazılmıyor. Ali Kaim Başkanımız çok değerli bir insandır, ben çok iyiliğini gördüm. Kendisi göreve başladıktan hemen sonra ilçeye doğalgaz geldi ve süreç çok hızlandı, bunu unutuyor musunuz?

Hemen ilk ay kaldırım ve yolların temizliği, ağaçların budanması için bizzat görev aldı; halkla beraber ağaç budayıp refüj temizliği yaptı.

Ali Kaim Başkanım, geçen ay değerli hayırsever Nermin Eldemir'in bağışlarıyla yapılacak olan otobüs terminalinin inşaat işlemlerini başlattı. Kısa süre sonra güzel bir terminal binamız olacak.

Makam arabasının yerine kendi özel aracını kullandığını biliyorum mesela. İlçe belediyesine masraf yaptırmamak için elinden geleni yapıyor. Hiç kimseyi kırdığını sanmıyorum.

Kendisi emekçi, yani çiftçilik yapıyor; emekçinin halinden en iyi o anlar. Kırdığı bir belediye işçisi olduğunu da sanmam. Gayet saygıdeğer bir insan. Kendisini desteklemeli, yapacağı işlerde onun önünü açmalıyız.

Ama kendisi yapacağı şeyler konusunda bizlere pek bir bilgi vermiyor. Bunu da eleştiri olarak yazayım. Eğer yapacaklarını, yani amacını bilirsek ona ve projesine destek oluruz. Artık üzerimize ne düşüyorsa yaparız.

Sayın Başkanım bu yazdığımı okursan unutma; arkandayız ama sen de yapacaklarını bizimle paylaş. Paylaş ki sana nasıl destek oluruz bakalım. Paraysa para, bağışsa bağış, emekse emek.

Saygılarımla, sevgiler.

Veysi Yücel

İlçe ile ilgili kaleme aldığınız yazıları bize iletin. Yayınlayalım.
22/11/2025

İlçe ile ilgili kaleme aldığınız yazıları bize iletin. Yayınlayalım.

Bir Hacıbektaş Sevdalısı Emekli Esnaf takipçimizden gelenmetni, olduğu gibi yayınlıyoruz.  🧭🔑___________________________...
22/11/2025

Bir Hacıbektaş Sevdalısı Emekli Esnaf takipçimizden gelen
metni, olduğu gibi yayınlıyoruz. 🧭🔑
_____________________________________________________________

Sayın Başkanım,

İlçemizin emektar bir esnafı olarak, Hacıbektaş’ın hem dününü hem bugününü yaşayarak görüyorum. Ancak yarınına dair endişelerim var. Bu yüzden size, yalnızca bir vatandaş olarak değil, bu toprağın dert ortağı olarak sormak isterim .

Belediyemizin "rutin" işlerin ötesine geçen kaç projesi var? Avrupa Birliği fonları ve kırsal kalkınma hibeleri kapıda beklerken, biz kaç tane dosya hazırlayıp hibe onayı aldık? Sosyal medya sayfalarına baktığımızda vizyon projeler değil; sürekli ihale, satış ve kiralama ilanları görüyoruz. Belediyecilik sadece mülk yönetmek midir, yoksa bir kente kimlik kazandırmak mı?

Görüyoruz ki merkezi iktidarın, özellikle Sayın Bahçeli’nin girişimleriyle ilçemize, örneğin Cemevi projesi üzerinden bir yönelimi var. Peki, bu rüzgârı yelkenimize doldurabiliyor muyuz? Hazır bu "ilgi" varken; ilçenin kaderini değiştirecek, ekonomiyi ayağa kaldıracak projeler için Ankara’nın veya Avrupa’nın kapısını aşındırıyor muyuz? Yoksa internette, sosyal medyada görünen "Kapalı Pazar Yeri" gibi projeler sadece birer vitrin süsü mü, yoksa gerçekten sahiplenilmiş hedefler mi?

Anlaşılıyor ki belediye yönetimi, günlük ödemelerin ve anlık sorunların telaşına düşmüş. Ancak Hacıbektaş gibi bir makam, "günü kurtarma" yeri değildir.

Hacıbektaş Belediyesi çaresiz kalamaz; çünkü burası çaresizliğin değil, umudun kapısıdır. Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır" sözü ile Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı aydınlık yol önümüzde dururken; bizim ne ışıksız kalmaya ne de fikirsiz olmaya hakkımız var.

Çare dışarıda değil; o mirasa layık projeleri hayata geçirecek iradeyi göstermektedir.

Sadece isteyin, bu halk arkanızda duracaktır.

Saygılarımla,

Emekli Bir Esnaf

not: görsel yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Pazar Yeri Yerleşkesi projesi ile ilgili metin ve görselleri ileten takipçimiz; profil resmimizi düzenlemiş. Kendisine t...
21/11/2025

Pazar Yeri Yerleşkesi projesi ile ilgili metin ve görselleri ileten takipçimiz; profil resmimizi düzenlemiş.
Kendisine teşekkür ediyoruz.

Bir Hacıbektaş Sevdalısı takipçimizden gelen; *Pazar Yeri Projesi*için destek metnini olduğu gibi yayınlıyoruz.  🧭🔑-----...
20/11/2025

Bir Hacıbektaş Sevdalısı takipçimizden gelen;
*Pazar Yeri Projesi*için destek metnini olduğu gibi yayınlıyoruz. 🧭🔑
-----------------------------------------------------------

Hacıbektaş: Betondan Yaşama, Emekten Berekete Bir Dönüşüm Vizyonu ile bu pazar yerini yapabiliriz.

Hacıbektaş, yüzyıllardır "insanı" ve "birliği" merkezine alan bir felsefenin başkentidir. Ancak bugün, bu felsefenin ev sahipleri olarak bizler; yazın güneşin, kışın çamurun altında, insan onuruna yakışmayan koşullarda alışveriş yapmaya, üretmeye ve paylaşmaya çalışıyoruz. Oysa Hacıbektaş, sadece üzeri kapanmış bir beton yığınına değil; hayatın yeniden yeşerdiği, emeğin değere dönüştüğü bir "Yaşam ve Üretim Üssü" ne layıktır.

Bizim hayalimizdeki bu proje, bir inşaat projesi değil; bir kalkınma ve aydınlanma manifestosudur.

Yaşayan Bir Organizma > : Bu pazar yeri, Nasıl Bir Yer?

Bu proje, tüketen değil, üreten bir mimari anlayışın eseri olacaktır.

>>>> Hayal edelim *******

Ekolojik ve Akıllı Çatı > : Başımızı soktuğumuz çatı, aynı zamanda hanemizin gelir kapısıdır. Üzeri tamamen güneş panelleriyle kaplı bu yapı, kendi elektriğini üretmekle kalmaz, artan enerjiyi satarak ilçemize kalıcı bir gelir sağlar. Yağmur suyunu depolarında biriktirip doğaya geri veren, atığını kompost tesisinde gübreye dönüştüren bu alan, toprağa saygının somut halidir.

Ağustos’un Vitrini, Yılın Kalbi > : Burası, Ağustos etkinliklerinde Hacıbektaş’ın dünyaya açılan yüzüdür. Kadın kooperatiflerimizin el emeğinin, yerel üreticimizin en has gıdasının ve sanatkarımızın eserinin sergilendiği, binlerce misafirin ağırlandığı modern bir fuar alanıdır.

7/24 Sosyal Yaşam > : Pazarın kurulmadığı günler atıl kalan o soğuk betonlar tarih oluyor. Burası; akşamları düğünlerimize ve şenliklerimize ev sahipliği yapan, boş günlerinde modern otopark hizmetiyle ilçeye nefes aldıran, içinde çayımızı içip sohbet ettiğimiz, yaşayan bir kent meydanıdır.

Eşitlik ve Kazanç > : Kim Kazanacak? Burada "ben" yok, "biz" var. Bu proje, kadınların, küçük üreticinin ve esnafın ekonomik eşitliğini sağlamak için bir araçtır. Kurulacak daimi satış noktalarıyla üretici, yılın sadece bir günü değil, her günü ürününü aracısız olarak misafirlere sunma imkânına kavuşur. Emek, tozlu tezgahlardan kurtulup hak ettiği vitrine taşınır.

Birlikten Kuvvet Doğar > : Nasıl Yapacağız? Böyle bir vizyonu hayata geçirmek için belediye bütçesine sıkışıp kalamayız. Çözümümüz, Hacıbektaş felsefesine uygun bir "İmece 2.0" modelidir:

Hibe ve Fonlar > : Kalkınma Ajansları ve Bakanlıkların "Yeşil Enerji" ve "Sosyal Kalkınma" fonları, projenin ana finansman omurgasını oluşturacaktır.

Gönül Birliği > : Hacıbektaş’a gönül veren iş insanları ve sivil toplum kuruluşları ile şeffaf bir sponsorluk modeli geliştirilecektir.

Kendi Kendini Ödeyen Yatırım > : Çatısındaki güneş enerjisi santralinin geliri, yapının finansman maliyetini zamanla kendi kendine karşılayacaktır.

Bizler, betonu değil; hayatı, ticareti ve kardeşliği inşa etmeye talibiz. Bu proje, Hacıbektaş’ın geçmişinden aldığı ışığı, modern, sürdürülebilir ve adil bir geleceğe taşıma iradesidir. Gelin, bu çatının altında birleşelim; çünkü bir olursak, iri oluruz, diri oluruz.

Saygılarımla.

Bir belediye işçisi takipçimizden gelen yazıyı olduğu gibi yayınlıyoruz.  🧭🔑--------------------------------------------...
14/11/2025

Bir belediye işçisi takipçimizden gelen yazıyı olduğu gibi yayınlıyoruz. 🧭🔑
-----------------------------------------------------------

Sayın Başkanım,

Ben belediyemizde çalışan bir temizlik işçisiyim. Size bu mektubu yazıyorum çünkü içimde birikenler var, çok doluyum. Kusura bakmayın, belki yanlış cümleler kurarım ama bunlar benim yüreğimden dökülenler.

Başkanım, ben her gün bu ilçenin sokaklarını, caddelerini süpürüyorum. Tozu toprağı ben kaldırıyorum. İstiyorum ki Hacıbektaş tertemiz olsun, insanlar mutlu olsun. Ama onca çalışmama rağmen, insanlar yanımdan geçerken yüzüme bakmıyor. Bir "merhaba" demeyi, bir "kolay gelsin" demeyi çok görüyorlar.

Sanki ben yokmuşum gibi, görünmezmişim gibi hissediyorum. Bu bana çok dokunuyor, çok üzülüyorum. Aldığımız maaş az, zaten kıt kanaat geçiniyoruz. Ama paradan geçtim, insan bir güler yüz bekliyor. Bir takdir bekliyor.

En çok da neye şaşırıyorum biliyor musunuz? Burası Hacıbektaş. Emeğin, alın terinin en değerli olması gereken yer değil mi? Biz burada bunu görmeyeceksek nerede göreceğiz? Meclis üyelerimiz bile yanımızdan geçip gidiyor, bir "nasılsın, iyi misin?" diye halimizi sormuyor.

Başkanım, siz sosyal medyada bir fotoğraf paylaşıyorsunuz, herkes sizi alkışlıyor. Ama o fotoğrafın arkasında, sokakları temizleyen biz görünmez emekçiler varız. İyi davranmak, hal hatır sormak bu kadar zor mu?

Belediyede siz dahil, meclis üyeleri, müdürler... çoğu kişi bize patronluk taslıyor. Oysa siz de maaşla çalışıyorsunuz, biz de. Biz bu saygıyı sizden daha çok hak etmiyor muyuz?

Başkanım, sadece büyüklerimiz değil, içerdeki müdürler, memurlar da bazen bize haksızlık yapıyor. Bize kötü davranmalarına göz yumuyorlar, hatta bazen kendileri bile bize karşı haksızlığa ortam hazırlıyorlar. Bizim alın terimizle çalışırken, hakkımızın yenmesine sessiz kalıyorlar. Bu da bizi çok kırıyor.

Ben belediyenin içini de görüyorum. Masada oturanların birçoğu işini sallıyor, aksatıyor. İşi yavaşlatıyorlar. Sizin verdiğiniz emirler, verdiğiniz sözler yerine gelmiyor. Bence sizin de olan bitenden çok haberiniz yok.

Ben ve benim gibi çalışan arkadaşlarım, Hacıbektaş Belediyesi'nde gururla çalışmak istiyoruz. "Ben belediyenin işçisiyim" derken göğsümüzü kabartmak istiyoruz. Ama bu yönetim, bu saygısızlık yüzünden bu gururu yaşayamıyoruz.

Başkanım, çok mu şey istiyorum? Özür dilerim, böyle içimi döktüm. Tek istediğimiz biraz saygı, biraz görülmek.

Lütfen bu mektubu yayınlarsanız benim adımı vermeyin. Vallahi korkuyorum, hemen işimden atarlar.

İyi günler dilerim. Sağ olun.

Saygılarımla, Belediyenizin Görünmez Bir Emekçisi

Not: Fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuştur. Temsilidir.

03/11/2025

Bir takipçimizden gelen yazıyı olduğu gibi yayınlıyoruz. 🧭🔑
-----------------------------------------------------------
Belediye Başkanımız Ali Kaim Öğretmenim,

Bu pazaryeri konusu ile ilgili Kapalı Pazar yeri projenizin duyurusunu bir kaç defa gördüm. Naçizane pazar yeri ile ilgili görüşlerimi bildirmek isterim.

Hacıbektaş'ın kalbinde, hepimizin ortak bir tecrübesi var: Yıllardır yazın kavurucu güneşinin altında, kışın yağmurunda ve çamurunda alışveriş yapmaya çalışmak. Bu durum, sadece konforumuzu değil, esnafımızın emeğini, ürünlerimizin bereketini de etkiliyor. Peki, bu ortak soruna üreteceğimiz çözüm, sadece bir "çatı"dan ibaret mi olmalı?

Biz, Hacıbektaş için bundan çok daha fazlasını hayal ediyoruz. Bizim önerimiz, sıradan bir pazar yeri değil; 7 gün 24 saat yaşayan, kendi enerjisini üreten, ilçeye gelir getiren ve en önemlisi insanları birleştiren bir "Yaşam Alanı" yaratmak.

Gözlerinizi kapatın ve hayal edin: Öyle bir yapı düşünün ki, çatısı sadece yağmurdan korumakla kalmıyor, üzerindeki güneş panelleriyle ilçemizin tüm aydınlatma giderine katkı sağlıyor, hatta fazlasını satarak belediyemize sürekli bir gelir kapısı açıyor. Topladığı her damla yağmur suyunu biriktirip, pazarın temizliğinde ve çevre düzenlemesinde kullanarak doğaya olan saygısını gösteriyor. Pazar bittiğinde ortaya çıkan tonlarca organik atığı, değerli bir komposta dönüştürerek toprağımıza geri veriyor. Bu, sadece bir yapı değil, kendi kendini idame ettiren, akıllı ve ekolojik bir sistem.

Bu merkez, sadece pazar kurulduğu gün değil, haftanın her günü yaşayan bir kalbe dönüşecek. Pazarın olmadığı günlerde, ilçemizin en büyük ihtiyaçlarından biri olan modern bir otopark olarak hizmet verecek. Akşamları ise gençlerimizin mutluluğuna, düğünlerine, kına gecelerine ev sahipliği yapacak.

Ve hepsinden önemlisi, her Ağustos ayında Hacıbektaş'ın yaşadığı o manevi yoğunlukta, bu alan kent meydanına nefes aldıracak alternatif, modern bir anma ve buluşma merkezi olacak. Burası; el sanatlarının, en iyi yerel kuru gıdaların, kadın kooperatiflerinin ve tüm yerel değerlerimizin sergilendiği, çeşit çeşit stantlarla dolu, yaşayan ve muhteşem bir pazar yerine dönüşecek. Esnafımızın ve üreticimizin emeğinin, binlerce ziyaretçi önünde gerçek değerini bulduğu bir kültür ve ticaret alanı olacak.

Dahası, bu yapı Hacıbektaş'ın sosyal dokusunu kalıcı olarak güçlendirecek. İçinde, sadece etkinlikten etkinliğe değil, yıl boyunca kadın kooperatiflerimizin ve yerel üreticilerimizin daimi satış yapabileceği, el emeğini ve yerel lezzetleri doğrudan misafirlerle buluşturacağı şık bir köşe olacak. Burası, bir çay ocağında oturup soluklanacağımız, dostlarımızla buluşacağımız, hemşerinin ve turistin bir araya geleceği yeni kent meydanımız olacak.

Böyle bir projeyi hayata geçirmek, tek başına bir belediye bütçesinin yükü olmak zorunda değil. Bu bir vizyon ve bu vizyon, Hacıbektaş'ı seven herkesin ortak paydasıdır. Kalkınma ajanslarından kültür ve çevre fonlarına, Hacıbektaş sevdalısı hayırseverlerden esnafımızın kendisine kadar uzanan geniş bir iş birliğiyle bu hayali gerçeğe dönüştürebiliriz.

Artık ihtiyacımız olan şey, beton bir yüzeyin üstünü kapatmak değil; Hacıbektaş'a yakışan, gelecek nesillere miras bırakacağımız, akıllı, çevreci, gelir üreten ve sosyal bağlarımızı güçlendiren bir "yaşam alanı" inşa etmektir. Bu, Hacıbektaş'ın potansiyeline olan inancımızın bir sembolü olacaktır.



Proje görseli değildir. Video temsilidir.

Bir takipçimizden gelen yazıyı olduğu gibi yayınlıyoruz.  🧭🔑-----------------------------------------------------------D...
01/11/2025

Bir takipçimizden gelen yazıyı olduğu gibi yayınlıyoruz. 🧭🔑

-----------------------------------------------------------

Değerli Hacıbektaş Belediye Başkanımız Ali Kaim Bey,

Hacıbektaş'ta "Görünür" Olmayan Yardım Standı var ve bir eleştiri ve önerim olacak size değerli Başkan.

Hacı Bektaş Veli Dergahı'nın girişinde, belediyenin bütçe yetersizliklerini aşmak amacıyla açtığı yardım standı, mevcut haliyle amacına ulaşamayan bir girişim olarak dikkat çekiyor. Bir personelin makbuz karşılığı bağış toplamak için beklemesine rağmen, standa neredeyse kimsenin yaklaşmaması ve bağış yapmaması, acı bir gerçeği ortaya koyuyor: İyi niyet tek başına yeterli değil.

Bu durum, ne yazık ki belediyenin birçok faaliyetinde hissedilen genel bir verimsizlik ve programsızlık sorununun küçük bir yansıması gibi. Sorun, yardım talebinde değil, bu talebin halka nasıl sunulduğundadır. İnsanlar, belirsiz bir "belediye bütçesine" değil, somut ve anlamlı projelere destek vermek ister.

Çözüm ise Soyut Talepten Somut Projeye Geçiş olmalı.

Mevcut atıl stand, basit ama etkili dokunuşlarla gerçek bir toplumsal destek noktasına dönüştürülebilir.

Görünürlük ve şeffaflık düşünüldüğünde; yardım standı, sadece bir masa ve bir görevliden ibaret olmamalı. Yapılması planlanan projeler; dikkat çekici afişler, görseller ve hatta dijital kiosklar aracılığıyla net bir şekilde sergilenmelidir.

Hedef Odaklı Bağışları amaçlayarak, vatandaşlara "genel bütçeye" değil, desteklemek istedikleri spesifik bir projeye bağış yapma seçeneği sunulmalıdır.

Bu yaklaşımla, ziyaretçiler ve yerel halk, paralarının nereye gittiğini net olarak bilecektir. Kimi hayvan barınağına destek olurken, kimi tarihi çeşmelerin onarımını üstlenebilir. Kimi sürdürülebilir solar sokak aydınlatması için, kimi ağaç dikimi veya çevre düzenlemesi için katkı sunabilir. Hatta bir araç bakım atölyesi gibi somut bir ihtiyacın giderilmesine de ortak olabilirler.

Şeffaflık, güveni; güven ise desteği beraberinde getirir. Belediye, projelerini görünür kılarak ve halkı bu projelere ortak ederek, şu anda bomboş duran o standı, Hacıbektaş için gerçek bir kaynağa dönüştürebilir.

Saygılarımla.

Address

Nevşehir
Hacıbektas
50800

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Hacıbektaş Belediyesi ; talep ve görüşler posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category