Bir Zamanlar Karahasan

Bir Zamanlar Karahasan 1999 yılında kurulmuş olup belediye başkanı Cevat Canlı seçilmiştir.3 dönem üst üste belediye başkanı olmuştur.
30.03.2014 de kapanarak mahalle olmuştur.

14/01/2025

EY OĞUL KULAK VER BABANIN NASİHATINA !!!

Babam derdi ki yavrum! Küçüğü küçümseme;
Küçücük bir darbeden, kalp kırılır mı deme.
Orman nasıl yanarsa, bir kibriti çakmakla;
Hayırlar da kül olur, bil ki başa kakmakla…

Babam derdi ki yavrum! Kibir şeytana hastır,
Şeytanla dost olanın, âkibeti iflâstır.
Dünya hırsı doyurmaz, yedikçe aç kalırsın;
Kibirde yükselirsen, kabirde alçalırsın…

Babam derdi ki yavrum! Dostun postuna kanma,
Allah’tan başkasına, güvenip de yaslanma.
Var gününde sevilir, el üstünde olursun;
Dar gününde kendini, yapayalnız bulursun…

Babam derdi ki yavrum!
Öfke kanla beslenir;
Şeytan âdemoğluna, “öldür! ” diye seslenir.
Vehimler, vesveseler, öfkeye katran döker,
Şeytan ancak, eûzu besmeleyle diz çöker…

Babam derdi ki yavrum! Kimseye sır yükleme,
Hiç kimseden sınırsız, bir sadâkat bekleme.
İnsan pervane gibi, rüzgâr bulunca döner,
Gündüz fener kesilir, gece olunca söner…

Babam derdi ki yavrum! Şükredip duruyorum.
Açgözlü insanlara, hep şunu soruyorum:
Bir avuç kara toprak, üç metre kefen için,
Cehenneme bu kadar, ısrarla talep niçin? ..

Babam derdi ki yavrum! İnsanoğlu savrulur,
Kalpler ancak Allah’ı, anmakla huzur bulur.
Makam, mevki, para, pul, insan olmaya yetmez,
İnsanda irfan yoksa, ceset beş para etmez…

Babam derdi ki yavrum!
Borç insana tasmadır,
Kölelik fermanına, hem de mühür basmadır.
Fâizin güler yüzlü maskesine aldanma;
O şeytan sarmalına, düşen kurtulur sanma…

Babam derdi ki yavrum! İnsanoğlu nankördür,
Herkeste kusur görür,
kendi nefsine kördür.
O kaskatı kalbini, tarife taşlar yetmez;
Allah affeder amma, insanoğlu affetmez (!) …

Babam derdi ki yavrum! Diplomalı câhiller;
Kur’ân’a kin üreten,
Bir zümreye dahiller.
Hiçbiri kurtulamaz, girdiği dar kafesten;
Ve hiçbiri utanmaz, tükettiği nefesten…

Babam derdi ki yavrum!
Ölüm herkese yakın;
Onunla arkadaş ol, kaçmaya kalkma sakın.
Ölümle barışırsan,
ömürle barışırsın;
Yoksa her türlü şerde,
şeytanla yarışırsın…

Babam derdi ki yavrum! Rabb’inedir dönüşün;
Huzuruna çıkacak, yüzün var mı? Bir düşün.
Sırattan geçmek için, iki kanat gerekli;
Biri Kur’ân..
Biri de, düşünmektir sürekli…

Babam derdi ki yavrum! Dedikodu zillettir;
Dilden dile bulaşan,
kronik bir illettir.
Kur’ân; uzaklaş diyor,
gıybetin vahşetinden;
Çünkü insan tiksinir,
ölmüş kardeş etinden…

Babam derdi ki yavrum!
Dîne hurâfe katma;
Türbede mum yakıp da, şirki din diye satma.
Yanlarında dururken,
Kur’ân gibi bir liman;
Gör ki; şirk denizinde, boğuluyor müslüman…

Babam derdi ki yavrum!
Şerde hayır arama;
Unutma ki şeytanlar,
bal dökerler harama.
İnsan nefsi zayıftır,
aç gözlüdür.. Bilesin.
Sabrı silah eyle ki; ona gâlip gelesin…

Babam derdi ki yavrum!
Bu yol hayat yoludur,
Tehlikeli virajlar,
kavşaklarla doludur.
Dikkat et..
Kur’ân’daki kırmızı ışıklara,
Kazâ yaparsan eğer, suçu kendinde ara…

Babam derdi ki yavrum! Rabb’imiz lütufkârdır,
Her zorluğun sonunda,
mutlak kolaylık vardır.
Ümitsizlik; şeytanın kurduğu bir tuzaktır.
Allah’a yaklaşanlar, tuzaklardan uzaktır…

Babam derdi ki yavrum! Kendini helâk etme;
Câhillerden yüz çevir.
Boşa nefes tüketme.
Çünkü canlı cesetler, ne görür, ne duyarlar.
Onlar, “çağdaş” putların, buyruğuna uyarlar…

Babam derdi ki yavrum! Kadere küsme sakın;
Bil ki; seni Yaratan, sana senden de yakın.
Ne gaflet, ne cehâlet, ne sefâlet kaderdir.
Allah ancak sabreden, kullarla beraberdir…

Babam derdi ki yavrum! Pişmanlık kurtuluştur.
Vicdanla yüzleşerek,
yeniden varoluştur.
Pişmanlık; yanmak değil, yanınca sönmemektir.
Hak yolundan bir daha,
geriye dönmemektir…

Babam derdi ki yavrum!
Sık gidersen dostuna;
Birgün eşik dibinde,
yer bulursun postuna.
Kendini bilmeyenin,
bil ki dinmez gözyaşı;
Çünkü sonunda çatlar,
dostun da sabırtaşı…

Babam derdi ki yavrum! Özgürlük zihindedir.
Aklı selim beyinler, zindanda da zindedir.
Nice köleler var ki; iffetin kalesidir.
Nice sultanlar var ki; nefsinin kölesidir…

Babam derdi ki yavrum! “Çağdaşlık” dedikleri;
Çürümüş bir ahlâkın, erozyon delikleri.
Moda sık sık değişen, bir hevâ dürtüsüdür;
Oysa hiç değişmeyen, iffetin örtüsüdür…

Babam derdi ki yavrum! Bilmeceler kolaydır.
Lâkin insanı çözmek, inanılmaz olaydır.
Kimi durur sınırda, kimi yıkar bendini.
Kimi pişer ateşte, kimi yakar kendini…

Babam derdi ki yavrum!
Herşey açık bu dinde;
Şeytana dikkat diyor, yüzdoksan âyetinde.
Ne yazık ki; insanlar, bu çığlığı duymuyor.
Hayvanları ürküten, vahşetine doymuyor…

Babam derdi ki yavrum! İnsanoğlu aldanır.
Servetini gördükçe, kendini Kârun sanır.
Secde eder, tapınır, kotrasına jipine.
Bilmez ki; nice Kârun, girdi yerin dibine…

Babam derdi ki yavrum! Kürsülere boş çıkma.
Seni dinlemek için, koşup geleni sıkma.
Mikrofon buldum diye, uzatırsan sözünü;
Dinleyen önce esner, sonra yumar gözünü…

Babam derdi ki yavrum! Hayvanları yermeyin,
Onlar sözden anlamaz, ahlâk dersi vermeyin.
Edep, hayâ, haysiyet, ancak insanı bağlar,
Bu durum hayvanlara, özgürce (!) yaşam sağlar…

Babam derdi ki yavrum!
Secde şuur demektir;
Şuur yoksa, ameller, beyhude bir emektir.
Nefsanî fırtınalar, îmânı söndürmesin,
Sen gafleti öldür ki, o seni
Babam derdi ki yavrum!
Fitne katilden beter;
Bir fitne; yüzbinlerce, insan katline yeter.
Fitneler; toplumları önce kinle yoğurur;
Sonra da akıl dışı, katliamlar doğurur…

Babam derdi ki yavrum!
Bütün dertler bir yana,
Kur’ân da, ümitsizlik haramdır müslümana.
Her çilenin bir ecri, gecenin fecri vardır;
İnsanın selâmeti, ancak sabrı kadardır.
Seherin güzelliği hayatımızın her anını nurlandırsın.

Duasıyla ey oğul dinle babanın sözlerini kurtar iki dünyanı.
Sevin Ashab-ı Kiram ile Resulullahın dizinin dibinde.
İç Havz-ı Kevser’den suyunu kurtul ebediyyen susuzluktan…

Allah hepimize, neslimize, Aziz milletimize, İslam milletlerine ve dünya insanlığına DAREYN saadeti kazanacak şuur, idrak ve amel nasib etsin…
29.10.2024

14/01/2025

‘’ ZEMZEM SUYUNUN ‘’ MUHTEŞEM SIRRI

Japon ve Alman bilim adamlarının Zemzem suyu hakkında yaptıkları araştırmalar sonucu hayrete düşürdü. Topladıkları bilgileri bir belgeselde açıkladılar.
TRT'nin Zemzem suyu ile ilgili hazırladığı belgeselde, bu yapılan çalışmalar ve sonuçları izleyici ile buluştu. Zemzem suyu, hiç bozulmadan, kirlenmeden, yosun bile tutmadan 4 bin yıldır kullanılıyor.
Alman bilim adamı Dr. Knut Pfeiffer, zemzem suyu ve kristalleri üzerinde uzun yıllardır araştırma yürütüyor. Dr. Knut Pfeiffer'in yaptığı çalışmalar sonucu zemzem suyu içen birinin, içtikten 35 dakika sonra rahatladığını tesbit etti.
Dr. Knut Pfeiffer, bunun yanı sıra yaptığı çalışmaların bir başka sonucu olarak şu ifadeleri kullanıyor: “Çok acayip bir deney yaptım. Bir damla zemzem suyuna yüz damla normal su karıştırdım. Sonuçta gördüm ki suyun hepsi zemzeme dönüşmüş. Sonra bir damla zemzeme bin damla normal su karıştırdım. Ve yine gördüm ki hepsi zemzeme dönüşmüş. Bunun sebebi nedir, neden? Zemzemde öyle bir enerji var ki başkasını değişmesine sebep olur ama kendi değişmez.”
Zamzem suyu ile ilgili araştırmalarını sürdüren Japon bilim adamı Dr. Masura Emoto , zemzem suyunun ne niyetle içilirse o sıkıntıdan kurtulmaya vesile olduğunu araştırmaları sonucu ispatladı. Dahası farklı frekanstaki ses dalgaları karşısında zemzem suyunda kristallenmeler meydana geldiği ve çan sesine maruz kaldığında kristallerinin karardığı, Kur'an-ı Kerim ve ezan sesinde ise parlaklaştığı ve netleştiği sonucuna vararak hayretler içinde kaldı. Oluşan kristallerin Kabe'ye benzediği gözlendi.
Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı çalışmalar sonucundaki raporlarında, zemzem suyunun dünyanın en içilebilir ve sağlıklı sulardan biri olduğu, içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan tek suyun zemzem suyu olduğu açıklanmıştı.

Köprü deyip geçmeyin, sadece insanlar geçmez; altından sular, üstünden zaman geçer.İki yakayı bir araya getirir, üstüne ...
13/09/2024

Köprü deyip geçmeyin, sadece insanlar geçmez; altından sular, üstünden zaman geçer.

İki yakayı bir araya getirir, üstüne basan herkese yardım edecek kadar kadirşinas dostlarımızdır köprüler...

Her köprünün bir hikayesi vardır, benim de bu köprüde küçük bir hatıram...

Bu köprü Karaağaç köprüsüdür. Ilkokul ve mahalle camisine geçmeyi, karşı bahçelere bağlantıyı sağlar.

Burada, çocukluğumuzda dal bir köprü vardı, korkarak karşıya geçerdik. Rüzgarlı havalarda öğretmenler kucaklarında taşırdı çocukları.

Bir büyük eksiklik dönemin muhtarı Cevat Canlı ile giderildi. Benim yaşımda olanlar rahmetli efsane muhtar Dursun Canlı döneminde yapılan Höbomar Köprüsü, Seyit Suyu Köprüsü, Aşağı Camiyanı Köprülerini iyi hatırlarlar.

Askerden yeni geldiğim günlerdi. Köprünün inşaatına başlanmış. Muhtar, kâh köyden yardım toplamış, kâh devletten yardım almış, çekmiş besmeleyi...

Parası olan para vermiş, adamı olan işçi gelmiş, usta Mahmut Demir önderliğinde başlamışlar çalışmaya...

Rahmetli amcam da beni göndermişti. "Benim adıma beş gün çalış, geçmişlerim hayrına, yevmiyeni veririm." demişti.

Sabah alacakaranlıkta kazmayı küreği omzuma atıp yola çıktım. Hem "insanların gözü iri kıyım bir işçi görsün." diyordum.

Ilk ben geldiğimi zannediyordum ama bir de baktım ki Muhtar ile Mahmut Usta oradalar ve etrafta dolanıp birşeyler not ediyorlar.

Muhtar beni görünce gülümsedi "Hayırdır hocam, bu saatte nereye?" dedi gülümseyerek.

Olayı kısaca anlattım, 'amcamın namına çalışmaya geldiğimi' söyledim. Omzuma naifçe bir iki defa vurdu, sonra Mahmut Usta'ya döndü;

"Hocayı fazla yormayın, vatan görevinden yeni geldi, henüz asker sayılır, askeri üzmek olmaz." dedi.

Onlar keşif faliyetine devam ederken durum merakımı celbetti. Köprünün ustası burada, aza var, hiyyet var, bu saatte muhtar niye burada...

Edemedim sordum;

"Birini görevlendirseydiniz, onca işin içinde sabahın köründe bir de bununla meşgul oluyorsunuz..."

Muhtarın cevabı ilginçti;

"Bazı anlar vardır, kendin bizzat görecek, tespit edeceksin. Başkasına güvenmeyeceksin. Bu da öyle bir şey; bu gün temel atıyoruz, birine güvenip işe başlasak ve olaki bir eksik çıksa bütün emek su altında kalır."

Biz bunu yıllar sonra Koreli bir yöneticiden duyduk; adam "Kendin gördün mü?" demişti. Ondan sonra biz arkadaşlarımıza hep "kendin de gör" derdik.

Uzatmayalım, bu köprüde beş gün çalıştım, amcam beş yevmiye verdi ve o parayla Kocaeli'nin yolunu tuttum. Işte benim hayata başlama vesilem, yaşamımın temelinde olan bu köprü ve ondan kazandığım o çok değerli beş yevmiyedir.

O günler bana yardımcı olan dönemin muhtarı kıymetli büyüğüm, sonra üç dönem belediye başkanlığı da yapan Cevat Ağabeyime, köprünün ustası eniştem Mahmut Bey'e ve köprüde çalışan herkese sonsuz müteşekkirim.

O köprüler yıllar yılı ayakta duruyor, sel, yel, yıkamıyor. Hatta ustası çok iddialı, diyor ki;

"Al eline balyozu, bir kıymık koparabilirsen helâl olsun."

Biz de bu memlekete çivi çakanlara, hizmet getirenlere, bu toprakların tozunu yutup çilesini çekenlerin hepsine hakkımızı helâl ettik.

Selam ve muhabbetle efendim...

F.D

Selamun aleyküm Peygamber efendimiz (s a v) bazen şöyle dua ederdi:Allahım senden sıhhat, iffet, emanete riayet, güzel a...
09/08/2024

Selamun aleyküm
Peygamber efendimiz (s a v) bazen şöyle dua ederdi:
Allahım senden sıhhat, iffet, emanete riayet, güzel ahlak ve takdire rıza niyaz ediyorum.
Allahım peygamber efendimiz senden neyi istediyse bizler de onu istiyoruz nasib eyle ya Rabbi! Nelerden sana sığındı ise biz de onlardan sana sığınıyoruz bizleri muhafaza eyle ya Rabbi!
Geçmişlerimize rahmet eyle!
Kalanlara sıhhat-selamet eyle
Hastalara şifa ver! Dertlilere deva, borçlulara ödeme kolaylığı ver Allahım!
Bugünümüzü dünümüzden, yarınımızı bu günümüzden, Ahiretimizi dünyamızdan hayırlı eyle Allahım! Üzerimizde kimsenin hakkını bırakma! Gönül ferahlığı ile helalleşmeyi nasip eyle Allahım!
HAYIRLI CUMALAR…

30/06/2024
Darlık verme gönlümüze, Mekân senin Allah'ım.Fırsat verme kötü niyetlilere, Hüküm senin Allah'ım.İmkân verme zalimlere,K...
15/02/2024

Darlık verme gönlümüze,
Mekân senin Allah'ım.
Fırsat verme kötü niyetlilere,
Hüküm senin Allah'ım.
İmkân verme zalimlere,
Kul senin Allah'ım.
Dualarımız kabul cuma mız hayırlara vesile olsun inşallah âmin.

Çorlu devlet hastanesinde tedavi görmekte olan kardeşim Nail CANLI vefat etmiştir cenazesi Çorlu’dan gölköy karahasan ma...
30/01/2024

Çorlu devlet hastanesinde tedavi görmekte olan kardeşim Nail CANLI vefat etmiştir cenazesi Çorlu’dan gölköy karahasan mahallesine getirilerek yarın
31 Ocak 2024 günü karahasan Mahallesi’ndeki aile kabiristanlığında toprağa verilecektir Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah.

Gölköy,aybastı,kabataş,gürgentepe ilçeleri gölköye bağlı bir ilçeiken bu ilçeye bağlı köylerde ve ilçe merkezinde ilk de...
14/12/2023

Gölköy,aybastı,kabataş,gürgentepe ilçeleri gölköye bağlı bir ilçeiken bu ilçeye bağlı köylerde ve ilçe merkezinde ilk defa okulu bu fotoğrafta olan insanlar 1927 yılında karahasan köyünde fotoğraftaki okulu yapmışlardır 1928 yılında okulun açılış sırasında bu fotoğrafı çekinmişlerdir. Rabbim onlara rahmet eylesin mekanları cennet olsun.

09/12/2023

Aybastı Perşembe Yaylasının mimarı ; Atalarının ezelini ebede taşınması için Türbe ve mezarların aslına uygun ve ecdada yakışacak şekilde ihyası'nı sağlayan o dönem ki Aybastı belediye başkanı dostum
Sn. İzzet Gündoğar başkana ve yapımında sponsor olan iş adamı'na ve tüm emeği geçenlere teşekkür etmeyi ‪bir memleket ve tarih sever olarak borç bilirim.
( Türk’lere Karadeniz’in Kapılarını açan Danişment Gazi ve Askeslerini Şehadetlerinin 915. Yılında rahmetle anıyoruz).‬

‪1105 Ordu Aybastı Perşembe Yaylası‬
‪Karadeniz’de tarihimizin başladığı yer.‬

08/04/2023

SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA

Barış Manço’nun 1979 Yılında meşhur ettiği, Mehmet Ağa Aslen Karamanlı bir Toprak ağasıyken, Osmanlı Dönemi yetkilileri Mehmet ağayı çağırarak Kıbrıs Girne’de büyük bir tarla vererek " Karaman’daki Bahçelerin gibi ek, biç, halka iş ver bizde sana toprak bağışlayalım. Hayvancılık ve Tarımı geliştir" derler...
1810-1920 tarihleri arasında yaşamış Karaman’ dan Kıbrıs’a 5 kardeşinide alıp gelmiştir. Yörük Türkmendir... Kıbrıstaki Köyünün adının Göçeri olması, Yörüklerin konar göçer hayatından gelmektedir. Yörükler köyü de derlermiş Göçeri köyüne ..
Sarı Çizmeli Mehmet ağa, Devlete söz verdiği gibi Tarımda ve hayvancılıkta binlerce kişi çalıştırır, İş verir büyük bir aile olurlar...
Zamanla 3 bin dönümden fazla toprağı olur. Kavgalıları barıştırır, bekarları evlendirir, eşyalarını hediye eder, ev verir, en az da birer dönüm toprak bağışlarmış.
Fakir fukara bir kahvehaneye, ya da lokantaya gittiğinde para ödemez, yer içer, tüm hesapları Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’ya yazdırırlarmış.
Ağa her Cuma namaz öncesi esnafı dolaşır, halkın borçlarını ödermiş.
Kendi gibi gönlü de zengin bu ağa malını mülkünü hep başkalarının hesabını ödeyerek harcadığından, yokluk içinde ölmüştür.
Torunları hala Girne İli, Dikmen Beldesi, Göçeri Köyünde yaşamaktadır.
Barış Manco anlatıyor : Kıbrıs’a gittiğim zaman bu mezarı arayıp buldum.
Beni çok üzen konu ise, Mezarın sahipsizliği...
Kabri aradığımı taksiciye söyleyince, Öyle bir bakış attıki anlatamam... " Abi Ben yıllardır burada taksiciyim, böyle bir mezar duymadım" demiştir.
Gittiğimiz köyde bir amcaya denk geldik ve sorduk. Taksicide kulaklarıyla duydu ve amcada aynen böyle diye doğruladı ve bize mezarı şu karşı tepede diye gösterdi.
İşte bu hikayeyi 1971’de Kıbrıs’a gittiğinde duyan ve araştıran Barış Manço Kabri ziyaret eder fakat çok bakımsızdır kabri (1977) Sarı Çizmeli Mehmet Ağa şarkısını yapar ve sonrasında Mehmet Ağa’nın köyündeki mezarını yaptırır (1982).
İşte o harika şarkının kaynağı bu hayat hikayesidir
Şimdi sözlerinin daha bir anlamlı olduğunu fark edeceksiniz.
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
Yaz dostum güzel sevmeyene adam denir mi
Yaz dostum selam almayana yiğit denir mi
Yaz dostum altı üstü beş metrelik bez için
Yaz dostum boşa geçmiş ömre yaşam denir mi
Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı
Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile
Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile
Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu
Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile
Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı
Yaz dostum Barış söyler kendi bir ders alır mı
Yaz dostum su üstüne yazı yazsan kalır mı
Yaz dostum bir dünya ki haklı haksız karışmış
Yaz dostum boşa koysan dolmaz dolusu alır mı
Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı.
Halk bilimi, kültür, ve müzik ancak böyle güzel birleştirilebilir. Ve bunu en iyi yapanlardan biri Barış Manço idi. Hem hikayedeki Mehmet Ağanın hem büyük kültür adamı Barış Manço' nun ruhu şad olsun...

~Çanakkale Öğretmen Okulundan Mücella Türkay Kırmızıgül 'den alıntıdır~ ...

Address

Gölköy
52600

Opening Hours

Monday 08:00 - 17:00
Tuesday 08:00 - 17:00
Wednesday 08:00 - 17:00
Thursday 08:00 - 17:00
Friday 08:00 - 17:00

Website

,_G%C3%B6lk%C3%B6y

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Bir Zamanlar Karahasan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share