Tarakçıoğlu Konağı

Tarakçıoğlu Konağı Konaklar Mahallesi (Makrevis Köyü)'nde bulunan ve Tarakçıoğlu Hurşit Ağa tarafından yaptırılmıştır. Mutad içecek sütlü kakao veya sütlü kahve idi.

Çamlıhemşin ilçesinin Konaklar Mahallesi'nden (Makrevis Köyü) olan ailenin bugünkü soyadları Tarakçı olup, Moskova, Yalta ve Tahran şehirlerinde ticari faaliyetlerde bulunmuşlardır. Tarakçı ailesinin reisi olarak Moskova'ya gidip fırıncılık yapan Hurşit Tarakçı'dan sonra İsmail ve Yunus Tarakçı gibi Tevfik ve Mehmet Ali kardeşler de ailenin yurt dışı gurbetçilerindendir. Ayrıca pek çok Hemşinli a

ilede olduğu gibi, bu aileden de Rusya doğumlu iki oğlu olan Hüsnü Tarakçı'dan Rus İhtilâli sonrasında bir daha haber alınamamıştır. Moskova'dan ayrılarak güneye, Karadeniz sahil şeridi üzerindeki Yalta'da baba mesleği fırıncılıktan pastacılığa doğru bir geçiş yaparak Vatan Pastanesi'ni açan aile, Rusya'nın ileri gelen kişilerinin bulunduğu bu yörede gelen talepler doğrultusunda adını Kırım'daki Dilber şehrinden alan Dilber Pastanesi'ni faaliyete geçirirler. 1928 yılına kadar yurt dışı gurbet macerasını sürdüren aile, 1917 Rus İhtilâli nedeniyle mallara el konulacağı anlaşılınca Türkiye'ye dönmenin yollarını aramışlardır. İsmail Tarakçı büyük zorluklardan sonra Rusya'dan ayrılmış, Samsun'a yerleşerek Ulus Pastanesi'ni açmıştır. İsmail Tarakçı daha sonra yanına gelen kardeşi Mehmet Ali Tarakçı'ya işi bırakarak Çamlıhemşin'e dönmüştür. Tevfik Tarakçı, Mehmet Ali Tarakçı ile bir süre çalıştıktan sonra Sümer Pastanesi'ni açmıştır. 1952 yılında Ankara'dan Samsun'a ailesiyle birlikte gelen Ortan Köyü Gülapoğlu Ailesi'nden Halil Atakcan Ulus Pastanesi'ne gelip gider. Bu yıllarda çocuk yaşta olan Halil Atakcan'ın oğlu Ünal Atakcan'ın bu pastane ile ilgili izlenimlerini kendi ağzından dinleyelim: "Samsun'da, Atatürk heykelinin önündeki caddede Kefeli Apartmanı'ndan istasyon yönüne doğru giderken sağ ilerde köşede Ulus Pastanesi vardı. Halen bu pastanenin olduğu yerdeki apartmanın ismi yine Ulus ama Ulus Pastanesi'nin yeri ikiye bölünmüş, köşede şimdi bir pideci var. Ulus Pastanesi'nde; palmiye ağaçları, masalarda bembeyaz kolalı saten örtüler, aynı şekilde peçeteler bulunurdu. Mehmet Ali Tarakçı'ya bakan Maria isimli Rus Hanım onunla Rusya'dan gelmiş ve pastaneyi çekip çevirdiği gibi Mehmet Ali Bey ile de bizzat ilgilenirdi. Babam, babası Gülapoğlu Şerif Efendi'nin, Rusya'da bir zaman Tarakçılar ile beraber çalıştığını söylerdi. Pastane temizlik ve düzeni ile bambaşka idi, Mehmet Ali Tarakçı'nın Ulus Pastanesi, heykele daha yakın tarafta olan kardeşi Tevfik Tarakçı'nın Sümer Pastanesi'nden bile çok farklı idi." İsmail Tarakçı, Mehmet Ali Tarakçı, Tevfik Tarakçı ve Hüsnü Tarakçı ile ilgili bu bilgilere yer verdikten sonra gelelim Yunus Tarakçı ile ilgili bilgilere. Yunus Tarakçı ve ailesinin gurbet hikâyesine ise Jak Deleon'un "Beyoğlu'nda Beyaz Ruslar" adlı kitabının 150 ve 151. sayfalarında rastlanmaktadır. Yunus Tarakçı'nın hikâyesine "Nikolai Timçenko ve Prokfy Slita" başlıklı yazıda şu şekilde yer verilmiştir: "Nikolai Gheorghievich Timchenko, 26 Nisan 1897 tarihinde Ukranya'nın Kharkhov kentinde doğdu. Babası Gheorghi Timchenko annesi Maria Kusterskaya'ydı. Çaykovskiy'nin de okuduğu Saint Petersburg İmparatorluk Hukuk Okulu mezunu olan Nikolai Timchenko, Çar Nikola'nın ordusunda üsteğmen rütbesiyle görev yapmıştı. 1920 yılında İstanbul'a geldi. Soylu ailesinin yıkılışı, parçalanan düzen ve zorunlu göç anıları bugün İstanbul'da yaşayan en yaşlı Beyaz Rus'un hatırlamak istemediği anlar. Feodosia limanından bir yük gemisiyle İstanbul'a vardığında 23 yaşındaydı. 1920 - 26 yılları arasında şoförlük dahil birçok işe girip çıktığını anlatıyor. Fransızca ve Almanca'yı çok iyi bildiği için mektupla öğrenim yoluyla Paris'teki "İnstitut Normal Electrotechnique"ten elektrik mühendisliği diploması alıyor. 1934 yılında Elektrik Mühendisleri Odası'na kayıt olan Timchenko (kayıt no: 207), aynı yıl Türk Anonim Elektrik Şirketi'ne girdi. Metro Han, Tünel Meydanı, Beyoğlu adresindeki şirkette bir yıl çalıştı. Hatırladığı kadarıyla, şirketin Péra 692 olan telefon numarası, sonradan 44800 olarak değişmişti. 1935 - 1941 yılları arasında Siemens şirketinin İstanbul temsilciliğini yaptı Nikolai Timchenko. 1936 yılında Türk uyruğuna geçerek soyadını Timçenko olarak yazmaya başladı. Temsilcilik "Alman Harbi" nedeniyle kapatılınca, 1949 yılına kadar proje mühendisi ve danışman olarak serbestçe çalıştı. 1949'da "Mühendis Nikolai Timçenko ve Mühendis Miltiades Kollektif Şirketi" kuruldu. Fransız ve Alman firmalarının temsilciliklerini yapan şirketten 1977 yılında ayrıldı Nikolai Timçenko ve Simtat Anonim Şirketi'ne girdi. 93 yaşına karşın son derece enerjik bir yapıya sahip olan Timçenko, bugün Simtat'ın yönetim kurulu üyesi. Simtat, elektronik aygıtlar üreten en büyük kuruluşlardan biri olan Alman Klöckner - Moeller şirketinin Türkiye temsilcisi. 1963'ten günümüze (Beyaz Ruslar'ın 1954 yılında kurduğu) P.A.E Fukaraperver Derneği'nin Yönetim Kurulu Başkanı Nikolai Timçenko iki evlilik yapmış. Bu konuda şunları anlatıyor: "İlk eşim Olga Durakovskaya'nın o zamanlar kundakta olan kızım Tatiana'nın izini Bolşevik Devrimi sırasında kaybettim. Büyük bir karmaşqa yaşanıyordu ve yüzbinlerce insan canını kurtarmak için uğraşıyordu. İkinci eşim Lena Leyla Tarakçı'yla İstanbul'da tanıştım ve 1969 yılında evlendik. Lena'nın babası 1920'lerin başlarında Rusya'ya giden Trabzonlu pastacı Yunus Tarakçı. Annesi Ukraynalı Praskovia Shevanova. Yalta'da evlendiler, Lena 1925 yılında orada doğdu ve II. Dünya Savaşı'ndan hemen önce Türkiye'ye döndüler. Kızım Tatiana'dan çok uzun yıllar sonra haber alabildim sonra da Rusya'ya gidip kendisiyle görüştüm. Mühendislik profesörü olmuş ve üniversitede ders vermiş. Şimdi emekli Ufa kentinde yaşıyor. 70 yaşlarında olmalı." Tarakçı ailesinin yurt içi gurbet macerasını yine Ankara Kızılay Necatibey Caddesi'nde ve Ostim'de şubeleri bulunan Meram Pastanesi sitesindeki bilgilerden ve Turan Özyanık ile Op. Dr. Yusuf Işık'ın birlikte hazırlamış oldukları Pastra İhtilâli başlıklı yazıdan yola çıkarak sonlandıralım: "Babadan oğula geçen bu meslek için sıra artık III. Kuşağa gelmiştir. Dedelerinin fırıncılıkla başlayan iş hayatını artık babaları ve amcalarından öğreneceklerdi. Nitekim kısa bir süre içinde ticaret hayatının içinde buldular kendilerini. Daha sonra Besim Tarakçı Ankara'ya giderek Kartal Pastanesi'ni açmış ancak daha sonra hizmet serüvenine Musuri Lokantası'nı açarak bu alanda iş hayatına devam etmişti. 1948 (1939) yılında İbrahim Tarakçı Ankara'da Meram Pastanesi'ni açmış daha sonra yanına kardeşi Bülent Tarakçıyı'da alarak işine devam etmiştir. Burada uzun yıllar çalıştıktan sonra Bülent Tarakçı, kardeşi Günhan Tarakçı, Hüseyin ve Bekir Kutluyu da yanına alarak 1959 yılında Akay'da Funda Pastanesi'ni açtılar. Akay'da başlayan pastane serüvenine daha sonra Çankaya ve G.O.P şubeleri ile devam ettiler. 1984'te Ağabey Bülent Tarakçı'nın ölümü ile ortaklar arasında birtakım çözülmeler başlamış, ilk önce ortakları Kutlu kardeşlerden ayrılmış, belli bir süre sonrada kendi aralarında ayrılarak ticaret hayatlarını sürdürmeye devam etmişlerdir. Bülent Tarakçı'nın çocukları daha sonra Söğütözü AŞTİ'de de Funda Pastanesi'nin bir şubesini açtılar. Daha sonra pastacılığı günümüz şartlarına uygun yeniden düzenleyerek bir takım yeniliklere gittiler. İlk iş olarak Funda Pastaneleri'nin G.O.P Kuleli Sokak'taki şubesinin konseptini özüne bağlı kalmak kaydıyla değiştirdiler. Diğer taraftan düğün ve organizasyon işlerini yürüten bir şirket kurarak bu alandaki hizmetlerine halen devam etmektedirler. Böylece, Moskova'da Hurşit Ağa ile başlayan bu serüven, yıllar sonra torunlar tarafından yıkılmadan dimdik ayakta duran bir şekilde sürdürülmektedir. Ailenin diğer kolu ise Hülya restoran ve pastaneleri ile Çankaya Kebap işletmesini kurdu. Yine bu aileden İrfan Tarakçıoğlu Ankara Anıttepe Gençlik Caddesi'ndeki Bahar Pastanesi ile ticari faaliyetine devam etmektedir. Bu bilgiler dışında ailenin yurt dışı gurbet macerası ile ilgili bilgilere Başbakanlık Osmanlı Arşivi belgelerinde de rastlayabilmek mümkündür.

05/08/2015

KURUCU FATİH YILMAZ 0 532 590 42 30

05/08/2015

Ahmet Tarakçı oğlu Buğra Tarakçı ile çıktığım 3-5 günlük kısa bir tur. Konaklardan Palovite kadar araçla,ondan sonraki yolları yaya gitmiştik.Çünkü henüz yol...

03/05/2015

O günün İngiltere büyükelçisi olan Sir David Logan ve eşi Lady Judith Logan ın Tarakçı konağı ziyareti sırasında çektiğim videodur. Kente döndükten sonra kas...

15/12/2014
http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/seyahat/27770340.asp
15/12/2014

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/seyahat/27770340.asp

Bir zamanlar Çamlıhemşin’den Rusya’ya kaçak giden Hemşinliler, geri döndüklerinde birer pastacı olmuştu. Üstelik soğuk iklimlerde gördükleri ihtişamlı evleri döndüklerinde kendi memleketlerine de yaptırdı. İşte o konaklar şimdi bölgenin en değerli hazineleri arasında.

15/12/2014

Fırtına’da bir şato: Tarakçı Konağı

Bir zamanlar Çamlıhemşin’den Rusya’ya kaçak giden Hemşinliler, geri döndüklerinde birer pastacı olmuştu. Üstelik soğuk iklimlerde gördükleri ihtişamlı evleri döndüklerinde kendi memleketlerine de yaptırdı. İşte o konaklar şimdi bölgenin en değerli hazineleri arasında.

Şehrin meşakkatli hayatından bunalanlar için doğa bulunmaz bir nimet. Doğanın en zengin hallerinin bulunabileceği bir yer var: Kaçkarlar ya da çoğunluğun bildiği karşılığıyla Fırtına Vadisi. Buraya Rize’nin Pazar ilçesini geçtikten 7 km sonra sağa sapılarak girilir. 20 km sonra başlayan yükseltiyle vadinin ana güzergâhlarına ulaşılır. Çamlıhemşin ilçe merkezinde vadi ikiye ayrılır: Hala ve Fırtına (ana) vadileri. Yaylaları, buzul gölleri, kemer köprüleri, taş ve ahşap konakları, Zilkale, Kale-i Bala gibi geçmiş dönemin ihtişamını yansıtan eski eserleri, çok çeşitli bitki ve hayvan popülasyonu ve içinde barındırdığı sonsuz kaynak değeri ve insanlarıyla bir başka diyardır Fırtına Vadisi.

İşte bu bir başka diyarın içinde, bambaşka bir kapının yerleşim birimleri bulunur. Hemşinliler, Vice Köyü üzerinden Kanlıboğaz’a oradan da Atina’ya (Pazar) inip kaçak olarak gittikleri Rusya’da pastacılığı öğrenerek memleketlerine döndü. Bu, yıllar boyunca böyle sürdü. Daha sonra bu yurtdışı gurbeti içe döndü ve bu sefer Hemşinliler Anadolu’nun çeşitli kentlerine giderek bu mesleği oralarda devam ettirdi. Bu mesleğin kurumsallaşmasında büyük pay sahibi olan Hemşinliler denilince akla ilk pastacılığın gelmesi boşuna değil.

Artık meslek sahibi ve para kazanmış kimseler olarak Hemşinlilerin ilk işi, geniş aile için ihtiyacı karşılamak üzere büyük evler yaptırmak oldu. Bu evler Rusya’da gördükleri evlere çok benziyordu. Çünkü onlar orada kafalarına koymuşlardı Rusya evleri gibi büyük evleri memleketlerinde yaptırmayı. Bir kısım Hemşinli’nin paraları konaklara yatırdıktan sonra, o koskoca evlerin içinde komşusunun getireceği bir tas çorbaya muhtaç olarak yaşadığı söylenir.

ÜÇ KATLI VE 18 ODALI KONAK

Tarakçıoğlu Konağı’nı yaptıran Hurşit Ağa

Sahiplerini sonraları sıkıntıya düşüren ve yazının esas meselesi Makrevis (Konaklar) Köyü’ndeki Tarakçı ve Dudi konaklarının öyküsüne gelince... Bu iki konağın en önemli özelliklerinden birisi aynı aileye mensup insanların rekabeti sonucu yapılmış olmaları. Tarakçıoğlu Konağı’nı yaptıran Hurşit Ağa, gurbete çıkmadan önce de ağaymış. Böyle nam salmış vadiye. Rusya gurbetinden kazandığı parayı da bugün hâlâ ayakta kalabilen büyük taş konağa yatırmış. 18 odalı, üç katlı, pencereleri vitraylı (renkli camlı), misafir odaları şömineli, ahşap oyma işçiliğinin geleneksel özelliklerini yansıtan, pencere ve duvar demirleri ve özel koruma boyaları Rusya’dan getirilmiş taş ve ahşap karışımı bu konak yazın gelenlerce birkaç günlüğüne de olsa şenlendiriliyor.

Zaman, konağın birçok bölümünü hafızadan silmiş adeta. Misafirhane de zamana yenilmiş ve bakım yapılmazsa tamamen yok olacak gibi görünüyor. Böyle gösterişli bir konak yaptırılır da Tarakçıoğlu Recep Ağa boş durur mu? Recep Ağa da konağın biraz üstündeki geniş bir araziye, 30 küsur odalı, çatı ve ahırı ile birlikte beş katlı büyük bir konak yaptırır. Bu konağı vadideki diğer konaklardan ayıran en önemli şey, odalara girişteki ‘antre’ sisteminin bulunması. Ev ahşap işçiliğinin tüm inceliklerini yansıtmakla birlikte, gösterişiyle görenleri şaşkına çevirir. Aslında ev için “Camiler yıkılmış ama mihrap yerinde” demek daha doğru olur.

AİLE PASTACILIĞA DEVAM EDİYOR

Hurşit Tarakçı’nın Moskova’dan getirdiği bu kıymetli meslek sayesinde aile pastacılık kanadında çalışmaya devam etmiş. Önce İsmail ve Yunus Tarakçı kardeşlerle birlikte bu uzun yolculuğa Tevfik ve Mehmet Ali Tarakçı kardeşler de katılmış. Moskova’dan ayrılarak güneye, Karadeniz sahil şeridine inerek Yalta’da baba mesleği fırıncılıktan pastacılığa doğru bir geçiş yaparak Vatan Pastanesi’ni açan aile; daha sonra Rusya’nın ileri gelenlerinin kümeleştiği bu yörede, gelen talepler doğrultusunda bu sefer de Dilber Pastanesi’ni faaliyete geçirmiş. Tarakçı kardeşlerin gücü Rus ihtilaline hatta 1928’lere kadar devam etmiş fakat ihtilal nedeniyle, mülkiyetlerine el konulacağı anlaşılınca Türkiye’ye dönmenin yollarını aramaya başlamışlar.

Kardeşlerden İsmail Tarakçı büyük güçlükler atlatıp Rusya’dan ayrıldıktan sonra Samsun’a yerleşerek Ulus Pastanesi’ni açmış. Daha sonra yanına gelen kardeşi Mehmet Ali Tarakçı bayrağı kendisinden devralmış. Mehmet Ali Tarakçı ve kardeşi Tevfik Tarakçı pastacılık sektöründe birçok yenilikler yapmış. Daha sonra Tevfik Tarakçı ticaret hayatını yalnız devam ettirmeye karar vermiş ve Sümer Pastanesi’ni açmış.

Bugünse; Ankara’da Funda ve Meram pastaneleri olarak ailenin iki kanadı, dedelerinden aldığı pastacılık mesleğini büyük bir başarıyla devam ettiriyor.

Tarakçıoğlu Konağı'nın cephesinden yeşil orman denizini izleyebilmek mümkün.
20/08/2013

Tarakçıoğlu Konağı'nın cephesinden yeşil orman denizini izleyebilmek mümkün.

Tarakçıoğlu Konağı'nda Osmanlıca yazıların bulunduğu ocaklık kısmından bir görünüm.
20/08/2013

Tarakçıoğlu Konağı'nda Osmanlıca yazıların bulunduğu ocaklık kısmından bir görünüm.

Tarakçıoğlu Konağı pencerelerinin yanındaki yekpare sütünlar dikkati çeker.
20/08/2013

Tarakçıoğlu Konağı pencerelerinin yanındaki yekpare sütünlar dikkati çeker.

Tarakçıoğlu Konağı'nın karolaj (dolma taş, göz dolma) şeklindeki ön cephesinden bir görünüm.
20/08/2013

Tarakçıoğlu Konağı'nın karolaj (dolma taş, göz dolma) şeklindeki ön cephesinden bir görünüm.

Tarakçıoğlu Konağı'nın sol ön cephesinden ve kimi Hemşin konaklarında rastlanılan kuşhanesinden bir görünüm.
20/08/2013

Tarakçıoğlu Konağı'nın sol ön cephesinden ve kimi Hemşin konaklarında rastlanılan kuşhanesinden bir görünüm.

Tarakçıoğlu Konağı'nın bacasından bir görünüm.
20/08/2013

Tarakçıoğlu Konağı'nın bacasından bir görünüm.

Address

Halil Şişman Caddesi Konaklar Mah
Camlıhemsin

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tarakçıoğlu Konağı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Tarakçıoğlu Konağı:

Share