18/03/2026
*Asrı saadette bayramlar*
Asr-ı Saadet’te bayram, hicretin ikinci yılı Şâban ayında orucun da farz kılınması üzerine Şevval ayının ilk günü (27 Mart 624) Ramazan Bayramı olarak kutlanmıştı.
Asr-ı Saadet’te bayramlar, birlik, paylaşma ve sevinç günleridir. Bayramlar, musallâ adı verilen açık alanda topluca kılınan namaz, tekbirler, ev ziyaretleri, fakirlere ikram ve çocukların sevindirilmesiyle kutlanır; mahzun gönüllerin neşelendirilmesi esastır. Peygamberimiz (sas), bayramlarda özel ilgi ve şefkatle çocuklara hediyeler verir, Habeşlilerin mızrak gösterilerini Hz. Âişe ile izlerdi.
*Bayram Hazırlığı ve İbadet:* Bayramlar, infak ve sadakayla karşılanırdı.
Allah Resûlü’nün, cuma günlerindeki gibi bayram günlerinde de gusül abdesti alarak banyo yapması âdetiydi.
Bayram sabahları güneş doğduktan sonra evinden çıkar ve musallâya doğru giderdi.
Eğer Ramazan Bayramı ise birkaç hurma ile ağzını tatlandırmadan evinden çıkmazdı.
Kurban Bayramı’nda ise namazdan dönene kadar bir şey yenmezdi.
*Bayram Namazı ve Hutbe:*
Peygamberimiz (sas), bayram namazını cemaatle açık alanda (musalla) normal namaz tekbirlerine ilâve tekbirler alır, namazda A’lâ ve Gâşiye sûrelerini okur, ardından bayram hutbesini irad ederdi.
Peygamberimiz (sas), bayram sabahı namaza katılma konusunda son derece titiz davranır, hatta bayramlık elbisesi olmayan hanımların bile bir arkadaşından ödünç elbise alarak musallâya gelmelerini isterdi.
*Sosyal Hayat ve Eğlence:* Bayramlarda mescitte zikir yapılır, meşru eğlencelere izin verilir, farklı yollardan gidip gelerek bayramın coşkusu toplumun her kesimine yayılırdı.
*Ziyaretleşme:* Peygamberimiz (sas), ashabını evlerinde ziyaret eder, bayramlaşır ve ikramlarını kabul ederdi.
*Asr-ı Saadet’te bayramlar,* sadece bir kutlama değil, aynı zamanda toplumsal kardeşlik ve dayanışmanın en üst seviyede yaşandığı günler olarak idrak edilirdi.