13/03/2026
Antalya'da geçici koruyucu ailelik başladı 2 ay önce . Şu anda 12 bebek geçici ailelerin yanına yerleştirildi. Maksimum 3 ay sürecek olan bu hizmet için ailelere önce destek eğitimi verildi sonra sözleşme imzalandı. Bu konuda önce tecrübeli ailelere teklif edildi. Şimdi yeni koruyucu aile olmak isteyenlere de açık bir hizmet olduğu belirtildi.
https://www.aile.gov.tr/sss/cocuk-hizmetleri-genel-mudurlugu/koruyucu-aile-hizmeti/
Bu süreci deneyimleyen Annelerimizin duyguları şöyle
------------------------------------------
"Merhaba, ben Yasemin Evcil. 8 yıldır oğlumun koruyucu ailesiyim, 2 aydır da bebeklerimizin geçici koruyucu ailesiyim. Öncelikle eğitimlere gittik ve bize ilk yardım eğitimleri vererek hazırladılar. Evdeki 3 kızım, 1 oğlum, eşim ve ben tabiri caizse anaç bir yapıya sahibiz; bu yüzden 'Gelen bebeği bağlanmadan nasıl vereceğiz?' kaygısıyla başladık bu işe.
İlk bebeğim prematüre, 20 günlük ve 2.750 gram olan Tuana isminde bir kızımızdı. Öyle uzun süredir bebek görmemiştik ki, sıkı sıkıya sarıldık Tuana’ya. Göz, kulak, kardiyoloji polikliniklerine götürüp kontrollerini yaptırdım kurum hemşiresiyle beraber. Çok küçük ve hastaydı; sağlık ocağına götürdüm, 'İlaç verilmez, bu çok küçük' dendi. Acile götürdüm, orada da aynı sonuçla karşılaştık. Kızım hemşire olduğu için onun bilgisiyle burnuna serum sıkarak temizledik ve balgam çıkarması için sırtına vakumlu bir şekilde vurarak yardımcı olduk; onu iyileştirdik.
Ve bir gün o telefon geldi... Tuana gidiyordu. Kızlarım kütüphanedeydi, haber vermedim; ayrılık çok zor olacaktı. 8 yaşındaki kalbiolojik oğlum okuldaydı, o da eve geldiğinde hemen beşiğe koşardı; beşiği boş görünce çok üzülmüştü. Eşim işteydi. Kurum minibüsüyle beni götürüyorlardı, içimdeki acıyı tarif edemem. Servis şoförünü kurumdan aradılar, 'Aile sabırsızlanıyor' deyince, benim 7 yıl önce oğlumu aldığımdaki o güzel gün aklıma geldi ve ağlamaya başladım, sakinleştiremiyordum kendimi.
Kuruma girerken bir kalabalık; amcaları, dayıları, teyzeleri, halaları, anne ve babası kameralarla beni bekliyorlardı. Koruyucu annesi bir yandan ağlıyor, ben bir yandan ağlıyorum. Bana teşekkür ettiler, 'Güzel günlerde büyütün' dedim ve oradan ayrıldım. Servise bindim, serviste sosyal hizmet uzmanları hastaneye çocuk götürüyorlardı. 'Siz nasıl dayanıyorsunuz?' dedim, onlar da 'Alışıyorsun' dediler.
İkinci bebeğim 5 aylık Şirinem'di. 1 ay kalmıştı, hep beni ister, beni görünce susardı. Oğlum onu örümceğe koyar, araba gibi sürerdi. 'Anne, bebek arabasını ben sürebilir miyim?' derdi oyun arkadaşı olmuştu oğluma, okuldan geldiğinde bebekleri öper ve sarılırdı anne onu öpünce sakinleşiyorum, huzur buluyorum derdi. Öz babasına gitti Şirinem, o yüzden yüreğim çok rahat teslim ettim ve ağlamadım bu sefer. Oğluma 'Bir ay dinleneyim oğlum, memlekete gidelim bayramda' dedim, 'Tamam 3 gün dinlen anne' dedi; oğluma çok iyi geldi bu bebekler.
Üçüncü bebeğimle hala birlikteyiz, o da prematüre. Şu an 1 aylık, 3.500 kilo. Çok tatlılar, Rabbim bahtlarını güzel eylesin. Tuana ve annesini haberlerde görünce tanıdım ve çok mutlu oldum. 'Ne güzel bir iş yapıyorum' diye düşündüm. Çocuklarıma söyledim; 'Evet anne, seninle gurur duyuyoruz' dediler."
------------------------------------
Teşekkür Ederiz Yasemin Hn cim . Emeklerinize sağlık 👏🥰♥️