02/07/2019
Konya/Çumra...
Çarşamba Çayı Tarihi.
Eskiden Çumra ve havalisinde “Çarşamba çayı” çevresinde bataklıklar oluşturarak yüz kilometre kadar ilerler, Karakaya köyü tarlaları arasında bataklık oluşturarak biterdi.
“Çarşamba çayının ıslahı” çalışmaları, 1820’lerde başlamış, değişik tarihlerde hızlanarak, yavaşlayarak günümüze kadar sürmüştür.
1895’te Çumra, Hayıroğlu köyünden Kurukafa Mehmet efendi isimli bir müteşebbis, civar köylerin ağaları ile işbirliği yaparak, bataklık halindeki Çarşamba çayını ıslah çalışmalarına öncülük etmiştir.
Eline asasını alıp çarıkları giyerek yollara düşer. Eski su yataklarını takip ederek önce Mavi boğaza, sonra da yukarılara doğru yoluna devam ederek Suğla havzasına, oradan da Beyşehir gölüne ulaşır. Yaptığı çalışmalar sonucunda; Bozkır üzerinden gelen Çarşamba deresi ile Beyşehir gölü ve Suğla'dan gelen su kaynaklarının Mavi boğazda buluştuğunu tespit eder.
Beyşehir Gölünden başlatılacak çalışmayla Suğla’nın üzerinden açılacak kanalla Mavi boğaza ulaştırılacak su, ovayı kurtaracaktır. Sulama sorununa bir çare bulmak için harekete geçen Kurukafa; düşüncesini paylaşmak ve konuyu istişare etmek üzere, yörede; İsmil, Ova Kavağı, Hayıroğlu, Bakırtolu; Çumra'ya bağlı Karkın, Küçükköy, Abditolu, Dedemoğlu, Alemdar, Alibeyhüyüğü, Apa, Dinek gibi yerleşim yerlerinin ileri gelenlerini Hayıroğlunda toplayarak düşüncelerini açıklar.
Kurukafa Mehmet Efendi; Alemdar Köyü yakınlarında bir bent yaparak, söz konusu köylerin arazilerine kanallar açıp dağıtım şebekesi kurmayı teklif eder. Su hem kontrol altına alınacak, hem de suyun ulaşamadığı araziler de sulanabilecektir.
Bin kişiden oluşan gönüllüler evinden barkından kilometrelerce uzakta çalışmaya başlarlar. 'Taş bent' adıyla anılan, bugünkü Alemdar barajının olduğu yere inşaata başlanır. At arabası ve kağnılarla getirilen ünlü Gödene taşları ile bent yapımını sürdürürken, Çumra istikametine doğru geniş ve derin bir kanal kazısına başlanır. Ovayı basan su kütlesi böylece disiplin altına alınacaktır. Tam başarıldı derken, güçlü bir sel, suya yön vermek için yapılan setleri yıkmış, çalışmaları felce uğratmıştır.
Bunun üzerine Padişah ve hükümet sahiplenmiş, 1907’de padişah II. Abdülhamit döneminde, yer yer kanallar açılmıştır. 1914’te, tren yolu inşaatında hizmet veren Alman mühendisler görevlendirilmiş, onlar da şimdiki kanalın ilk kazısına rehberlik yapmışlardır.
Kurukafa Mehmet efendinin ömrü vefa etmez vefat eder. Oğlu Ali Efendi ile yakın arkadaşı Nurullahzade Hasan ağa Konya valisi Avlonyalı Ferit Paşa'ya durumu anlatırlar. Konya Valiliğine atanan Avlonyalı Ferit Paşa; yol, su, çeşme gibi altyapı hizmetlerine önem vermiş biridir ve II.Abdülhamit desteği ile işe koyulurlar.
Avlonyalı Ferit Paşa, yerinde yaptığı incelemeler sırasında Mehmet Efendinin yarım kalan projesinden oldukça etkilenir, verdiği sözü yerine getirir ve Padişah 2.Abdülhamit’e konuyu açar. Proje; Anadolu-Bağdat Demiryolu Hattını da yapan Alman firmasına ihale edilir. Projelerini inceleyen Alman Mühendisler: "Adama niye Kurukafa diyorsunuz? Tam da yaş kafa bir insanmış!" demişlerdir.
Çarşamba çayı bugün Çumra ovasının can damarıdır.