Türklerin pek turistik güzergahları arasında yer almayan bu güzel şehir gerçekten görülmeye değer. "Gamla Stan" adı verilen ada içerisinde başlayan çok eski yerleşim daha sonra ana kara olan "Normalm" ve "Kungholmen", "Skepsholmen", "Djurgarden", "Södermalm", "Langholmen" adaları üzerinde devam etmiştir. Stockholm değişik büyüklükte adalar ve bu adaları birbirine bağlayan köprüler ve kanallardan o
luşur. En sıcak aylarında dahi 20 derecenin biraz üzerine çıkan ısısı ile İsveç genellikle ya karla kaplı yada sık yağış alan bir ülkedir .Tabii bu şartlara bağlı olarak inanılmaz boyutlardaki yeşil yapı daha uçakta iken sizi şaşırtıyor. Günlük yaşamın sakin ve mütevazi olduğu bu kentte ilk dikkati çeken çocuk varlığının fazlalığı. Her ebeveynin elinde bir yada iki puset ile gezilmesi çok sık rastlanılan bir görüntü. Özellikle bu görüntüde erkeklerin ağırlıklı rolü dikkat çekiyor. İsveçte çocuk devlet tarafından desteklenen bir olgu. Özel okul ihtiyacının olmadığı ülkede üst düzeyde eğitim öğlen yemeğinden servisine, defterinden kitabına kadar ücretsiz. Ortalama bir çalışan (örneğin hizmet sektöründe) 2600 SEK (yaklaşık 3000 euro) kazanıyor. 2003 yılında yapılan referandum sonucunda EU üyesi olmalarına rağmen euro sistemini reddettiler. 100 SEK (kuron) yaklaşık 11 euro ediyor.
İsveçliler dutch kökenli bir dil olan İsveçce konuşuyorlar. Bir adres ararken sizin telafunuzu İsveçlilerin anlaması nerede ise imkansız..bir örnek vermek gerekirse IKEA telafuzumuzu bile anlamadılar hatta İsveç'te yaşayan bir türk bile anlamadı...dolayısı ile tramvayda ya da metroda yapılan durak anonslarını da siz anlamıyorsunuz elinizde yazılan durak ismine hiç benzemeyen bir şekilde anons ediliyor. Adres ararken tek çözüm yazılı olarak kitaptan ya da haritadan göstermek, metroda ise digital panoları takip etmek. Ama herkes ingilizce biliyor ve bu ingilizcelerini pratik etmek amacı ile turistlerle konuşmak konusunda istekliler.
İsveç mavi pasaporta vize istiyor, yeşil pasaportta ise sadece dönüş biletini istiyor.