Modern soykırımın adı Doğu Türkistan

Modern soykırımın adı Doğu Türkistan Çin, Doğu Türkistan'da Soykırım Yapıyor. Farkında değil misin? Zalime karşı sizden insanlık ister !

Bir ömür kısa olabilir,ama bir miras sonsuzdur.9 Şubat 1901Abduhalik Uygur doğdu.Kalemiyle zincirleri sorguladı,şiirleri...
09/02/2026

Bir ömür kısa olabilir,
ama bir miras sonsuzdur.
9 Şubat 1901
Abduhalik Uygur doğdu.

Kalemiyle zincirleri sorguladı,
şiirleriyle bir halkı uyandırdı.

Şairdi.
Düşünürdü.
Direnişti.

Abduhalik Uygur yaşıyor;
şiirleriyle,
fikirleriyle,
mücadelesiyle.


Doğu Türkistan yıllardır karartma altında. Çin, turistik dekorların arkasına sakladığı şehirlerde gerçek hayatı kimseye ...
20/11/2025

Doğu Türkistan yıllardır karartma altında. Çin, turistik dekorların arkasına sakladığı şehirlerde gerçek hayatı kimseye göstermiyor; yabancıların gördüğü şeyler kurgulanmış bir sahneden ibaret. Uygurların yaşadığı sokaklara girip hakikati belgeleyen bir gazeteci ise bugüne kadar olmamıştı.
Ta ki Taha Kılınç, bütün riskleri göze alıp sessizce Gulca’ya girene kadar.
Sekiz gün boyunca polis takibini, kameraları ve kontrol noktalarını aşarak izleri silinen camileri buldu, mezarlıkların yok edilmiş parçalarını takip etti, Uygurların gözetim altındaki mahallelerine girdi. Bu tanıklıklar “Kayıp Coğrafyanın İzinde / Doğu Türkistan Seyahatnamesi” adıyla Ketebe’den yayımlandı.
Kılınç’ın yaptığı sadece bir saha gezisi değildi. Yolculuktan önce haftalarca şehir planlarını, eski haritaları, uydu fotoğraflarını çalışmış; yıkılan camilerin yerini, düzlenen mezarlıkların izini önceden tespit etmişti. Bu yüzden bölgede karşılaştığı “yeni yapılar” onu şaşırtmadı: Çünkü minarenin gölgesini bile haritadan tanıyordu.
Seyahatin en çarpıcı yanı ise yüzlerce fotoğraf çekmesine rağmen sosyal medyada tek kare bile paylaşmamasıydı. Çünkü elindeki bilgiler anlık etkileşimi değil, tarihe bırakılacak kalıcı bir tanıklığı hak ediyordu.
Yıllardır yapılamayanı yaparak Çin’in sakladığı hakikati sahadan çıkaran kitap, Doğu Türkistan’ın zihinsel haritasını da çıkarıyor: Kaşgar’dan Hoten’e, Aksu’dan Turfan’a kadar şehirlerin nasıl dönüştürüldüğünü; mezarlıkların nasıl yok edildiğini, İslam’ın görünür bütün izlerinin nasıl silindiğini gösteriyor.
Sahadaki manzara ise yürek burkuyor:
• Hoten’de cuma namazı için bağlılık yemini isteniyor.
• Gulca’da camiler kapalı.
• Yarkent’te camiler müzeye çevrilmiş.
• Sokaklarda tek bir başörtülü kadın yok.
• Mezarlıklarda dua etmek bile suç.
• Evde fazla yiyecek, fazla yorgan bulundurmak yasak.
Taha Kılınç’ın şu sarsıcı sorusu ise zihnime çakıldı: “Hiç ezan duymadan, camiye gitmeden büyüyen Müslüman çocuklar kimliklerini nasıl koruyacak?”
***
Kitapla ilgili bugün gazetede uzun bir yazı yazdım, buraya ancak bu kadarı sığdı. Lakin yakında Beraber Okuyalım videosu çekeceğimi duyurmuş olayım.
Kitabı kimler okudu, yorumları merak ediyorum?

20/11/2025

Doğu Türkistan yıllardır karartma altında. Çin, turistik dekorların arkasına sakladığı şehirlerde gerçek hayatı kimseye göstermiyor; yabancıların gördüğü şeyler kurgulanmış bir sahneden ibaret. Uygurların yaşadığı sokaklara girip hakikati belgeleyen bir gazeteci ise bugüne kadar olmamıştı.
Ta ki Taha Kılınç, bütün riskleri göze alıp sessizce Gulca’ya girene kadar.
Sekiz gün boyunca polis takibini, kameraları ve kontrol noktalarını aşarak izleri silinen camileri buldu, mezarlıkların yok edilmiş parçalarını takip etti, Uygurların gözetim altındaki mahallelerine girdi. Bu tanıklıklar “Kayıp Coğrafyanın İzinde / Doğu Türkistan Seyahatnamesi” adıyla Ketebe’den yayımlandı.
Kılınç’ın yaptığı sadece bir saha gezisi değildi. Yolculuktan önce haftalarca şehir planlarını, eski haritaları, uydu fotoğraflarını çalışmış; yıkılan camilerin yerini, düzlenen mezarlıkların izini önceden tespit etmişti. Bu yüzden bölgede karşılaştığı “yeni yapılar” onu şaşırtmadı: Çünkü minarenin gölgesini bile haritadan tanıyordu.
Seyahatin en çarpıcı yanı ise yüzlerce fotoğraf çekmesine rağmen sosyal medyada tek kare bile paylaşmamasıydı. Çünkü elindeki bilgiler anlık etkileşimi değil, tarihe bırakılacak kalıcı bir tanıklığı hak ediyordu.
Yıllardır yapılamayanı yaparak Çin’in sakladığı hakikati sahadan çıkaran kitap, Doğu Türkistan’ın zihinsel haritasını da çıkarıyor: Kaşgar’dan Hoten’e, Aksu’dan Turfan’a kadar şehirlerin nasıl dönüştürüldüğünü; mezarlıkların nasıl yok edildiğini, İslam’ın görünür bütün izlerinin nasıl silindiğini gösteriyor.
Sahadaki manzara ise yürek burkuyor:
• Hoten’de cuma namazı için bağlılık yemini isteniyor.
• Gulca’da camiler kapalı.
• Yarkent’te camiler müzeye çevrilmiş.
• Sokaklarda tek bir başörtülü kadın yok.
• Mezarlıklarda dua etmek bile suç.
• Evde fazla yiyecek, fazla yorgan bulundurmak yasak.

Taha Kılınç’ın şu sarsıcı sorusu ise zihnime çakıldı: “Hiç ezan duymadan, camiye gitmeden büyüyen Müslüman çocuklar kimliklerini nasıl koruyacak?”

***

Kitapla ilgili bugün gazetede uzun bir yazı yazdım, buraya ancak bu kadarı sığdı. Lakin yakında Beraber Okuyalım videosu çekeceğimi duyurmuş olayım.

Kitabı kimler okudu, yorumları merak ediyorum?

18/10/2025

Çin’in yasaklamak istediği kitap. Bu bir reklam değildir, Doğu Türkistan için bir şey yapmak istiyorsanız bu kitaptan başlayın lütfen. Mümkün olduğunca alın, hediye edin. Kitabın adını aratarak her yerden bulabilirsiniz.

15/08/2025

🚨 Earlier this week, Mary Lawlor UN Special Rapporteur for human rights defenders called on China to end the torture, denial of medical care, and restrictions on family visits for imprisoned human rights defenders, including Uyghur scholar .

Lawlor urged Beijing to provide detailed information on the health, treatment, and whereabouts of seven defenders serving sentences of 10+ years, and to reveal the fate of disappeared lawyer , missing since 2017.

China’s continued refusal to answer these urgent appeals is unacceptable. The international community must demand transparency and accountability for those silenced in Chinese prisons.

https://www.ohchr.org/en/press-releases/2025/08/un-special-rapporteur-china-must-uphold-rights-imprisoned-human-rights

Filistin, Doğu Türkistan ve zulüm altındaki tüm mazlum coğrafyalar için yapacağımız “Beyaz Yürüyüşümüze” katılımınızı be...
14/08/2025

Filistin, Doğu Türkistan ve zulüm altındaki tüm mazlum coğrafyalar için yapacağımız “Beyaz Yürüyüşümüze” katılımınızı bekliyor, vereceğiniz desteğe gönülden teşekkür ediyoruz...

📅 15 Ağustos Cuma
🕖 19.00
📍 Tarihi Tren Garı Önü

Er Gerek!Bu mücadele zordur, ona er gerek,Özgürlük ister aslan yürekli yürek.Uygur’a baş olmuş korkak, namertlerBize yük...
21/07/2025

Er Gerek!
Bu mücadele zordur, ona er gerek,
Özgürlük ister aslan yürekli yürek.
Uygur’a baş olmuş korkak, namertler
Bize yük, Çin’e ise yol gösterirler.
Er gibi durup da savaşmaz artık,
Kurtar beni diye yere yığılır, ağlar.
Olmayınca onlarda gurur, cesaret,
Düşmanla mertçe savaşamaz bunlar.
Bakar tavuk gibi kuluçkada yatan,
Döner durur deli bir buzağı sanki.
Ne Rab’den korkar, ne halktan utanır,
Adeta hastalıklı bir pislik gibi.
“Birlik” diye çağırırız, “Sen gel” der bize,
Ama bilmez asla nedir birlik diye.
Halk değil amaçları, tatlı çıkar onlar için,
Uygur’u ucuza satar, bizi utandırır.
“İtlere baş olsa eğer bir arslan,
Her köpek sanır kendini bir kahraman.
Ama baş olsa arslana bir köpek,
Arslan da olur o vakit köpek gibi.”
Demişti Kutadgu Bilig’de Hâs Hâcip,
Bilgeliğin zirvesinde, sözünde hikmet.
Bizdeki başkanlar kahraman görünür,
Ama Çin önünde eğilir, tir tir titrer.
— Abdulhemid Uygur
(17 Temmuz 2021)
Cenabi-hak mekanını cennet eylesin.
Not:resimdeki Abdulhemid Uygur,Prof.Drİlyas Doğan,hocamız vefat etti,değerli hocamız Prof.Dr.İlyas Doğan hocamız, ben Yücel Tanayın ve Rahmetli Abdulhemid Uygurun avukatıydı,mekanları cennet olsun.
-- Yücel Tanayın

03/04/2025

Whistleblower Shows How China Is Torturing Uyghurs

XINJIANG PROVINCE, CHINA — A former Chinese police detective has fled to Europe, where he told reporters he struggles to sleep at night because of his role in the horrific torturing of millions of Uyghur minorities in China. Here are the details:

CNN reports that a Chinese police detective turned whistleblower has given shocking details about how Chinese guards torture Uyghur Muslims in prison camps in China.

Speaking from exile in Europe, the former detective said police officers armed with rifles would go to Uyghur communities in China’s Xinjiang region and pull people from their homes.

The people would be handcuffed, hooded and told they’d be shot if they resisted.

Men, women and children as young as 14 would then be taken to interrogation centers where they would all be kicked and beaten until they were bruised and swollen, kneeling on the floor and crying.

The former detective, called Jiang, told CNN some guards would use iron bars to hit the detainees, while others used chains with locks.

He added that some guards saw it as work, while others were just “psychopaths.” He said prisoners would be shackled to special chairs to immobilize them.

Detainees would also be hanged from ceilings, gang r***d, electrocuted and subjected to waterboarding until they confessed to crimes of supporting terrorism.

Jiang said even before his time in Xinjiang, he had become “disappointed” with the Chinese Communist Party due to increasing levels of corruption. “They were pretending to serve the people, but they were a bunch of people who wanted to achieve a dictatorship,” he said.

https://www.dailymotion.com/video/x84qb0q

31/03/2025

Weten - Rustem Niyazov رۇستەم نىيازۇۈ - ۋەتەن

Adresse

Munich

Webseite

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von Modern soykırımın adı Doğu Türkistan erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Teilen