29/05/2026
33 yıl önce Solingen’de yakılan sadece bir ev değil; insanlığın vicdanı, birlikte yaşama umudu ve Avrupa’nın demokrasi iddiasıydı.
Geride kalan acılar ise ne yazık ki tam anlamıyla aydınlatılamayan saldırılar, cezasız kalan nefret suçları ve görmezden gelinen aşırı sağ tehdidiyle büyümeye devam etti.
Ancak bugün burada dürüstçe ifade etmek zorundayız ki; Solingen’den yeterince ders çıkarılsaydı, nefret suçlarıyla mücadelede daha kararlı bir irade ortaya konulsaydı, aşırı sağcı yapılar zamanında engellenseydi Avrupa, sonraki yıllarda yeni acılar yaşamayabilirdi.
Mölln’de, Hanau’da, Halle’de, Christchurch’te, Quebec’te ve daha birçok yerde yaşanan saldırılar; nefretin, ayrımcılığın ve aşırı sağ ideolojilerin görmezden gelinmesinin ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir.
İslam düşmanlığını ve yabancı karşıtlığını sıradanlaştıran her söylem, yeni Solingenlerin zeminini hazırlamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; nerede bir vatandaşımız, nerede bir soydaşımız varsa onun yanında olmaya devam edecektir.
AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığı olarak; kimliği, inancı ve kökeni nedeniyle insanların hedef alınmasına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, insan onurunu hedef alan her türlü nefret siyasetine karşı durmaya devam edeceğiz.
Çünkü biz; ayrımcılığı değil birlikte yaşamayı, nefreti değil insanlık vicdanını savunuyoruz.
Solingen faciasında hayatını kaybeden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyor, Avrupa’da artan aşırı sağ ve İslam düşmanlığına karşı uluslararası toplumu daha güçlü ve samimi bir mücadeleye davet ediyoruz.