Toplumcu Demokrasi Partisi

Toplumcu Demokrasi Partisi TDP, evrensel Sosyal Demokrasi ilkelerini temel alan bir siyasi partidir.

TDP, Sosyal Demokrasi ilkelerini temel alan, insan haklarına dayalı sosyal hukuk devletini savunan, özgürlükçü, barışçı, toplumcu, katılımcı ve çağdaş; 'demokrasi ve sosyal adalet düşüncesini' tüm unsurlarıyla yaşam biçimine dönüştürmeyi hedefler. TDP, Kıbrıs Türk toplumunun, Kıbrıs Rum toplumu ile siyasal eşitlik temelinde kurulacak, iki toplumlu, iki bölgeli, Federal, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti

’nde, barış ve refah içinde yaşamasını, Avrupa ve Dünya ile bütünleşmesini, siyasal faaliyetlerinin temel hedefi olarak belirlemiştir.

12/06/2026

İmar Planı nedir?

İmar lanları yalnızca harita üzerindeki çizgiler değildir.

Bir gencin ev sahibi olup olamayacağını, bir ailenin kira yükü altında ezilip ezilmeyeceğini, şehirlerin nasıl büyüyeceğini belirleyen yol haritalarıdır.

Konut üretmek tek başına yeterli değildir. Önemli olan insanların o konutlara erişebilmesidir.

Toplumcu Demokrasi Partisi olarak; erişilebilir konut, güçlü altyapı, sürdürülebilir şehirleşme ve bilimsel planlama anlayışıyla geleceği tesadüflere bırakmıyoruz.

Çünkü İyi Gelecek; kendi ülkesinde hayat kurabilen gençler, nefes alabilen şehirler ve umutla yarına bakabilen bir toplum demektir.

Zeki Çeler: Ak güvercin meclise güçlü dönecekToplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, BRT’de Pembe Paş...
12/06/2026

Zeki Çeler: Ak güvercin meclise güçlü dönecek

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, BRT’de Pembe Paşaoğulları’nın hazırlayıp sunduğu programa katılarak seçim süreci, TDP’nin hazırlıkları, yerel seçimlere ilişkin olası iş birlikleri, ekonomi politikaları ve Kıbrıs sorununa dair değerlendirmelerde bulundu.

Yoğun bir çalışma döneminden geçtiklerini belirten Çeler, bir yandan aday belirleme süreçlerini ve politika çalışmalarını yürüttüklerini, diğer yandan da yerel seçimlere ilişkin görüşmeleri sürdürdüklerini söyledi.

Hükümetin seçim takvimine ilişkin nasıl bir karar alacağını da yakından izlediklerini ifade eden Çeler, UBP’nin ciddi bir çıkmaz içinde olduğunu ifade etti. UBP’nin seçimleri erteleme ya da genel ve yerel seçimleri birlikte yapma eğiliminde olduğunu belirten Çeler, hangi karar alınırsa alınsın toplumun mevcut yönetime ciddi bir ders vereceğini söyledi.

Çeler, yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapılmasının hem seçmen hem de Yüksek Seçim Kurulu açısından ciddi sorunlar yaratacağını ifade ederek, bunun ekonomik gerekçelerle savunulmasının gerçekçi olmadığını kaydetti. Seçim sonuçlarının sağlıklı belirlenmesinin demokrasi açısından hayati olduğunu vurgulayan Çeler, iki seçimin birlikte yapılması durumunda sayım sürecinin uzayacağını ve ek maliyetler doğacağını belirtti.

“TDP üçüncü parti konumunda”

TDP’nin yükselen bir trend içinde olduğunu ifade eden Çeler, yaptırdıkları anketlerde birinci partinin CTP, ikinci partinin UBP, üçüncü partinin ise TDP olarak göründüğünü söyledi. Çeler, üçüncü partinin kim olacağına toplumun karar vereceğini ifade etti.

Partinin adaylarını aşamalı olarak tanıtacaklarını kaydeden Çeler, TDP’nin “o geldi, bu geldi” anlayışıyla değil, kökü ve ideolojisi olan bir parti olarak yol yürüdüğünü vurguladı. TDP’nin 50 yıllık sosyal demokrat geleneğe sahip olduğunu belirten Çeler, bu geleneğin genç ve dinamik kadrolarla birleştiğini ifade etti.

Çeler, TDP’ye yönelik yıpratma girişimlerinin de partinin yükselişinden duyulan rahatsızlığı gösterdiğini savunarak, “TDP her türlü yıpratmaya karşı birbirine sarılarak seçimlerin üstesinden gelecektir” dedi.

“Ak güvercin mecliste yerini alacak”

TDP’nin yeniden güçlü biçimde mecliste yer alacağına inandığını belirten Çeler, toplumun TDP’ye duyduğu özlemi sahada gördüklerini söyledi.

Çeler, TDP’nin geçmişte hem muhalefette hem de hükümette ortaya koyduğu tavrın bugün daha iyi anlaşıldığını ifade ederek, “Artık bu güvercin uçacak. Ak güvercin mecliste yerini alacak” dedi.

TDP’nin en az beş milletvekiliyle meclise girmesi gerektiğini söyleyen Çeler, TDP’siz geçen dönemde muhalefet eksikliğinin görüldüğünü belirtti. Güçlü bir TDP’nin mecliste komitelerde görev alarak ülke yararına yasalar üreteceğini ifade etti.

Seçimde karma oy çalışmalarının da yapılacağını ancak TDP’nin esas hedefinin mühür toplamak olduğunu belirten Çeler, “Bir mühür 50 oy, karmadaki bir tik bir oydur” diyerek, TDP’nin hükümette güçlü bir ortak olabilmesi için ak güvercine mühür vurulması gerektiğini söyledi.

“Sol belediyeciliğin başarılı olduğu görülüyor”

CTP ile yürütülen görüşmelere de değinen Çeler, TDP’nin temel amacının solun kendi içinde didişmesi değil, ülkeyi doğru yönetmek için birlikte hareket etmesi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde TDP’nin ciddi bir fedakârlık gösterdiğini ve tüm enerjisiyle Tufan Erhürman’ın yanında durduğunu ifade eden Çeler, yerel seçimlerde ise mevcut sol belediyelerin korunması ve solun elinde olmayan belediyelerin kazanılması gerektiğini belirtti.

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’nın Lefkoşa’da güçlü bir aday olduğunu vurgulayan Çeler, Harmancı’nın adaylığını hiçbir zaman başka partilerin desteğine bağlamadığını ve ittifak olmasa da kazanabilecek bir güce sahip olduğunu söyledi.

Bazı bölgelerde TDP ve CTP’nin ortak bağımsız aday desteklemesinin de mümkün olabileceğini belirten Çeler, görüşmelerin sürdüğünü ve temmuz başı gibi daha net bir tablonun oluşabileceğini ifade etti.

“Genel sağlık sigortası en önemli icraatlardan biri olacak”

TDP’nin sermaye düşmanı olmadığını vurgulayan Çeler, ulusal sermaye güçlendikten sonra adil vergilendirme ile kamuya kaynak yaratılması gerektiğini söyledi. Vergi oranlarını artırmak yerine düşürerek tabana yaymayı hedeflediklerini belirten Çeler, bu yöntemle daha fazla vergi toplanabileceğini ifade etti.

Sağlık alanında genel sağlık sigortasına geçişin en önemli icraatlardan biri olacağını söyleyen Çeler, Çalışma Bakanlığı döneminde bu konuda ciddi adımlar attığını ve altyapının hazırlandığını kaydetti. Devlet hastanelerinin en iyi hizmeti vermesi gerektiğini belirten Çeler, eksik kalan alanlarda özelden hizmet alınabilmesini ve bunun genel sağlık sigortası tarafından karşılanmasını hedeflediklerini söyledi.

Mevcut hükümetin ekonomik bir enkaz yarattığını savunan Çeler, TDP’nin maaş kesintisini en son seçenek olarak göreceğini söyledi. Gerekirse fedakârlığa önce kendi maaşlarından başlayacaklarını belirten Çeler, önceliğin üretimi artırmak, ekonomiyi canlandırmak ve hayatı ucuzlatmak olduğunu ifade etti.

“TMK avantaj olmaktan çıkıp riske dönüşebilir”

Kıbrıs sorununa ve Taşınmaz Mal Komisyonu’na ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çeler, TMK’nın Kıbrıs Türk tarafı açısından önemli bir mekanizmayken gerekli adımlar atılmadığı için zamanla dezavantaja dönüşme riski taşıdığını söyledi.

Cumhurbaşkanı’nın hükümeti bu konuda defalarca uyardığını belirten Çeler, emekli yargıçlar, eski bakanlar ve uzmanlardan oluşan bir ekibin TMK’nın hızlandırılması ve güçlendirilmesi için öneriler sunduğunu ancak hükümetin bu çalışmaları dikkate almadığını ifade etti.

Çeler, hükümetin devleti değil makamı düşündüğünü savunarak, TMK’nın hızlı çalışması için bürokratik engellerin kaldırılması ve ekonomik kaynak yaratılması gerektiğini söyledi.

Türkiye ile ilişkiler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Çeler, TDP’nin Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle doğru siyaset ve doğru diplomasi kurabileceğini söyledi. Türkiye ile ilişkilerin Kıbrıslı Türklerin özünü ve sosyal yaşamını etkilemeden, karşılıklı saygı ve diyalog temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Siyasette diyalog eksikliğinin en büyük sorunlardan biri olduğunu belirten Çeler, ön yargıların aşılması ve doğru kanalların açılması gerektiğini söyledi. “Hiçbir şey konuşmadan çözülemez” diyen Çeler, TDP’nin hem Kıbrıslı Türklerin özünü koruyarak hem de Türkiye ile sağlıklı ilişkiler kurarak ülkeye katkı koyabileceğini ifade etti.

Programda samimiyet vurgusu da yapan Çeler, toplumun artık magazin ve şov siyaseti değil, gerçek siyaset beklediğini söyledi. TDP’nin seçim sürecinde samimi, gerçek ve çözüm odaklı bir kampanya yürüteceğini belirten Çeler, “Güvercine mühür vurun, korkmayın” mesajı verdi.

12/06/2026
Kemal Baykallı: Kıbrıs’taki statüko yeni krizlere gebedirToplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Dış İlişkiler ve Dijital Diplo...
11/06/2026

Kemal Baykallı: Kıbrıs’taki statüko yeni krizlere gebedir

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı, Kıbrıs sorunu ve bölgede yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Doğu Akdeniz’de de dengelerin hızla değiştiğini belirten Baykallı, hiçbir statükonun kalıcı olmadığını, özellikle bölgesel güç mücadelelerinin merkezinde bulunan Kıbrıs’ta mevcut durumun yeni gerginlikler üretmeye devam ettiğini ifade etti.

Baykallı, Kıbrıs sorununun onlarca yıldır çözümsüz kalmasının statükoyu donmuş bir yapı olmaktan çıkardığını belirterek, “Mevcut statüko donmuş değildir ve yeni krizlere gebedir” dedi.

“Askeri anlaşmalar çözüm sürecine zarar veriyor”

Kıbrıs Rum liderliğinin Fransa ile imzaladığı askeri anlaşmaya da değinen Baykallı, bu gelişmenin siyasi olarak çözülemeyen sorunların ileride farklı gerilimlere dönüşebileceğini gösterdiğini kaydetti.

Güvenlik kaygılarının gerekçe gösterilerek çözüm arayışları yerine yeni askeri iş birliklerine yönelinmesinin yeniden canlandırılmaya çalışılan çözüm sürecine zarar verdiğini ifade eden Baykallı, bölgedeki tarafların gerginliği artıracak adımlardan kaçınması gerektiğini söyledi.

“Çözüm, siyasi eşitlik temelinde mümkündür”

TDP’nin Kıbrıs sorununa yaklaşımının net olduğunu vurgulayan Baykallı, Kıbrıs meselesinin her şeyden önce Kıbrıslı Türklerin 1960 anlaşmalarından kaynaklanan haklarına sahip çıkma ve adadaki iki toplum arasında kalıcı barışın tesis edilmesi mücadelesi olduğunu belirtti.

Siyasi eşitlik temelinde bulunacak bir çözümün yalnızca Kıbrıs’a değil, Türk-Yunan ilişkilerine ve Doğu Akdeniz’in güvenlik mimarisine de olumlu katkı sağlayacağını ifade eden Baykallı, hem Kıbrıs Rum liderliğini hem de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkeleri müzakerelerin yeniden başlamasına katkı koyacak adımlar atmaya çağırdı.

Baykallı, “Yeni askeri maceralara yönelmek yerine, BM Güvenlik Konseyi kararlarında da yer aldığı şekliyle siyasi eşitlik temelinde bir çözüm için çalışılması gerekmektedir” dedi.

Açıklamasında Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yürüttüğü girişimlere de değinen Baykallı, TDP’nin çözüm yönündeki çabaları desteklediğini belirterek, BM Genel Sekreteri ve Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in yürüttüğü sürece zarar verebilecek adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Baykallı, siyasi eşitlik temelinde bulunacak kapsamlı bir çözümün hem ada hem de bölge açısından en güçlü güvenlik ve istikrar kaynağı olacağını belirterek, bunun dışındaki arayışların ise yeni gerginlikler ve istikrarsızlık riskini beraberinde getireceğini ifade etti.

Zeki Çeler: TDP kendi kimliğiyle seçime girecek, hedef ülkeyi yönetmektirToplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı ...
11/06/2026

Zeki Çeler: TDP kendi kimliğiyle seçime girecek, hedef ülkeyi yönetmektir

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Kanal Sim’de Serhat İncirli’nin hazırlayıp sunduğu programa konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çeler, TDP’nin seçim hazırlıklarını sürdürdüğünü, genel seçimlere kendi adayları ve kendi amblemiyle gireceğini belirterek, hedeflerinin ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak olduğunu söyledi.

TDP’nin son dönemde parti içi uyumunu güçlendirdiğini ifade eden Çeler, yeni kurultay sonrasında hem parti meclisine katılan isimlerle hem de dışarıdan partiye dahil olan kişilerle kadrolarını genişletmeye devam ettiklerini belirtti. Çeler, aday belirleme sürecinde yalnızca tanınmış isimlere değil, mecliste etkili çalışabilecek, komitelerde görev alabilecek ve topluma katkı sunabilecek isimlere öncelik vereceklerini söyledi.

“TDP topluma proje sunan bir parti olacak” diyen Çeler, ekonomi, sağlık, eğitim, trafik, tarım, ticaret ve gençlik alanlarında yürütülen çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ve seçim manifestosunun hazır olduğunu açıkladı.

“TDP ve CTP ayrı partilerdir”

Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle başlayan TDP-CTP yakınlaşmasına da değinen Çeler, iki parti arasında ortak liste veya birleşme gibi bir gündemin hiçbir zaman bulunmadığını söyledi.

TDP ve CTP’nin kendi tüzel kişiliklerini koruyarak genel seçimlere ayrı listelerle gireceğini vurgulayan Çeler, yerel seçimlerde ise sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirecek iş birliklerinin mümkün olabileceğini belirtti.

Çeler, sol belediyeciliğin ülkedeki başarılı örneklerinin korunması gerektiğini ifade ederek, CTP ve TDP’nin yönettiği belediyelerde mevcut başkanların desteklenmesi yönünde bir yaklaşım bulunduğunu kaydetti.

“Önemli olan birbirimizin altını oymak değil, ülkeye hizmet etmektir” diyen Çeler, iki parti arasındaki diyaloğun da bu anlayış temelinde sürdüğünü söyledi.

“Erhürman söylediklerinin arkasında duruyor”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın görevdeki ilk 200 gününü de değerlendiren Çeler, Erhürman’ın seçim sürecinde ortaya koyduğu yaklaşımın arkasında durduğunu belirtti.

Kıbrıs sorununun tek taraflı çözülebilecek bir mesele olmadığını vurgulayan Çeler, Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda hükümet tarafından çıkarılan ve Anayasa’ya aykırılık tartışmalarına neden olan yasalarla da uğraşmak zorunda kaldığını söyledi.

Mevcut hükümet görevde kaldığı sürece güven yaratıcı önlemler konusunda önemli adımlar atılmasının zor göründüğünü ifade eden Çeler, buna rağmen bazı adımların tek taraflı olarak da atılabileceğini kaydetti.

Haspolat kapısını örnek gösteren Çeler, “Bir kapı açılacaksa asfaltını çeker, altyapısını hazırlar ve karşı tarafa da üzerine düşeni yapması çağrısında bulunuruz” dedi.

Dışişleri Bakanı’nın Cumhurbaşkanı’na yönelik açıklamalarını da eleştiren Çeler, hükümetin Kıbrıs konusunda yapıcı bir yaklaşım ortaya koyamadığını savundu.

“Ekonomi, sağlık ve gençlik ilk üç sırada”

Yaptıkları araştırmalarda toplumun en büyük sorununun ekonomi olarak ortaya çıktığını belirten Çeler, bunu sağlık ve gençlik sorunlarının takip ettiğini söyledi.

TDP’nin özellikle genel sağlık sigortası sistemi üzerinde yoğunlaştığını ifade eden Çeler, kayıt dışılığı azaltacak ve sağlık hizmetlerine erişimi düzenleyecek yeni modeller üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Dijitalleşmenin önünü açmayı hedeflediklerini de söyleyen Çeler, e-devlet uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla bürokrasinin azaltılabileceğini ve devlet hizmetlerinin daha etkin hale getirilebileceğini kaydetti.

“Nüfusu bilmeden planlama yapamazsınız” diyen Çeler, eğitimden sağlığa, ekonomiden altyapıya kadar her alanda sağlıklı politikaların ancak doğru veriyle üretilebileceğini vurguladı.

“Önümüzdeki beş yılın en büyük fırsatı Kıbrıs’tır”

Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çeler, önümüzdeki dönemin önemli fırsatlar barındırdığını söyledi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerindeki gelişmelerin, Schengen sürecinin ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin konuya ilgisinin yeni bir hareketlilik yaratabileceğini belirten Çeler, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın yürüttüğü çalışmalara güvendiğini ifade etti.

Kıbrıs sorununun çözümünün önündeki en büyük eksikliğin samimiyet olduğunu savunan Çeler, hem adadaki toplumların hem de siyasi aktörlerin geçmişten ders çıkararak ortak bir gelecek inşa etmesi gerektiğini söyledi.

Gençlere çağrı: Politik olun

Programda gençlere de seslenen Çeler, gençlerin siyasetten uzak durmayı tercih etmemesi gerektiğini belirtti.

“Politik olun” çağrısında bulunan Çeler, gençlerin yalnızca eleştiren değil, karar alma süreçlerinde yer alan bireyler olması gerektiğini söyledi.

Gençlerin siyasi partilerde görev alabileceğini, aday olabileceğini ve ülkenin geleceğinde söz sahibi olabileceğini ifade eden Çeler, “Bu ülkenin geleceği sizsiniz. Gençlerin enerjisiyle bizim tecrübemizi birleştirerek memleketi daha iyi bir noktaya taşıyabiliriz” dedi.

Redif Ekinci: Sizi düştüğünüz yerden kaldıracak bir teknoloji henüz icat edilmediToplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel ...
10/06/2026

Redif Ekinci: Sizi düştüğünüz yerden kaldıracak bir teknoloji henüz icat edilmedi

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, yapay zekâ destekli trafik denetim sistemi etrafında yaşanan tartışmalara ilişkin yazılı açıklama yaparak, asıl meselenin teknoloji değil, yönetim anlayışı olduğunu vurguladı.

Hükümet tarafından geçtiğimiz yıl büyük beklentilerle hayata geçirilen yapay zekâ destekli trafik denetim sisteminin bugün yeni tartışmaların odağında bulunduğunu belirten Ekinci, kamuoyuna sistemin trafik güvenliğini artıracağı, denetim kapasitesini güçlendireceği ve trafik kazalarının azaltılmasına katkı sağlayacağı yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlattı.

Ekinci, gelinen noktada ise sistemin uygulanması, yönetimi ve sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri oluştuğunu ifade ederek, trafik güvenliği gibi hayati bir konunun siyasi hesaplara kurban edilemeyeceğini kaydetti.

“Devlet yönetimi deneme-yanılma yöntemiyle yürütülemez”

TDP olarak teknolojik gelişmelere karşı olmadıklarını vurgulayan Ekinci, esas tartışılması gereken konunun alınan kararların ne kadar planlı olduğu, uygulamaların ne kadar sağlıklı yönetildiği ve ortaya çıkan sorunlara karşı hükümetin ne kadar hazırlıklı olduğunun değerlendirilmesi olduğunu söyledi.

Her yıl çok sayıda insanın trafik kazalarında hayatını kaybettiğini, yüzlerce kişinin yaralandığını ve birçok ailenin telafisi mümkün olmayan acılar yaşadığını belirten Ekinci, böylesine önemli bir alanda günübirlik kararlar yerine tutarlı, kararlı ve sürdürülebilir politikalar gerektiğine dikkat çekti.

Ekinci, “Eğer bu sistem trafik güvenliğini artıracak önemli bir araç olarak görülüyorduysa, sistemin kapasitesi, hukuki altyapısı ve uygulama süreçleri yeterince değerlendirildi mi? Ortaya çıkan sorunların sorumluluğunu kim üstlenecek?” sorularını yöneltti.

Bir hükümetin satın aldığı sistemin neyi yapabileceğini, hangi sonuçları doğuracağını ve nasıl yönetileceğini önceden bilmek zorunda olduğunu ifade eden Ekinci, “Devlet yönetimi deneme-yanılma yöntemiyle yürütülemez” dedi.

“Trafik cezaları bütçe değil, güvenlik için kullanılmalı”

Son yıllarda birçok alanda benzer bir yönetim anlayışıyla karşılaşıldığını savunan Ekinci, önce büyük vaatlerde bulunulduğunu, ardından uygulama aşamasında ortaya çıkan sorunlar karşısında kamuoyunun belirsizlik içerisinde bırakıldığını söyledi.

Vatandaşların bugün trafikte kendilerini güvende hissetmediğini belirten Ekinci, bunun nedeninin yalnızca sürücü hataları ya da denetim eksikliği olmadığını, trafik güvenliğini bütüncül bir devlet politikası olarak ele alacak siyasi iradenin ortaya konulamamasından kaynaklandığını ifade etti.

Trafik güvenliği konusunda etkin denetim, güçlü altyapı, çağdaş mevzuat, düzenli veri analizi ve kararlı uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Ekinci, trafik cezalarının temel amacının gelir yaratmak değil, trafik güvenliğini artırmak olması gerektiğini vurguladı.

Ekinci, trafik cezalarından elde edilen gelirlerin hangi alanlarda kullanıldığının kamuoyuna düzenli ve şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini belirterek, bu kaynakların yol güvenliğinin artırılması, tehlikeli noktaların iyileştirilmesi, trafik işaretlerinin yenilenmesi, yaya güvenliğinin güçlendirilmesi, eğitim faaliyetleri ve denetim altyapısının geliştirilmesi için değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Vatandaşın ödediği cezanın genel bütçe içerisinde kaybolmadığını, daha güvenli yollar ve daha etkin denetim olarak kendisine geri döndüğünü görebilmesi gerektiğini dile getiren Ekinci, “Trafik cezaları bütçedeki açıkları kapatmanın değil, trafikteki eksikleri kapatmanın aracı olmalıdır” dedi.

Açıklamasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Ekinci, yaşanan süreçle ilgili kapsamlı ve şeffaf bir bilgilendirme yapılmasını ve trafik güvenliği konusunda uzun vadeli, sürdürülebilir bir politika ortaya konulmasını istedi.

Ekinci, “Vatandaşın ihtiyacı yeni mazeretler değil, güven veren bir yönetim anlayışıdır. Bu ülke trafik sorununu da çözer, yollarını da daha güvenli hale getirir. Ama sizi düştüğünüz yerden kaldıracak bir teknoloji henüz icat edilmedi” ifadelerini kullandı.

10/06/2026

CONIFA Avrupa Şampiyonu olan milli takımımızı yürekten kutluyoruz.

Hedefimiz bununla sınırlı değil.

Gençlerimizin daha büyük sahalarda yer alabildiği, sporun herkes için erişilebilir olduğu, okul sporlarının güçlendiği, kadın ve engelli sporunun desteklendiği, kulüplerimizin dünyayla buluşabildiği bir gelecek mümkün.

Çünkü spor yalnızca başarı değil; özgüven, disiplin, dayanışma ve umut üretir.

Bu ülkenin gençleri daha büyük hedefleri, daha fazla fırsatı ve daha güçlü bir spor geleceğini hak ediyor.

TDP heyeti Girne’de pazar esnafını ziyaret ettiToplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Genel Sekreter...
10/06/2026

TDP heyeti Girne’de pazar esnafını ziyaret etti

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Genel Sekreter Redif Ekinci ve TDP Girne İlçe Başkanı Mehmet Perçinkardeşler’in de yer aldığı parti heyeti, Girne Çarşamba Pazarı’nı ziyaret ederek vatandaşların ve esnafın sorunlarını dinledi. Pazar alanında gerçekleştirilen ziyarette hayat pahalılığı, artan maliyetler ve alım gücündeki düşüş öne çıkan başlıklar oldu.

Pazar alanını dolaşan Çeler ve beraberindeki heyet, tezgahları ziyaret ederek esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılar, artan maliyetler ve alım gücündeki düşüşün yarattığı sorunlar hakkında bilgi aldı. Vatandaşlarla da sohbet eden heyet, hayat pahalılığının günlük yaşama etkileri ve ülkede yaşanan ekonomik sorunlara ilişkin görüşleri dinledi.

TDP heyeti, halkın beklenti ve taleplerini not alırken, parti olarak çözüm odaklı politikalar üretmeye devam edeceklerini vurguladı.

Address

Osman Paşa Caddesi, No 11
Nicosia

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Toplumcu Demokrasi Partisi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Toplumcu Demokrasi Partisi:

Share