Bağımsızlık Yolu

Bağımsızlık Yolu Emekçinin Partisi Bağımsızlık Yolu devrimci bir siyasal partidir.

BY, parti programında belirtilen ilkeler ve dünya görüşü çerçevede mücadele eden devrimci bireylerin bağımsız örgütüdür. BY’nin amacı ideolojik-politik çizgisini kitlelere taşımak ve politik iktidarı Kıbrıslı Türk halkının iradesine tabi kılarak; sosyalist, bağımsız, birleşik, halkları kardeş bir Kıbrıs’a ulaşmaktır. Bu amaçlar doğrultusunda BY’nin yürüttüğü mücadele, parti programında ayrıntılı bir şekilde açıklandığı gibi; neo-liberalizm karşıtı, emekten yana, devrimci laiklik anlayışında, ekososyalist feminist bir devrimci mücadeledir. BY yasal yol
ları reddetmeyen; fiili, meşru, kararlı bir direnişin kitlelerle birlikte yürütülmesi gerektiğini savunur.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Kanal T'de Damla Dabis'in sunduğu, İnce Ayar programının ...
17/09/2026

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Kanal T'de Damla Dabis'in sunduğu, İnce Ayar programının konuğu oluyor.

Nazlı: Devlet Kadınları Korumuyor, Şiddet Mekanizmalarını İşletmiyor!Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, so...
17/09/2026

Nazlı: Devlet Kadınları Korumuyor, Şiddet Mekanizmalarını İşletmiyor!

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, son bir haftada yaşanan iki kadın cinayetinin ardından devletin kadına yönelik şiddeti önleme ve kadınları koruma sorumluluğunu yerine getirmediğini belirtti. Nazlı, Saliha Özkol cinayetinde polis başvurularının etkin şekilde soruşturulup soruşturulmadığının açığa çıkarılması gerektiğini söylerken, her bölgeye şiddet önleme merkezi ve kadın sığınma evi açılması, Alo 183 hattının etkin şekilde çalıştırılması ve kadınların ekonomik bağımsızlığını sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kanal T’de yayımlanan Kaptan’ın Günlüğü programına konuk oldu.

Nazlı programda son bir haftada yaşanan iki kadın cinayeti, Saliha Özkol cinayetinde olası polis ihmali, kadına yönelik şiddetin sosyal ve ekonomik boyutları, kadınları şiddetten koruyacak kamusal mekanizmaların işletilmemesi, özel sektörde sendikalaşma, iş cinayetleri ve eğitim alanındaki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kadın Cinayetleri Münferit Olaylar Değildir

Son bir haftada iki kadının erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Nazlı, kadın cinayetlerinin yalnızca cinayetin gerçekleştiği ana bakılarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Kadın cinayetlerinden önce çoğu zaman uzun süre devam eden bir şiddet sarmalı bulunduğunu belirten Nazlı, bu nedenle cinayet öncesindeki şiddet olaylarının ve devlet kurumlarının bu süreçteki müdahalelerinin de sorgulanması gerektiğini ifade etti.

İskele’de eski eşi tarafından öldürülen Saliha Özkol’un hakkında koruma emri bulunduğunu hatırlatan Nazlı, Özkol’u öldüren kişinin daha önce şiddet uygulamak, şiddet tehdidinde bulunmak ve koruma emrini ihlal etmekten mahkum olduğunun basına yansıdığını belirtti.

Özkol’un ve yakınlarının polise yaptığı başvuruların etkin şekilde soruşturulup soruşturulmadığının açığa çıkarılması gerektiğini vurgulayan Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun bu nedenle Polis Genel Müdürlüğü’ne resmi başvuruda bulunduğunu açıkladı.

Nazlı, başvuruda Özkol’un öldürülmeden önce yaptığı şiddet, şiddet tehdidi ve koruma emri ihlali şikayetlerinin İskele Polisi tarafından ciddiyetle soruşturulup soruşturulmadığının araştırılmasını talep ettiklerini söyledi.

Devletin Kurması Gereken Mekanizmalar Gerçek Hayatta Yok

Kadına yönelik şiddetle mücadelede yalnızca şiddet uygulayan kişilere verilen cezaların süresinin tartışılmasının yeterli olmadığını belirten Nazlı, şiddet uygulayan kişilere yönelik rehabilitasyon programlarının da hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Asıl olarak koruyucu ve önleyici mekanizmaların işletilmesinin önemine dikkat çeken Nazlı, bu mekanizmaların yasalar ve uluslararası sözleşmelerde yer almasına rağmen uygulamada bulunmadığını belirtti.

“Şiddet önleme merkezleri, kadın sığınma evleri, Alo 183 ihbar hattının tam teşekküllü çalıştırılması mevzuatımızda yer almasına rağmen gerçek hayatta yok” diyen Nazlı, devletin kadınları şiddetten koruyacak mekanizmaları kurmadığını vurguladı.

Bağımsızlık Yolu’nun şiddet önleme merkezleri ve kadın sığınma evleri başta olmak üzere bu talepleri yıllardır gündeme getirdiğini hatırlatan Nazlı, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca olay yaşandıktan sonra cezalandırmaya indirgenemeyeceğini ifade etti.

Kadının Ekonomik Bağımsızlığı Olmadan Şiddetten Çıkış Zor

Kadına yönelik şiddetin sosyal ve ekonomik boyutunun da ele alınması gerektiğini belirten Nazlı, düşük ücretlerle ve güvencesiz koşullarda çalışan kadınların şiddet gördükleri evlerden ayrılarak bağımsız bir yaşam kurmalarının mevcut ekonomik koşullarda neredeyse imkansız olduğunu söyledi.

“Asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesi ve hayat pahalılığı oranında artırılmasını talep ederken kadınların şiddetten korunması için de bir talepte bulunmuş oluyoruz” diyen Nazlı, ücret mücadelesinin kadınların erkek şiddetinden kurtulabilmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Asgari ücretle çalışan bir kadının kira, elektrik, ulaşım, gıda ve varsa çocuğunun eğitim giderlerini tek başına karşılamasının mümkün olmadığını belirten Nazlı, ekonomik bağımsızlığın kadına yönelik şiddetle mücadelenin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

Kamusal Ulaşım da Kadınların Güvenliğiyle İlgilidir

Bağımsızlık Yolu’nun kamusal toplu taşımacılık talebinin de kadına yönelik şiddetle mücadele açısından önemli olduğunu ifade eden Nazlı, özellikle köylerde yaşayan ve özel aracı bulunmayan kadınların şiddet durumunda kamu kurumlarına ulaşabilmesinin güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

Nazlı, şiddet gören bir kadının en yakın polis karakoluna veya Sosyal Hizmetler Dairesi’ne nasıl ulaşacağının da kamusal politikaların bir parçası olarak düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Her Bölgeye Şiddet Önleme Merkezi ve Sığınma Evi Açılmalı

Hükümetten ivedilikle bekledikleri önlemleri sıralayan Nazlı, her bölgeye şiddet önleme merkezleri ve kadın sığınma evleri açılması gerektiğini söyledi.

Kadınları şiddetten korumanın devletin görevi olduğunu vurgulayan Nazlı, devletin sosyal politikalar alanından çekilerek bu alanı dernek ve vakıflara bırakmasını “sosyal hizmetlerin özelleştirilmesi” olarak değerlendirdi.

Kadına yönelik şiddetle mücadelenin gönüllülük temelinde yürütülemeyeceğini belirten Nazlı, “Kadına yönelik şiddetle mücadele kimsenin gönüllülüğüne bırakılacak bir mesele değildir. Kamusal olarak devletin çözmesi gereken bir meseledir” ifadelerini kullandı.

10 ve Üzeri Çalışanı Olan İş Yerlerinde Sendikasız Çalıştırılmak Yasaklanmalı

Nazlı, iş cinayetleri ve iş sağlığı ve güvenliği konusunda da Bağımsızlık Yolu’nun sendikasız çalıştırılmanın yasaklanması talebini gündeme getirdi.

Örgütlü iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanıp uygulanmadığını en yakından denetleyebilecek yapının sendika olduğunu belirten Nazlı, iş yerlerinin sürekli olarak devlet müfettişleri tarafından denetlenmesinin fiziksel olarak mümkün olmadığını söyledi.

Bu nedenle iş yerlerinde örgütlü sendikaların bulunmasının hayati önem taşıdığını ifade eden Nazlı, “10 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde sendikasız çalıştırılmak yasaklanmalı” dedi.

Özel sektörde sendikalaşmanın kadınların şiddetten korunması açısından da önemli olduğunu belirten Nazlı, kadınların canlarını korumaya çalışırken bir yandan da işlerini kaybetme korkusu yaşamasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Ücretsiz Kamusal Eğitim Anayasal Bir Haktır

Eğitim alanındaki sorunlara da değinen Nazlı, KTOEÖS tarafından paylaşılan verilere göre okulların yüzde 8’inde çocukların konteyner sınıflarda eğitim gördüğünü, yüzde 22’sinin ise şantiye halinde olduğunu belirtti.

Şantiye halindeki okulların öğrenciler, öğretmenler ve diğer okul çalışanlarının can güvenliği açısından risk oluşturduğunu ifade eden Nazlı, depreme dayanıklı olmayan okullar sorununun da yıllardır gündemde olduğunu hatırlattı.

Yaz tatili boyunca dahi gerekli çalışmaların tamamlanmamasının hükümetin eğitim alanındaki ihtiyaçları öncelik olarak görmediğini ortaya koyduğunu söyleyen Nazlı, devlet okullarında alınan kayıt ücretlerine de tepki gösterdi.

Kayıt ücretlerinin Eğitim Bakanlığı’nın okulların ihtiyaçlarını karşılamamasının sonucu olduğunu belirten Nazlı, “Kayıt ücretinin ödenmesi zorunlu değildir, Anayasa’ya aykırıdır” dedi.

Ücretsiz kamusal eğitimin anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Nazlı, bir çocuğun devlet okuluna kaydedilmesinin herhangi bir ücret ödenmesine bağlanamayacağını ifade etti.

Devlet Okulları Bu Haldeyken Özel Okullara Teşvik Verilmemeli

Eğitim Bakanlığı’nın kendi sorumluluğunu yerine getirmeyerek velilerle öğretmenleri ve okul idarelerini karşı karşıya getirdiğini belirten Nazlı, devlet okullarının mevcut koşulları ortadayken kamu bütçesinden özel okullara teşvik verilmemesi gerektiğini söyledi.

Nazlı, “Devlet okulları bu haldeyken Eğitim Bakanlığı bütçesinden özel okullara teşvik verilemez. Tam aksine özel okullardan vergi alınmalı ve devlet okullarının ihtiyaçlarını gidermek için kullanılmalı” şeklinde konuştu.

17/09/2026

Burada istikrarlı bir rejim çizgisi var!

Rejimi değiştirmeden, böyle hükümetler, böyle bakanlar, böyle kaptanlar ve daha da beterleri var olmaya devam edecek.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kanal T'de Ahmet Kaptan'ın sorularını yanıtlıyor.
16/09/2026

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kanal T'de Ahmet Kaptan'ın sorularını yanıtlıyor.

KAPTAN'IN GÜNLÜĞÜ - 16.09.2026 ...

Rahvancıoğlu’ndan Erhürman’a: Cumhurbaşkanlığı Makamı, UBP’nin Tasdik Memurluğu Ofisi midir?Emekçinin partisi Bağımsızlı...
16/09/2026

Rahvancıoğlu’ndan Erhürman’a: Cumhurbaşkanlığı Makamı, UBP’nin Tasdik Memurluğu Ofisi midir?

Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, Tufan Erhürman’ın görevden alma ve atamalara ilişkin açıklamasına yanıt verdi. Rahvancıoğlu, Erhürman’ın görevden alma ve atamalarda kendisinin de sorumluluğu olduğunu bildiğini ve kabul ettiğini belirterek, Haziran 2026’dan bu yana gerçekleştirilen görevden almalarla ilgili sorularını yineledi.

Aylardır Sorguladığımız Konuya Yanıt Vermiş

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, “Basın eli ile Bay Erhürman’ın bilgisine” başlığıyla yaptığı açıklamada, Tufan Erhürman’ın aylardır sorguladıkları görevden alma ve atamalar konusunda kendilerine yanıt verdiğini belirtti.

Rahvancıoğlu, “Kendisi ile basın aracılığı ile de olsa, iletişim kuruyor olmak güzel” ifadelerini kullandı.
Erhürman’ın bazı fanatik destekçilerinden farklı olarak, görevden alma ve atamalarda kendisinin de sorumluluğu olduğunu bildiğini ve kabul ettiğini ifade eden Rahvancıoğlu, Erhürman’ın “Önüme konan her kağıdı imzalamadım” dediğini aktardı.

Atamalar Liyakat Bakımından da Değerlendirilmeli

Rahvancıoğlu, Erhürman’ın devamında, atamaların yalnızca hukuka uygunluk açısından değil, liyakat bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini, adayların mesleki birikimi, uzmanlığı ve kıdeminin de üstlenecekleri görevle uyumlu olması gerektiğini belirttiğini aktardı. Bu değerlendirmeye katıldığını belirten Rahvancıoğlu, aylardır sorduğu soruyu yineledi.

Seçime beş ay kala, Haziran 2026’dan beri gerçekleşen görevden almalarda, görevden alınan kişilerin liyakat, mesleki birikim, uzmanlık ve kıdeminde hangi sorunların bulunduğunu soran Rahvancıoğlu, yerlerine atanan kişilerin seçim kapıya dayanmışken hangi projeleri hayata geçireceklerini ve ne gibi hedeflere ulaşacaklarını sordu.

Rahvancıoğlu, bu hedeflere ulaşılmasında görevden alınanların başarısız olacaklarını Erhürman’a düşündüren nedenin ne olduğunu da sordu.

Liyakatlerinde Ne Gibi Eksiklik Gördünüz?

Rahvancıoğlu, görevden alınan Dışişleri Dairesi Müdürü Atınç Keskin, Yerel Yönetimler Müdürü Cenk Dökmen, Kültür Dairesi Müdürü Şirin Zaimağaoğlu, Turizm Tanıtma Pazarlama Müdürü Mine Emiroğlu, Eski Eserler Müzeler Müdürü Emine Ziba, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Deren Oygar, Posta Dairesi Müdürü Yakup İskender ve Meteoroloji Dairesi Müdürü Sinan Güneş’in liyakat, mesleki birikim, uzmanlık ve kıdeminde ne gibi eksiklikler görüldüğünü sordu. Rahvancıoğlu, “Hepsinin görevden alma yazılarının altında imzanız var. İmzanız olduğu için sorumluluğunuz da var!” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Makamı, UBP’nin Tasdik Memurluğu Ofisi Midir?

Rahvancıoğlu, söz konusu kişilerin hükümetin yaklaşan seçimler nedeniyle yaptığı “alecengiz oyunları” nedeniyle değil, başka nedenlerle görevden alındığını belirten Erhürman’ın bu nedenleri açıklaması gerektiğini ifade etti. Görevden alınma nedenlerinin kendilerinin zaten tahmin ettiği nedenler olması halinde ise Rahvancıoğlu, Cumhurbaşkanlığı makamının UBP’nin “Tasdik Memurluğu Ofisi” olup olmadığını sordu.

15/09/2026

Emeğin Gündemi'nde Bu Akşam Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan, Genel Sekreter Cansu N. Nazlı ve Kadın Eğitimi Kolektifi Üyesi Didem Koçak Art Arda Yaşanan Kadın Cinayetlerini Konuşuyor.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kanal T'de Ahmet Kaptan'ın sunduğu, Kaptan'ın Günlüğü programının konuğ...
15/09/2026

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Kanal T'de Ahmet Kaptan'ın sunduğu, Kaptan'ın Günlüğü programının konuğu oluyor.

Bağımsızlık Yolu’ndan PGM’ye Başvuru: Saliha Özkol Cinayetinde Olası Polis İhmali Araştırılsın!Bağımsızlık Yolu, eski eş...
15/09/2026

Bağımsızlık Yolu’ndan PGM’ye Başvuru: Saliha Özkol Cinayetinde Olası Polis İhmali Araştırılsın!

Bağımsızlık Yolu, eski eşi tarafından öldürülen Saliha Özkol’un cinayet öncesinde kendisi ve yakınları tarafından polise yapılan şiddet, şiddet tehdidi ve koruma emri ihlali ihbarlarının etkin şekilde soruşturulup soruşturulmadığının araştırılması için Polis Genel Müdürlüğü’ne başvurdu.

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Av. Cansu N. Nazlı tarafından parti adına yapılan başvuruda, Saliha Özkol’un öldürülmeden önce koruma emri bulunduğu ve eski eşi tarafından defalarca şiddete ve suça maruz bırakıldığına ilişkin bilgilerin kamuoyuna yansıdığı hatırlatıldı.

Başvuruda, Özkol’un ve yakınlarının eski eşi hakkında şiddet, şiddet tehdidi ve koruma emri ihlali gerekçeleriyle İskele Polis Müdürlüğü’ne ve bölgedeki polis karakollarına yaptığı ihbar ve şikayetlerin akıbetinin araştırılması istendi.

Polis Şikayetleri Dikkate Aldı Mı?

Bağımsızlık Yolu, söz konusu ihbar ve şikayetlerin polis tarafından dikkate alınıp alınmadığının, bu kapsamda dosya açılıp açılmadığının ve gerekli soruşturmanın etkin biçimde yürütülüp yürütülmediğinin Polis Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı şekilde araştırılmasını talep etti.

Başvuruda, Saliha Özkol’un yakınlarının koruma emrinin birden fazla kez ihlal edilmesi üzerine İskele Polisi’ne yaptıkları ihbarlar karşısında, kendilerine Mahkemeye başvurmaları gerektiği ve polisin yapabileceği herhangi bir şey olmadığı yönünde iddialarında bulunulduğu da aktarıldı.

Bağımsızlık Yolu, böyle bir durumda polisin re’sen harekete geçerek mahkeme başvurusu olmadan gerekli işlemleri yapması gerektiğine işaret ederek, yapılan ihbar ve şikayetlerin etkin şekilde soruşturulmamış olması halinde ciddi bir ihmalin söz konusu olacağını vurguladı.

Tekrar Eden Şiddet Şikayetleri Ciddiye Alınmalı

Kadın cinayetlerinin önlenmesinde polisin sorumluluğuna dikkat çekilen başvuruda, özellikle tekrar eden şiddet ve tehdit şikayetlerinin ciddiyetle ele alınmasının hayati önemde olduğu belirtildi.

Başvuruda, Saliha Özkol’un ölümünden önce kendisinin ve yakınlarının İskele Polis Müdürlüğü ile bölgedeki karakollara yaptığı tüm ihbar ve şikâyetlerin incelenmesini ve bu başvurular karşısında etkin soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin ortaya çıkarılmasını istendi.

Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu ayrıca, soruşturmanın kadın cinayetlerinin önlenmesi açısından taşıdığı önem nedeniyle, polise yapılan aramalara ilişkin kayıtların da ivedilikle incelenmesi talebinde bulundu.

Koloz: Öğrenci Taşımacılığı Kâr Hırsına, Ulaşım Hakkı Şirketlere Teslim Edildi!Bağımsızlık Yolu Parti Meclisi üyesi Meli...
15/09/2026

Koloz: Öğrenci Taşımacılığı Kâr Hırsına, Ulaşım Hakkı Şirketlere Teslim Edildi!

Bağımsızlık Yolu Parti Meclisi üyesi Melisa Koloz, eğitim yılının ilk haftasında yaşanan öğrenci taşımacılığı sorununa tepki göstererek, ülkedeki toplu taşımacılığı tekelinde tutan otobüs şirketlerinin yıllardır elde ettikleri kârı daha da artırmak adına öğrenci taşımacılığını ve trafiği kilitlediğini söyledi.

Kârlarını Daha da Katlamak İstiyorlar

Koloz, otobüs şirketlerinin yıllardır elde ettikleri kârı daha da katlayabilmek adına eğitim yılının ilk haftasında öğrenci taşımacılığını aksattığını ve trafiği kilitlediğini belirtti.

Şirketlerin yaşanan sorunun yalnızca alacakları ücretle ilgili olmadığını, araçlara ve şirketlerine yapacakları yatırımları da düşündüklerini söylediklerini aktaran Koloz, bu söylemlerle en başta velilerin vicdanına oynanmaya devam edildiğini ifade etti.

Eski Otobüslerin Halini Bilmesek İnanacağız

Öğrenci taşımacılığında kullanılan araçların durumuna dikkat çeken Koloz, şirketlerin “öğrencilere daha iyi hizmet verebilmek” amacıyla hareket ettikleri yönündeki söylemlerinin gerçeklikle bağdaşmadığını belirtti.
Koloz, “Öğrencileri taşırken alev alan, bozulan eski otobüslerin içler acısı halini bilmesek inanacağız bu şirketlerin öğrencilere daha iyi hizmet verebilmek adına işi yokuşa sürdüklerine” ifadelerini kullandı.

Hükümetler Şirketleri Semirtmeyi Tercih Ediyor

Yaşanan sorunun yalnızca otobüs şirketlerinin tutumundan kaynaklanmadığını vurgulayan Koloz, hükümetlerin de yıllardır uyguladığı ulaşım politikaları nedeniyle sorumluluk taşıdığını söyledi.

Koloz, hükümetlerin aradan geçen onca yıla rağmen kamusal toplu taşımacılığa yatırım yapmadığını belirterek, öğrencilerle birlikte halkın ulaşım hakkına erişimini kolaylaştırmak yerine bu şirketleri semirtmeyi tercih ettiğini ifade etti.

Okulların Hali Zaten Ortada

Eğitim alanındaki sorunlara da dikkat çeken Koloz, okulların mevcut durumunun ortada olduğunu söyledi.
Koloz, eğitim yılının başlangıcında öğrencilerin ulaşım sorunuyla karşı karşıya bırakıldığını belirtirken, Başbakan Ünal Üstel’in ise seçimden önce UBP içerisindeki küskün klikleri yeniden kazanma derdinde olduğunu ifade etti.

Hayırlı Olsun Yeni Eğitim Yılı

Koloz, açıklamasının sonunda yaşanan tabloyu ironik bir ifadeyle eleştirerek, yeni eğitim yılının taşıma şirketleri ve hükümet açısından nasıl bir düzen içerisinde başladığına dikkat çekti.
Koloz, “Hayırlı olsun yeni eğitim yılı tüm taşıma şirketlerine, bu kadar yıldır bu şirketlere ne istedilerse veren hükümetlere ve tüm öğrencilere” dedi.

Emeğin Gündemi programında 15 Eylül 2026, Salı akşamı Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan, Genel Sekre...
15/09/2026

Emeğin Gündemi programında 15 Eylül 2026, Salı akşamı Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan, Genel Sekreter Cansu N. Nazlı ve Kadın Eğitimi Kolektifi Aktivisti Didem Koçak, "Kadın Cinayetleri" gündemini irdeleyecekler.

Program, saat 20.00'da Bağımsızlık Yolu Facebook sayfasında canlı olarak yayınlanacak.

Address

Şinasi Sokak, Kapı No: 11, Çağlayan
Lefkosa
99010

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Bağımsızlık Yolu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Bağımsızlık Yolu:

Shortcuts

Share