10/05/2025
Didem Madak'ın annesi Füsun Madak 38 yaşındayken beyin kanseri yüzünden hayatını kaybeder. O sırada Didem 12, kızkardeşi Işıl ise 7 yaşındadır. Annesinin ölümü, Didem’in ruhunu öyle yaralar ki onun ölümünün her detayını şiirlerine ilmek ilmek işler. "Çiçekli Şiirler Yazmak İstiyorum Bayım!" İsimli şiirde şu mısralarla anlatır yaşadığı acıyı:
“On dört yaşındaydı ruhum bayım
Bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
Protez bacaklar taktılar ruhuma ince ve beyaz
Gıcırdaya gıcırdaya dolaştım şehri…”
"Annemle İlgili Şeyler" isimli şiirinde ise şöyle seslenir annesine:
Yaşasaydın, hayatının ortasına
Güller yığan bir adam olsun isterdim babam.
Sen bir çocuk romanı annesi ol isterdim.
Ölü mısır tarlaları hışırdıyordu
Ve kalbimde çıngıraklı yılan sürüleri
diye başlayan bir çocuk romanında…
Şalına sarınırdın, toprağa sarınır gibi
Erken öleceğini biliyordum bana bırakmak için,
bu acımasız ölü anne sesini.
Anne hasreti artık ruhuna öyle işlemiştir ki Didem Madak'ın eşinden ayrılıp bir bodrum katında yaşamaya başladığında bile hep annesi vardır yanında. Bodrum katında yalnızlığını annesinin hayallerine ve fotoğraflarına sarılarak gidermeye çalışır. Attığı adımda, yalnızlığında ve baktığı her yerde annesi vardır.
"Annemle İlgili Şeyler" şiirini şu sözlerle bitirir Didem Madak:
NOT: Ölen her kadın için bir şiir yazdım.
Onları Muc’a evin karşılığında verdim
Çok ucuza.
Artık bütün üzgün oluşlarımın adı:
Anne.
Didem Madak da annesinin kaderini paylaşır. Annesi 38 yaşında kanserden ölen Madak, kansere yakalanır ve 41 yaşında çok sevdiği annesine kavuşur.
Annesinin adını koyduğu 3 yaşındaki kızı Füsun'a ölmeden önce bir mektup bırakır ve ona şöyle seslenir:
Canım kızım, cehaletimden şair oldum...
Annesizlikten.
Sen sakın şair olma!”