Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası SARI SENDİKACILIĞA KARŞI, ALTERNATİF, ULAŞILABİLİR,SINIF KİTLE SENDİKASI.

OKULLAR HALKINDIR, VAKIFLARIN DEĞİL! MEB İLE TÜGVA ARASINDAKİ PROTOKOLÜN 2030'A KADAR UZATILMASI KABUL EDİLEMEZ.Milli Eğ...
31/05/2026

OKULLAR HALKINDIR, VAKIFLARIN DEĞİL! MEB İLE TÜGVA ARASINDAKİ PROTOKOLÜN 2030'A KADAR UZATILMASI KABUL EDİLEMEZ.

Milli Eğitim Bakanlığı ile TÜGVA arasında imzalanan ve 2030’a kadar uzatılan protokol, eğitim sistemimizin laik, bilimsel ve kamusal niteliğine yönelik müdahalelerin sürdüğünün kanıtıdır. Devlet okulları adım adım vakıf, cemaat ve tarikat bağlantılı yapıların faaliyet alanına dönüştürülmektedir.

2018'den beri süren uygulamalar için Danıştay'ın verdiği yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen bu anlayıştan vazgeçilmemiş; sosyal ve kültürel faaliyet kılıfı altında yaz okulları fiilen dini eğitim programlarına dönüştürülmüştür. Sadece 2025'te Gaziantep'te 187 devlet okulunun TÜGVA’ya tahsis edilmesi, devlet kaynaklarının belirli yapılara nasıl açıldığının net bir göstergesidir.

Milyonlarca öğrenci yoksullukla mücadele ederken, bizler okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su talep ederken; MEB'in önceliğinin bu devasa sorunları çözmek yerine vakıf protokollerini uzatmak olması kabul edilemez.

Bu durum idari değil, ideolojik bir tercihtir ve Anayasa'nın;
• Laik ve sosyal hukuk devleti ilkesi (Md. 2)
• Eşitlik ilkesi (Md. 10)
• Din ve vicdan özgürlüğü (Md. 24)
• Eğitimin devletin gözetimi ve denetimi altında olması (Md. 42)
hükümlerinin açık bir ihlalidir.

Milli Eğitim Bakanlığı'na soruyoruz:
• Devlet okulları ve kamu kaynakları neden tüm yurttaşların yararına değil de belirli yapıların hizmetine sunulmaktadır?
• On binlerce öğretmen varken, kamusal eğitim neden vakıf ve dernekler eliyle yürütülmektedir?
• Danıştay kararlarına rağmen bu uygulamalarda neden ısrar edilmektedir?

Açık Çağrımızdır:
📌 TÜGVA başta olmak üzere vakıf, cemaat ve tarikatlarla yapılan tüm protokoller derhal iptal edilmelidir.
📌 Kamusal eğitim alanı vakıf ve derneklerin etkisinden arındırılmalıdır.
📌 Okullarda tüm öğrencilere ücretsiz yemek ve temiz su sağlanmalıdır.

Çocuklarımızın eğitim hakkı hiçbir vakfın, cemaatin veya siyasi yapının insafına bırakılamaz. TÖBSEN olarak çocuklarımızın laik, bilimsel, demokratik ve kamusal eğitim hakkını savunmaya ve mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.

TÖBSEN GENEL BAŞKANI DENİZ EZER

Edebiyatımızın unutulmaz isimleri Ahmed Arif, Nâzım Hikmet ve Orhan Kemal'i saygı ve özlemle anıyoruz.TÖBSEN Müzik Toplu...
30/05/2026

Edebiyatımızın unutulmaz isimleri Ahmed Arif, Nâzım Hikmet ve Orhan Kemal'i saygı ve özlemle anıyoruz.

TÖBSEN Müzik Topluluğu'nun sahne alacağı "Haziranda Ölmek Zor" anma programımızda buluşarak, bu büyük ustaların dizelerini ve umutlarını ezgilerle yaşatacağız. Etkinliğimize tüm üyelerimiz ve halkımız davetlidir.

📅 14 Haziran 2026, Pazar
⏰ 19.30
📍 Sınav Koleji Defne (Çevreyolu Üzeri)

GEZİ DİRENİŞİ’Nİ 13. YILINDA SELAMLIYORUZ.2013'te İstanbul'daki Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nı yeniden yapmak için başla...
28/05/2026

GEZİ DİRENİŞİ’Nİ 13. YILINDA SELAMLIYORUZ.

2013'te İstanbul'daki Gezi Parkı'na Topçu Kışlası'nı yeniden yapmak için başlayan inşaat çalışmalarını protesto etmek amacıyla düzenlenen ve daha sonra Türkiye'nin birçok noktasına yayılan eylemlerin 13. yıl dönümü.

Gezi olayları sırasında Mehmet İstif, Abdullah Cömert, Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım ve Hasan Ferit Gedik hayatını kaybetti. Türk Tabipleri Birliği’nin açıklamasına göre, tazyikli su, yakın mesafeden biber gazı atışları ve plastik mermiden dolayı 7478 kişi yaralandı.

Cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş ölçüde geniş halk kesimlerini seferber eden direnişin yarattığı ve hepimize yaşattığı değerler uğruna yaşamını yitiren Abdullah Cömert, Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Mehmet İstif, Medeni Yıldırım ve Hasan Ferit Gedik’i direnişin 13. yıl dönümünde bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Türkiye’nin demokrasi mücadelesi tarihinde eşi ve benzeri görülmemiş kitlesellik ve yaygınlıkta yaşanan ve 5 milyona yakın insanın aktif olarak katıldığı Gezi Direnişi, aradan geçen 13 yıla rağmen hatırlanmakta ve hafızalarımızdaki tazeliğini korumaktadır.

Gezi Direnişi’nin 13. yılını geride bıraktığımız bu günlerde, meydanlarda korku duvarını aşarak, birbiriyle dayanışma içinde direnmenin ve kazanmanın tadına varmış olan, bu uğurda evlatlarını yitiren Türkiye halklarının demokrasi, barış ve kardeşlik taleplerindeki ısrarı ve mücadelesini kesintisiz bir şekilde, kararlılıkla sürdürmekten başka çıkar yol görünmemektedir.

TÖBSEN olarak Gezi Direnişi’nin 13. yılını SELAMLIYORUZ.

Değerli Eğitim Emekçileri ve Halkımız,  Kurban Bayramı; toplumsal dayanışmanın, adil paylaşımın ve birlik olma bilincini...
27/05/2026

Değerli Eğitim Emekçileri ve Halkımız,

Kurban Bayramı; toplumsal dayanışmanın, adil paylaşımın ve birlik olma bilincinin en yoğun hissedildiği günlerdir. Eşit, özgür ve aydınlık bir gelecek için omuz omuza verdiğimiz bu süreçte, yardımlaşma ve dayanışma duygusunun tüm topluma yayılmasını temenni ediyoruz.

Zorlukları dayanışmayla aşacağımız, umudu birlikte çoğaltacağımız barış, sağlık ve huzur dolu bir bayram geçirmeniz dileğiyle...

Kurban Bayramınız kutlu olsun

Üyemiz Hülya AKÇİN'in kıymetli annesi Fatma TAĞvefat etmiştir. Cenazesi yarın (24.05.2026, Pazar) saat 12.30’da Gültepe ...
23/05/2026

Üyemiz Hülya AKÇİN'in kıymetli annesi Fatma TAĞ
vefat etmiştir.

Cenazesi yarın (24.05.2026, Pazar) saat 12.30’da Gültepe Aile Mezarlığı’nda defnedilecektir. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Üniversiteler Gece yarısı Kararnameleriyle Kapatılamaz!Dün gece yarısı yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle İs...
22/05/2026

Üniversiteler Gece yarısı Kararnameleriyle Kapatılamaz!

Dün gece yarısı yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin fiilen kapatılması, bu ülkenin eğitim sisteminin nasıl bir keyfilik ve siyasi tahakküm altında olduğunu bir kez daha göstermiştir. Dünyanın hiçbir demokratik hukuk düzeninde bir üniversite, tek kişinin imzasıyla kapatılıp öğrencilerin, akademisyenlerin ve emekçilerin geleceği bir gecede karartılamaz.

Can Holding’e kayyım atanmasıyla başlayan süreç, bugün açık biçimde eğitim hakkının gasp edilmesine dönüşmüştür. Üniversiteler bilimsel ve bir düşünce ortamının olduğu kurumlardır. Bilimsel eğitim kurumları, siyasi hesaplaşmaların ve patronlar arası çıkar çatışmalarının aparatı haline getirilemez.

AKP iktidarı yıllardır üniversiteleri ya tarikatların ya da sermaye gruplarının arka bahçesine çevirmeye çalışmaktadır. Şimdi ise aynı düzenin iç çatışmasının bedeli öğrencilere, akademisyenlere ve üniversite emekçilerine ödetilmektedir. “Tedbir alındı”, “öğrenciler mağdur edilmeyecek” gibi açıklamaların hiçbir inandırıcılığı yoktur. Bu ülkede insanlar en temel haklarına bile artık bir gece yayımlanan kararlarla veda etmek zorunda bırakılmaktadır.

Bizim açımızdan mesele herhangi bir holdingin yaşadığı sorun değildir. Mesele; milyonlarca gencin eğitim hakkının, siyasi iktidarın keyfine ve sermaye ilişkilerine teslim edilmesidir. Bugün Bilgi Üniversitesi’nde yaşanan, yarın bütün üniversitelere yönelik saldırıların habercisidir.

TÖBSEN olarak; eğitim hakkını, üniversite özerkliğini ve bilimsel eğitimi savunan öğrencilerin, akademisyenlerin ve emekçilerin yanında olduğumuzu ilan ediyoruz.
Laik, bilimsel, demokratik ve parasız eğitim mücadelesini büyütecek; tarikatların, holdinglerin ve siyasi vesayet'in üniversiteler üzerindeki tahakkümüne boyun eğmeyeceğiz.

TÖBSEN YÜRÜTME KURULU

Yargının ana muhalefet partisini dizayn etme görevi yoktur!CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın...
21/05/2026

Yargının ana muhalefet partisini dizayn etme görevi yoktur!

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen “tedbirli mutlak butlan” kararı, açıkça ana muhalefet partisinin hukuk eliyle dizayn edilmesi girişimidir. Bu karar, anti-demokratik yöntemlerle siyasal süreci şekillendirme operasyonunun bir parçasıdır.

Söz konusu karar, uzun süredir adım adım ilerletilen bir sürecin devamıdır. CHP’li belediyelere yönelik kayyum uygulamaları, şantaj iddialarıyla gündeme gelen siyasi transferler, güçlü cumhurbaşkanı adaylarına dönük yargı baskısı ve diploma iptalleriyle örülen bu tabloya şimdi de “mutlak butlan” kararı eklenmiştir. Tüm bu gelişmeler, demokratik yaşam açısından Türkiye’yi son derece tehlikeli bir girdabın içine sürükleme potansiyeli taşımaktadır. Çünkü bu karar, özünde kayyum anlayışının farklı bir biçimidir.

Demokrasiye, hukuk devletine ve Anayasa’ya aykırı olan bu karar kabul edilemez. Yargının, siyaseti dizayn etmenin bir aracı hâline getirilmesi yalnızca muhalefeti değil, toplumun demokrasiye olan inancını da hedef almaktadır. Hukukun üstünlüğünün yerini siyasi müdahalelerin alması, ülkenin geleceği açısından ciddi bir kaygı kaynağıdır.

TÖBSEN Yürütme Kurulu

BASINA VE KAMUOYUNAMaalesef  dün Hatayımızda büyük bir sel felaketi yaşandı. Oysa bu süreç içerisinde daha önce de benze...
21/05/2026

BASINA VE KAMUOYUNA

Maalesef dün Hatayımızda büyük bir sel felaketi yaşandı. Oysa bu süreç içerisinde daha önce de benzer felaketlerle karşı karşıya kalmıştık. Başta vali olmak üzere ili ve ilçeleri yönetenlerin gerekli önlemleri almamaları, plansızlıkları ve ihmalleri ne yazık ki ağır sonuçlar doğuran felaketlerin yaşanmasına neden olmaktadır.

İnsanlar yaşamını yitirmiş, hayvanlar telef olmuş, tarım arazileri sular altında kalmış, evler yıkılmıştır. Su baskınları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan yurttaşlarımız olmuştur. Hatay halkı, dün geceden bu yana deprem felaketinden sonra yaşanabilecek en ağır gecelerden birini yaşamıştır. Üstelik tehlike hâlâ devam etmektedir.

Depremin üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen Hatay’ın hâlâ gerçek anlamda bir afet bölgesi ilan edilmemesi kabul edilemez bir durumdur. Yaşanan yıkımın boyutu ortadayken, Hatay halkının adeta üvey evlat muamelesi görmesi vicdanları yaralamaktadır. Depremi yaşamış yurttaşlarımız hâlâ barınma, altyapı, ulaşım ve güvenli yaşam hakkı konusunda ciddi sorunlarla karşı karşıyadır.

Bunun yanında deprem sonrası zaten büyük ekonomik kayıplar yaşayan yurttaşlarımız, şimdi de sel felaketinin yarattığı yeni yıkımlarla baş başa bırakılmıştır. Tarım üreticileri ürünlerini, yurttaşlarımız evlerini ve geçim kaynaklarını kaybetmiştir. Tüm bu yaşananlara rağmen halkın ekonomik kayıplarının nasıl karşılanacağına ilişkin tatmin edici bir açıklamanın dahi yapılmamış olması kabul edilemezdir.

Hatay halkı kaderine terk edilemez. Bilimsel şehir planlaması yapılmadan, altyapı sorunları çözülmeden ve gerekli kamusal yatırımlar gerçekleştirilmeden benzer felaketlerin yaşanmaya devam edeceği açıktır. Yaşanan her felaketin ardından yalnızca “geçmiş olsun” demek yeterli değildir. Halkın can ve mal güvenliğini sağlayacak somut adımlar derhal atılmalıdır.

TÖBSEN olarak sel felaketinden etkilenen halkımıza, eğitim emekçilerine ve tüm yurttaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Her koşulda halkımızın ve eğitim emekçilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Dayanışmayı büyütmeye ve halkımızın sesi olmaya devam edeceğiz.

TÖBSEN Yürütme Kurulu

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından koordinatör öğretmenlere “İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES)” uygulamasını...
20/05/2026

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından koordinatör öğretmenlere “İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES)” uygulamasının zorunlu olarak kullandırılması yönünde karar alınmıştır. Ancak söz konusu uygulama; anayasal haberleşme özgürlüğü, kişisel verilerin korunması hakkı ve eğitim emekçilerinin dijital tercih özgürlüğü açısından hukuki tartışmalar barındırmaktadır. Eğitim emekçilerine hangi dijital uygulamaların zorunlu olarak kullandırılacağının dayatılması kabul edilemez.

Bu nedenle TÖBSEN olarak, 2025-2026 Eğitim-Öğretim yılında protokoller kapsamında eğitim emekçilerine MEB-İMES ve benzeri uygulamaların zorunlu tutulmasını kabul etmiyoruz. Sendikamız TÖBSEN bu konuda eylem kararı almıştır. Dilekçe ve eylem kararlarımız sendikamızın internet sitesinde yer almaktadır.

OKUL KANTİN DENETİMLERİNDE ÖĞRETMEN SORUMLU OLMAMALIDIR!Öğretmenlerin asli görevi eğitimdir. Öğretmenler; öğrencilerin a...
20/05/2026

OKUL KANTİN DENETİMLERİNDE ÖĞRETMEN SORUMLU OLMAMALIDIR!

Öğretmenlerin asli görevi eğitimdir. Öğretmenler; öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunmak, onları geleceğe hazırlamak için görev yapmaktadır. Okul kantin denetimleri gibi uzmanlık gerektiren alanlarda öğretmenlere ek sorumluluk yüklenmesi doğru değildir.

Kantin denetimleri; gıda güvenliği, hijyen, son kullanma tarihi kontrolü ve sağlık koşullarının değerlendirilmesi gibi teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren süreçlerdir. Günümüzde bu alanın uzmanları olan gıda mühendisleri ve ilgili teknik personeller bulunmasına rağmen, geçmiş dönemlerin anlayışıyla hazırlanmış yönetmeliklerin yükünü öğretmenlerin omuzlarında bırakmak kabul edilemez.

Gıda güvenliği denetimleri; öğretmenler tarafından değil, alanında eğitim almış uzman kişilerce yürütülmelidir.
Öğretmenler sınıfta olmalı, öğrencileriyle ilgilenmeli, eğitim-öğretim faaliyetlerine odaklanmalıdır. Öğretmenlerin enerjisini kantin denetimleri, okul servisi denetimleri gibi alanı dışındaki işlere yönlendirme öğretmenler üzerinde haksız bir iş yükü oluşturmaktadır.

Bizler diyoruz ki:
-Öğretmenlerin görevi eğitimdir, denetim değil.
-Kentin denetimleriUzmanlık gerektirir
-Gıda denetimini gıda mühendisleri ve uzman ekipler yapmalıdır.
-Sorumluluk ilgili kurumlar tarafından üstlenilmelidir.
-Öğretmenlerin üzerindeki gereksiz görev yükü kaldırılmalıdır.

Tüm öğretmenler Birliği Sendikası Yürütme Kurulu

Address

Hatay

Opening Hours

Monday 10:00 - 17:00
Tuesday 10:00 - 17:00
Wednesday 10:00 - 17:00
Thursday 10:00 - 17:00
Friday 10:00 - 17:00
Saturday 10:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası:

Share