Kıbrıs Yeşiller Partisi - Çevreciler Hareketi

Kıbrıs Yeşiller Partisi - Çevreciler Hareketi Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Kıbrıs Yeşiller Partisi - Çevreciler Hareketi, Political Party, Οδός Περικλέους 63, Γραφείο 102, Strovolo.

🌻Çevreciler Hareketi (Kıbrıs Yeşiller Partisi)’nin ülke genelindeki ofisleri, 11 – 17 Ağustos 2025 tarihleri arasında ya...
08/08/2025

🌻Çevreciler Hareketi (Kıbrıs Yeşiller Partisi)’nin ülke genelindeki ofisleri, 11 – 17 Ağustos 2025 tarihleri arasında yaz tatili dolayısıyla kapalı olacaktır.

Kıbrıs Yeşiller Partisi, halkımızı darbenin ve Kıbrıs’ın Türkiye tarafından işgalinin kara yıldönümleri dolayısıyla düze...
22/07/2025

Kıbrıs Yeşiller Partisi, halkımızı darbenin ve Kıbrıs’ın Türkiye tarafından işgalinin kara yıldönümleri dolayısıyla düzenlenen anma ve onurlandırma etkinliğine davet ediyor.

🗓 Çarşamba, 23 Temmuz

🕢 Saat: 19:30

📍 Girne Belediye Geçici Ofisleri, Ledra Palace Barikatı yakınında

🎤 Konuşmacılar:

• Ioannis Violaris, Girne Belediye Başkanı

• Kyriakos Tsimillis, Kıbrıs Yeşiller Partisi Kıbrıs Konusu Koordinatörü

• Oz Karahan, Kıbrıslılar Birliği Başkanı

🗣 Konuşmacı: Simos Angelidis, Hukukçu

🎙 Sunucu: Elena Lymbouri Kozakou, Kıbrıs Yeşiller Partisi Basın Sözcüsü

🎶 Etkinlik sonrası "Adouloti Kerinia" korosunun sanat programı yer alacaktır.

📜 Etkinlik kapsamında Andreas Angelidis'in anısına onur plaketleri verilecektir.

Kıbrıs Yeşiller Partisi temsilcileri, 11 Temmuz Cuma günü Avrupa gazetesi ofisinde gazeteci Şener Levent ile bir toplant...
11/07/2025

Kıbrıs Yeşiller Partisi temsilcileri, 11 Temmuz Cuma günü Avrupa gazetesi ofisinde gazeteci Şener Levent ile bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantının amacı, Türkiye'deki tutuklama emrine karşı açıkça karşı olduğumuzu ifade etmekti. Bu tutuklama emri, Türk devletinin siyasi zulmünü işgal altındaki topraklara taşımaya yönelik sistemli bir çabanın endişe verici bir gelişmesidir.

Dün Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen ve Kıbrıs devletini, Kıbrıs toplumunu ve Avrupa Birliği kurumlarını ve diğer Avrupa kuruluşlarını tepki göstermeye ve her türlü yolla Kıbrıslı Türk gazeteciyi korumaya çağırıyor. Bu gazeteci, Avrupa Birliği tarafından “2018 Yılının Avrupa Vatandaşı” olarak onurlandırılmıştı.

Kıbrıs Yeşiller Partisi, işgal altındaki bölgelerde yasadışı rejime karşı direnen ve adamızdaki işgalin sona ermesi ve ülkemizin kurtuluşu için mücadele eden her demokratik sesin yanında durmaktadır.

Kıbrıs Yeşiller Partisi, Şener Levent'in yanındadırTürkiye tarafından, Kıbrıslı Türk gazeteci ve yayıncı Şener Levent ha...
09/07/2025

Kıbrıs Yeşiller Partisi, Şener Levent'in yanındadır

Türkiye tarafından, Kıbrıslı Türk gazeteci ve yayıncı Şener Levent hakkında tutuklama emri çıkarılması, eşi benzeri görülmemiş ve son derece kaygı verici bir gelişmedir. Bu durum, Türk rejiminin siyasi kovuşturmalarını Kıbrıs’a da taşıma yönündeki sistematik çabasını göstermektedir.

Şener Levent, herhangi bir cezai suçtan dolayı değil; özgür ve tavizsiz ifadelerinden dolayı yargılanmaktadır. Yıllardır işgale, otoriterliğe ve sözde “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”nin her türlü direniş sesini bastırmak için bir baskı mekanizması olarak kullanılmasına karşı takındığı duruş nedeniyle hedef alınmaktadır. Ankara’nın, yazdığı makaleler ve kamuya açık açıklamaları nedeniyle hakkında verilen cezalar doğrultusunda teslim edilmesini ve hapsedilmesini talep etmesi, yalnızca bir baskı eylemi değil; ifade özgürlüğüne ve Kıbrıs’ta onur ve adalet için verilen mücadeleye doğrudan bir saldırıdır.

Kıbrıs Yeşiller Partisi, Şener Levent ile dayanışma içerisindedir. Kendisinin Türkiye'ye teslim girişimlerini kınıyor ve tüm siyasi güçleri, sosyal ve gazetecilikle ilgili kurumları tavır almaya çağırıyor. Gerçeği söylemekten asla vazgeçmeyen, bunun bedelini susturma girşimleri ya da hedef gösterilerek ödeyen bir insanın sindirilmesi, tüm Kıbrıs toplumunun sindirilmesidir.

Sessizlik suç ortaklığıdır. Susmayacağız.

İşgal rejiminin lideri Ersin Tatar’ın içerik üreticisi Fidias Panayotu’ya verdiği son röportaj, doğal tepkilere neden ol...
03/07/2025

İşgal rejiminin lideri Ersin Tatar’ın içerik üreticisi Fidias Panayotu’ya verdiği son röportaj, doğal tepkilere neden olmuştur. Tatar’ın açıklamaları uluslararası hukuk düzenine, demokrasiye ve Kıbrıs halkının hafızasına açıkça hakarettir. Ancak en az bunun kadar endişe verici olan, yalnızca medyanın ışıkları üzerlerine döndüğünde eleştiriyle yetinen partilerden ve siyasetçilerden yükselen ikiyüzlü öfke dalgasıdır.

Ucuz iletişim tepkileri yerine, gelin kimlerin demokrasiyi fiilen savunmak için çalıştığına bakalım:

- Kıbrıs Yeşiller Partisi, kamuya açık verilere dayanarak Kıbrıslı Rum mülklerinin gasbı skandalını topluma duyuran tek parti olmuştur. Bugün “öfkelenen” diğer partilerin hiçbiri bu konuyu araştırmaya veya ifşa etmeye tenezzül etmemiştir.

- Biz, Türk Kıbrıslı Avrupa Parlamentosu adayı Oz Karahan'ın da aktif üyesi olduğu Politik Bürosu olan tek siyasi partiyiz. Birlikte yaşamak bir slogan değil, bir eylemdir.

Kıbrıs sorunu ne bir YouTube klibi ne de siyasi tüketim malzemesidir. Bu bir tarihsel sorumluluk meselesidir ve biz, bunun bir şov ya da siyasi ikiyüzlülük düzeyine indirgenmesine izin vermeyeceğiz.

Kıbrıs Yeşiller Partisi, tutarlılıkla ve sorumlulukla gerçeği ortaya koymaya, keyfiliği teşhir etmeye ve askerlerden, garantilerden ve gölgelerden arınmış, üniter, egemen, demokratik bir devlet için mücadele etmeye devam etmektedir.

Biz eylemlerimizle konuşuyoruz. Diğerleri sözlerinin hesabını versin.

Kıbrıs Yeşiller Partisi

Basın Toplantısı - İşgal Altındaki Bölgelerdeki Gasp: İki Devletli Çözüm Dayatması İçin Bir Katalizör GirişKıbrıs’ın yar...
11/06/2025

Basın Toplantısı - İşgal Altındaki Bölgelerdeki Gasp: İki Devletli Çözüm Dayatması İçin Bir Katalizör

Giriş
Kıbrıs’ın yarısının süregelen işgali ve bunun sonuçları, ülkemizin en önemli ekolojik problemidir. Bu sonuçlar arasında Kıbrıslı Rum mallarının gaspı, iskan/kolonizasyon ve demografik değişim, işgal altındaki bölgelerdeki daha ileri düzeyde askerileşme ve İslamlaştırma yer almakta; bunlar adanın geri döndürülemez biçimde bozulmasına neden olmakta ve çoklu savaş suçu oluşturmaktadır. Bu savaş suçları, 1949 Cenevre Sözleşmesi ve 1988Roma Sözleşmesi’nde tanımlandığı şekildedir.

Kısa bir tarihçe
Silah zoruyla yerinden edilen Kıbrıslı Rumların taşınmaz mallarının gaspı, Türk işgalinin ilk gününden itibaren artarak devam etmektedir. 1975’ten bu yana Türkiye’den, savaş suçu niteliğinde olan yasadışı yerleşimci nüfus taşınmaktadır. Yerleşimciler için işgal rejimi 1995’te sahte "koçan yasası"nı çıkardı. Bu yasayı çıkaran ise Türk işgal rejimi adına “iki bölgeli, iki toplumlu federasyon”u savunan CTP ile Denktaş’ın Demokrat Partisi’dir.

Bu yasanın temel özelliği, Türkiyeli yerleşimcilerin gasp ettikleri malları yasadışı biçimde satmaya ve bu mallar üzerine inşaat yapmaya başlamalarını sağlamasıdır. Gasp süreci Annan Planı ile hız kazanmıştır. İşgal rejimi, reddedilen Annan Planı’nı bir “kazanım” olarak değerlendirip toprak gaspı için temel olarak kullanmaya devam etmiştir.

Zorla yerinden edilen Kıbrıslı Rumların AİHM’de açtığı davalar üzerine mahkeme, dava yükünü azaltmak için işgal rejimi içinde “Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK)” adlı bir yapı oluşturdu. AİHM’in bu kararı, adeta ateşe benzin dökerek toprak gaspını devasa bir yangına dönüştürdü. TMK, işgal rejiminin elinde bir gasp aracına dönüştü. AİHM’in çözüm olarak sunduğu şey, sorunun kendisi hâline gelmiştir.

TMK, gasp edilen bir malın %10’undan az bir bedelle işgali yasallaştırmaktadır. İşlediği suçun hiçbir cezai yaptırımı olmadığını bilen gaspçılar, silah zoruyla gasp edilen toprakları Türkleştirmektedir.

Gaspa karşı Kıbrıs Cumhuriyeti Ceza Yasası
Bu noktada devreye, 2006 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin çıkardığı 303A Ceza Yasası’nın girmesi gerekirdi. Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle [N.130(Ι)/2006, madde 303A], gasp açıkça suç sayılmış ve yedi (7) yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Kıbrıs’ın %37’si işgal altındayken ve her yıl binlerce dönüm arazi yağmalanırken, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıllarca neden hiçbir soruşturma başlatmadığı düşündürücüdür? Konuyla ilgili en önemli gelişme, Aralık 2023’te İngiliz Gary Robb ile bağlantılı olan Akan Kürşat’ın İtalyan makamları tarafından tutuklanmasıydı. Hakkında 2007’den beri uluslararası tutuklama emri bulunan Kürşat, Kıbrıs’ın özgür bölgelerine giriş çıkış yaptı, 2014’te pasaportunu yeniledi, Larnaka Havalimanı’nı kullandı ama tutuklanmadı!

Kıbrıs Cumhuriyeti, kendi yasasını ve tutuklama emrini neden uygulamadı? Kürşat’ın İtalya’da tutuklanmasından sonra, dava “tek tanık öldü” denilerek kapatıldı. Ancak gasp delili olan mülkler ne oldu, ölen tanığın sorumlulukları mirasçılarına aktarıldı mı, açıklanmadı…

Kıbrıs Cumhuriyeti neden bu kadar gecikti?
Bizce bu hareketsizlik ne tesadüf ne de ihmaldir; bilinçli bir siyasi tercihtir. En masum açıklaması, sözde “iyi atmosferin” bozulmasından kaçınılmasıdır. Ancak toprak gaspı “şovenist atmosfer” yaratmıştır.

Daha olası açıklama ise şudur: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin liderliği, etnik bölgeler ve apartheid temelli sözde “federal çözüm”ü mümkün kılmak için gasplara göz yummaktadır.

Kıbrıs Yeşiller Partisi’nin girişimleri
Akan Kürşat davasından sonra, Ocak 2024’ten itibaren Kıbrıs Yeşiller Partisi, Kıbrıslı Rum mallarının gaspı konusunun önemini vurgulamak için çabalarını artırmıştır.

Hareket olarak, hem Kıbrıs’ta hem de yurtdışında çeşitli çalışmalar gerçekleştirdir. Mart 2024’te yaptığımız basın açıklamasıyla bu konudaki yeni stratejimizi kamuoyuyla paylaştık. Ağustos ayında gasp olaylarında başı çeken 24 şirket ve sahibiyle ilgili isim ve tam bilgiler açıkladık. Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı ve Müzakereci ile toplantılar yaptık; konuyu, Ulusal Konsey, Kıbrıs Konusunda Siyasi Grup ve Slovak büyükelçinin himayesindeki Ledra Palace’taki Kıbrıs partileri toplantısında gündeme getirdik. Slovakya Büyükelçisinin himayesinde Ledra Palace’ta düzenlenen Kıbrıslı partiler toplantısının 25 Eylül 2024 tarihli ortak bildirisinde (bir parti çekimser kalsa da) neredeyse oy birliğiyle gasp eylemleri kınandı. Hareketimizin inisiyatifiyle ortaya çıkan bu önemli ortak bildiri, Cumhurbaşkanı tarafından Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’e sunuldu.

Aralık 2024’te, Avrupa Parlamentosu Üyesi Kostas Mavridis’in davetiyle, Hareket temsilcileri, Avrupa Parlamentosu’nda gasp hakkında özel bir etkinlikte konuşma yaptı. Şubat 2025’te, Avrupa Parlamentosu Türkiye Daimî Raportörü ve gölge raportörlerle bir araya gelerek, Türkiye’nin Kıbrıs’taki faaliyetlerinin rapora dahil edilmesini sağladık. Şimdi, benzer girişimlerde bulunan işgal altındaki belediyelerle iletişimimizi genişletiyoruz.

Geç ama geç kalınmış değil!
Şu ana kadar yargıya taşınan vakalar, zorla yerinden edilmiş Kıbrıslı vatandaşların girişimleriyle oldu. Barikatlar açık olsa bile, yasal sahiplerin gasp edilmiş mülklerini ve gasp detaylarını tespit etmesi kolay değildir. Mülkiyetin doğrulanması tek başına yeterli değildir; mülkiyeti kanıtlamak için çok sayıda belge gerekir. Bu yüzden Devletin ve yetkili kurumların sorumluluğu belirleyicidir.

Şikayette bulunma, araştırma yapma ve delil toplama süreci, 50 yıl önce zorla yerinden edilmiş Kıbrıslı Rumların omuzlarına yüklenemez!

Zorla yerinden edilen Kıbrıslı Rumları, gasp edilen malları için şikayette bulunmaya; devleti ise görevini yaparak bu şikayetler hakkında soruşturma yürütmeye çağırıyoruz.

2024 Haziranı’nda işgal bölgesinde 10.000 civarında konut inşa eden Türk Yahudisi Simon Aykut’un tutuklanmasından sonra toprak gaspı yeniden gündeme geldi; fakat yeni davalar bir türlü açılmıyor ve süreçler kaplumbağa hızında ilerliyor.

Örneğin, gasptan dolayı iki Macar ve bir Alman emlakçı tutuklu yargılanırken, gasp edilen araziler üzerine inşaat yapan Kıbrıslı Türk inşaat şirketlerinin yöneticileri Almanya ve Hollanda’daki emlak fuarlarına katıldılar! Lefkoşa’da gasp davaları sürerken bu şirketler, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin üyesi olduğu Avrupa Birliği’nde gasp edilmiş malları pazarladılar; “yeni müttefik” Arap ülkelerinde de aynı şekilde…

Simon Aykut vakası, Türkiye ile İsrail arasındaki “kardeşliği” gösteren bir örnektir. Türkiye’nin işgal ettiği toprakları kolonileştiren Simon Aykut için İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Hristodulidis’ten af talep edecek kadar ileri gitti. Hristodulidis’in son İsrail ziyareti sırasında, Aykut için İsrailli yerleşimciler protesto düzenledi.

Suçunu kabul eden iki Macar emlakçının aldığı 2,5 yıl ve 15 ay hapis cezaları dışında tüm süreç kaplumbağa hızında ilerliyor. Son olarak, Lefkoniko’ya 20.000 kişilik şehir inşa eden dört Türk müteahhit için çıkarılan tutuklama emirlerinin basına sızmasıyla bu gaspçılar yurt dışına çıkmaları hâlinde yakalanabileceklerini öğrenmiş oldular.

Bu sırada bazı yerli ve yabancı çevreler “iyi atmosfer için kovuşturmaları durduralım” önerisinde bulunuyor. Biz bunun tam tersini savunuyoruz: İyi atmosfer ancak gasp ve diğer ayrılıkçe eylemler sona ererse mümkün olabilir. Aksi hâlde, yeni fiilî durumlar yaratılarak iki devletli çözüm desteklenmiş olur.

İşgal Rejiminin “Yeni Saray” Örneği
Tayyip Erdoğan’ın emriyle inşa edilen işgal rejiminin yeni saray-meclis-cami-mahkeme kompleksi, Ermenilere ait bir mülk üzerine inşa edilmiştir. Eski Kıbrıslı Türk lider Mehmet Ali Talat da bu sarayın inşasına karşı olduğunu belirtmiştir (bkz. Halk TV, 21.07.2021). Talat, Kıbrıslı Rumların bu nedenle yabancı liderlerin ziyaretlerini caydıracağını düşünüyordu.

BM Genel Sekreteri’nin kişisel temsilcisi Maria Ángel Olguín Cuéllar, son ziyaretinde gasp edilmiş arazi üzerindeki bu saraya gitti!

Kıbrıs Hükümeti’ne çağrımızdır:
Gecikmeli de olsa gerekli adımları atın – BM Genel Sekreteri’ne ve ilgili ülke dış temsilciliklerine müdahale edin. Çünkü gasp edilmiş arazideki “saray”a yapılan ziyaretler, suça ortak olmak anlamına gelir. Temsilcinin bir sonraki ziyareti yaklaşıyor...

İşgal altındaki bölgelerdeki gasp, Kıbrıslıların etnik/dini temelde coğrafi ayrımına dayalı ırkçı ve apartheid bir çözümün dayatmasının siyasi zeminidir. Bu konu yalnızca mülk sahiplerini ilgilendiren bir mesele değil; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğine yönelik bir saldırı, nüfus kolonizasyonu ve geri dönüşü olmayan ekolojik/kültürel yıkım temelinde işlenmiş bir savaş suçudur.

Bugün, yeniden buradayız:
• Gasp suçunu kınamak için,
• Gaspçı 33 şirkete ait tüm bilgileri ilgili makamlara sunacağımızı duyurmak için,
• Bu devam eden suçu hem ulusal hem de uluslararası gündeme taşımak için,
• İşgal altındaki bölgelerdeki gaspı savaş suçu ve siyasi egemenlik sorunu olarak kınamak için,
• Ülkemizin özgürlüğü, egemenliği, demokrasisi ve çevresini – ki bunlar tek bir ekosistem oluşturur – savunmak için bu suça karşı harekete geçmek üzere buradayız!
Kıbrıs Yeşiller Partisi

Kıbrıs Yeşiller Partisi - Vatandaşlar İşbirliği, Kıbrıslılar Birliği ile işbirliğinin başladığını açıklamaktan büyük bir...
13/05/2025

Kıbrıs Yeşiller Partisi - Vatandaşlar İşbirliği, Kıbrıslılar Birliği ile işbirliğinin başladığını açıklamaktan büyük bir memnuniyet duymaktadır. Kıbrıslılar Birliği, artık Vatandaşlar İşbirliği çatısı altındaki örgütler arasında yer almaktadır. Söz konusu karar, 11 Mayıs 2025 Pazar günü yapılan Merkez Komite toplantısında onaylanmıştır.

Bu iş birliği, Kıbrıs'ın kurtuluşu, Cumhuriyet’in bütünlüğünün yeniden sağlanması ve halkımızın barışçıl bir şekilde, yabancı müdahalelerden ve etnik milliyetçi bölücü söylemlerden uzak bir ortamda bir arada yaşaması yönünde ortak çabaların güçlendirilmesi adına önemli bir adımı teşkil etmektedir.

Kıbrıslılar Birliği ile Kıbrıs Yeşiller Partisi – Vatandaşlar İş Birliği’nin ortak ilkeleri ve tutumları, örgütün başkanı Oz Karahan'ın 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Partimizin aday listesinde yer almasıyla da sınanmış ve ortaya konmuştur. Kendisinin adaylığı, Kıbrıs’ın Türk işgalinden kurtarılması, yasa dışı yerleşimcilere karşı direniş ve egemen, demokratik ve bölünmez bir Cumhuriyet'e inanan Kıbrıslıların sesinin güçlendirilmesi yönünde bir iradeyi ifade eden güçlü bir siyasi eylem olmuştur.

Açıkça anti-emperyalist ve demokratik bir çizgiye sahip olan Kıbrıslılar Birliği, insan hakları, çevresel adalet ve özgür, egemen ve üniter bir Kıbrıs kavgasında Partimizle ortak bir mücadele yürütmektedir.

Birlikte, Kıbrıslıların coğrafi olarak bölünmediği, özgür ve adil bir Kıbrıs için güçlerimizi birleştiriyoruz.

Kıbrıs Yeşiller Partisi, geçtiğimiz Çarşamba günü yapılan oturumda büyük çoğunlukla kabul edilen Avrupa Parlamentosu'nun...
10/05/2025

Kıbrıs Yeşiller Partisi, geçtiğimiz Çarşamba günü yapılan oturumda büyük çoğunlukla kabul edilen Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'nin üyelik sürecine ilişkin Raporu'nun içeriğini memnuniyetle not etmektedir. Türkiye hükümetinin hem ülke içinde hem de dışında sergilediği genel tutumun kayda geçirilmesi çerçevesinde, Kıbrıs meselesine yapılan atfın kuşkusuz şekilde daha yüksek düzeye taşındığı görülmektedir.

Türkiye'nin iki devletli “çözüm” tezinin kınanmasının ötesinde, Rapor Birleşmiş Milletler çerçevesine atıfta bulunmakta ve aynı zamanda tüm Kıbrıslıların insan ve siyasi haklarına saygı gösterilmesinin sağlanması, uluslararası hukuk ile Avrupa Birliği'nin temel ilke ve değerlerine ve Avrupa Birliği Müktesebatına uyulmasının güvence altına alınması gereğini vurgulamaktadır. Rapor, Türkiye'ye Kıbrıslı Rumlara ait mülklerin gasp edilmesi politikasına son vermesi çağrısında bulunurken, işgal altındaki bölgelerde Kıbrıslı Türklere yönelik baskıları da kınamaktadır. Türkiye’ye askerlerini geri çekme, demografik dengeyi değiştirme çabalarına ve çözüm perspektiflerini baltalayan çeşitli tek taraflı eylemlere son verme çağrısında bulunmaktadır.

Diğer önemli unsurlar arasında, özellikle dikkat çekici olan noktalardan biri, Türkiye hükümetine Akkuyu'daki nükleer enerji santralinin işletmeye alınmasını teşvik etme politikasına son vermesi çağrısında bulunulmasıdır. Her zaman olduğu gibi fakat çok önemli olan bir uygulamayla, Rapor, 1964 tarihli ve Türkiye açısından oldukça rahatsız edici olan 186 sayılı karar da dâhil olmak üzere, BM’nin tüm önceki kararlarına atıfta bulunmaktadır; bu karar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğini teyit etmektedir.

Bu olumlu atıflardan bazıları, geçtiğimiz şubat ayında Brüksel'de, Rapor’un raportörleri – özellikle Yeşiller grubunun raportörü Sayın Vladimir Prebilic – ile yaptığı görüşmeler sonucunda, Kıbrıslılar Birliği Başkanı Sayın Oz Karahan’ın katkılarıyla şekillenmiştir.

Ne yazık ki bazı Kıbrıslı Avrupa Parlamentosu üyeleri, kritik oturum ve öncesindeki saatlerde ne yapıp ne yapmadıkları konusunda tartışırken, Kıbrıs Yeşiller Partisi, son aylarda Kıbrıs içinde ve dışında gösterdiği yoğun çabaların ve sunduğu belgelenmiş tezlerin bu gelişmelere katkı sağladığı için memnuniyet duymaktadır. Bu yöntemlilik, tutarlılık ve net tutumla Özgürlük, Adil ve Birleşik bir Toplum için mücadelemize devam edeceğiz!

Özellikle, Cumhurbaşkanı Hristodulidis’i, Avrupa Parlamentosu Raporu’nda işgal altındaki bölgelerde Kıbrıslı Rumlara ait mülklerin gasp edilmesine dair yapılan atfı değerlendirmeye ve Türkiye ve Kıbrıslı Türk liderliğinden gelen sürekli baskılara uygun biçimde yanıt vermeye çağırıyoruz.

1 Mayıs sadece bir yıldönümü değildir. Emek hareketinin haysiyet, haklar ve sosyal ilerleme için verdiği mücadelelerin a...
01/05/2025

1 Mayıs sadece bir yıldönümü değildir. Emek hareketinin haysiyet, haklar ve sosyal ilerleme için verdiği mücadelelerin anıldığı, onurlandırıldığı ve devam ettirildiği bir gündür.

Kıbrıs Yeşiller Partisi, istikrarlı ve insana yakışır iş için, uygulamada gerçek eşitlik için, mesleki güvenlik, haklar ve saygı için mücadele eden her sektörden ve her yaştan işçinin yanındadır.

2025 yılında çalışma dünyası eski ve yeni zorluklarla karşı karşıyadır:
Güvencesizlik, düşük ücretler ve işveren keyfiliği.

Sigorta, sağlık ve barınma hizmetlerine erişimde eşitsizlikler.

İşçiler için sosyal güvenceler olmadan yeşil dönüşüm.

İşçi hakları olmaksızın, uygulamaların ve 'ortaklıkların' arkasında, sözleşmeler, çalışma saatleri veya sosyal güvenlik olmaksızın yeni istihdam biçimleri.

Geçmişin mücadelelerini sadece sözlerle değil eylemlerle de onurlandırıyoruz:

İşçileri koruyan, onların topluma katkılarını tanıyan ve ekolojik dönüşümün sosyal açıdan da adil olmasını sağlayan politikalarla.

Sosyal adalet her yeşil politikanın tartışılmaz temelidir.
Çünkü ekoloji, merkezinde insan olmadan anlamsızdır.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işgal altındaki topraklarına yapacağı ziyaret, bar...
01/05/2025

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin işgal altındaki topraklarına yapacağı ziyaret, barışı ve ülkemizin kurtuluş ihtimalini baltalayan bir başka provokatif eylemdir.

Türkiye Cumhurbaşkanı’nın açılışlar ve etkinliklere katılım bahanesiyle işgal altındaki topraklarda bulunması, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğine fiili bir meydan okuma teşkil etmektedir. Bu, çıkmazı derinleştiren ve bölünmüşlüğü pekiştiren bir eylemdir.

Kıbrıs Yeşiller Partisi olarak kesin tutumumuzu yineliyoruz: Herhangi bir coğrafi ayrılığı pekiştiren hiçbir eylem kabul edilemez. Sözde devleti güçlendiren hiçbir girişim, siyasi olarak karşılıksız bırakılamaz. Ülke için tek perspektif, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde yasal olarak ikamet eden ve tanınan tüm toplumların insan haklarına saygı gösterilerek, Kıbrıs’ın barışçıl bir şekilde özgürleştirilmesidir.

Her iki taraftaki sivil toplumun, barış ve bir arada yaşama için sessizce çalıştığı bir dönemde, bu tür eylemler anlamlı bir diyalog ve güvenin yeniden tesis edilmesi ihtimalini ortadan kaldırmaktadır.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin siyasi liderliği, Türk işgalinin uluslararası alanda vurgulanmasından, Kıbrıslı Türk toplumunda dayatmalara direnen ve ortak, özgür bir vatan için çalışanlara destek verilmesine kadar, meşruiyete ve kurtuluş hedefine hizmet eden net adımlar atmalıdır.

Kıbrıs Yeşiller Partisi ve Kıbrıslılar Birliği, Hikmet ve Gürkan’ı mücadeleleriyle andıKıbrıs Yeşiller Partisi ve Kıbrıs...
23/04/2025

Kıbrıs Yeşiller Partisi ve Kıbrıslılar Birliği, Hikmet ve Gürkan’ı mücadeleleriyle andı

Kıbrıs Yeşiller Partisi ve Kıbrıslılar Birliği üyeleri bugün iki Kıbrıslı Türk gazeteci Ahmet Muzaffer Gürkan ve Ayhan Hikmet'in anısına Lefkoşa Kabristanlığı'ndaki mezarlarına çelenk bıraktı. Cumhuriyet gazetesinin kurucuları olan ve Kıbrıs Cumhuriyeti için mücadele eden iki gazeteci 23 Nisan 1962'de TMT tarafından katledilmişti.

Kahraman Gürkan ve Hikmet'in yaktığı mücadele ateşi, bugün ülkemizin işgal koşulları altında yanmaya devam ediyor. Bugün Lefkoşa Kabristanlığı'na yapılan ziyaret ve mezarlarına çelenk konulması, onlara ve Kıbrıs'ın özgürlüğü için canlarını veren tüm Kıbrıslılara duyulan minnetin mütevazı bir ifadesidir.

Etkinliğe herkes davetlidir
23/04/2025

Etkinliğe herkes davetlidir

Address

Οδός Περικλέους 63, Γραφείο 102
Strovolo
2021

Opening Hours

Monday 08:00 - 16:00
Tuesday 08:00 - 16:00
Wednesday 08:00 - 16:00
Thursday 08:00 - 16:00
Friday 08:00 - 16:00

Telephone

+35722518787

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kıbrıs Yeşiller Partisi - Çevreciler Hareketi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Kıbrıs Yeşiller Partisi - Çevreciler Hareketi:

Share